Zidane’ı geçen frikik ustası: Uğur Yıldırım

15 Kasım 2007

Gaziantepspor’lu Uğur Yıldırım, Galaasaray’a karşı oynamak istediğini ancak gerçekleşmediğini söyledi. Uğur Yıldırım, Türkiye’de üç büyüklerde rahatlıkla oynayabileceğini söylerken, Kamil Ocak’ta yapılan Galatasaray maçıyla ilgili düşüncelerini yansıtırken ” Galatasaray’a kaşı forma giymeyi kim istemez ki, bu bir hayal, böyle maçlar için buraya geliyorsunuz. Kısmet değilmiş”diye konuştu.

2004 yılında Zinedine Zidane’ın da katıldığı dünya frikik şampiyonasında, Fransız yıldız dahil pek çok ismi geride bırakarak şampiyonluğa uzandı. Bu şampiyonluk ve Hollanda Ligi’nde attığı nefis frikik golleri ile tanıdığımız Uğur Yıldırım, De Nigris’in ardından Gaziantep’teki ikinci konuğumuz. Bu futbolcuyu bir dönem Galatasaray’ın da transfer etmek için uğraştı. Bu sezon ise müthiş tekniği ve alçak gönüllülüğü ile Gaziantep seyircisinin sempatisini kazanan frikik ustası, Hilmi Sever’in sorularını yanıtladı.

Hollanda Milli Takımı’nı seçtiği ve bu nedenle Türk Milli Takımı’nda forma giyemeyeceği yönündeki konuya da açıklık getiren Uğur Yıldırım ile gerçekleştirilen röportaj ile sizleri başbaşa bırakıyoruz:

-Gaziantepspor-Galatasaray maçında forma giymedin. G.Saray’a karşı forma giymek ister miydin?
Mesut Hoca bu maçta forma vermedi. Galatasaray’a kaşı forma giymeyi kim istemez ki, bu bir hayal, böyle maçlar için buraya geliyorsunuz. Kısmet değilmiş.

-Galatasaray’ın şu anki kadrosunu biliyorsun. Baktığın zaman Galatasaray’da ilk 11’de oynarım diyebiliyor musun?
Formda olsam Türkiye’de her takımda oynarım. Yeteneğimden hiçbir şüphem yok, inşallah herşey daha güzel olacak. Önce Gaziantep’te işleri yoluna sokalım daha sonra yavaş yavaş kendimi göstereceğim.

-Üç büyüklerde forma giymek ister misin?
Evet büyük takımlarda oynamayı çok istiyorum.

-Futbola hayatına nerede başladın?
Hollanda’da Beynoo diye amatör bir takımda futbola başladım. Şu an Beynoo yok zaten, takım kapatıldı. Daha sonra Go Ahead Eagles ile ikinci ligde oynadım ardından üç yıl Heerenveen ve şimdi de Gaziantepspor’dayım.

-Bir çok takımın seni istediği yönünde haberleri duyuyorduk, sen ise Gaziantepspor’a geldin…
Gaziantepspor’a gelmemin en büyük nedeni Hasan Çetinkaya’dır. Benim menajerim, Hasan Çetinkaya ile çok iyi arkadaş, onlar aralarında konuştular ve anlaştılar, sonunda da Gaziantepspor’a geldim.

“KÜÇÜKLÜĞÜMDEN BERİ GALATASARAYLIYIM”

-Galatasaray da seni geçtiğimiz sezonlarda çok istemişti. Galatasaray’a transferin neden gerçekleşmedi?
O dönemde maliyetim çok yüksekti, bu nedenle transferim gerçekleşmedi. Ben şu anda Antep’te de mutluyum. Benim için önemli olan Türkiye’ye gelmekti, çocuklarımdan dolayı ülkeme geri döndüm. Yoksa, Türkiye’ye dönmeyi düşünmüyordum. İki kızım, bir oğlum var, eşim Hollandalı. Çocuklarım dilimizi ve dinimizi öğrensin diye ülkeme erken dönme kararı verdim.

-Galatasaray ile transfer haberlerin çıktığı dönemlerde Galatasaray taraftarı olduğunda söyleniyordu. Bu doğru mu?
Her futbolcunun tuttuğu bir takımı vardır. Biz profesyonel futbolcularız ama tuttuğumuz takımlar var dediğim gibi. Benim de tuttuğum takım küçüklüğümden beri Galataasaray ama Fenerbahçe iyi bir teklif yaparsa, profesyonel futbolcuyum ve ileriyi düşünerek gider oynarım.

-Dünya frikik şampiyonu oldun? Çok büyük bir başarı gerçekten, bundan biraz bahseder misin?
2004 senesinde frikik şampiyonası İspanya Marbella’da yapılmıştı. Menajerime davet mektubu geldi, mektupta bu organizasyona katılmak isteyip istemediğimiz soruluyordu. Ben de katılmak istediğimi belirtip, bu organizasyonda yer aldım. Kışın devre arasında gerçekleşti, tesadüfen yendim mi diyim yoksa iyi olduğum için mi diyeyim bilmiyorum.

-Rakiplerin arasında Zidane gibi bir dünya yıldızı da vardı…
Evet Zidane vardı, organizasyon İspanya’da düzenlendiği için çok sayıda İspanya Ligi’nde top koşturan oyuncu vardı. Kaleciler arasında Valencia kalecisi Canizares, hakemler arasında da İtalyan Pierluigi Collina ve Antonio Lopez Nieto vardı. Beni bu turnuvada kimse tanımıyordu, Heerenveen Hollanda’nın çok büyük bir takımı değil çünkü, ülkenin dördüncü ya da beşinci büyük takımı. Şampiyonayı kazanmam Türkiye adına da önemli bir reklam oldu.

-Hollanda’da bu olaydan sonra popülariten artmıştır…
Aslında o sezon Hollanda’da çok iyi bir sezon geçirdim, bu nedenle çok fazla beni etkilediğini düşünmüyorum. Bu bana göre Türkiye için bir reklam oldu ve bu sayede Türkiye’de beni tanımış oldular.

BİR MAÇTA ÜÇ FRİKİK GOLÜ

-Hollanda’da çok sayadı frikik golü attın…
Hollanda ikinci liginde bir maçta üç tane frikik golü atmıştım. Birinci ligde de çok sayıda frikik golüm vardı. Feyenoord’a iki tane attım, Avrupa kupası maçında Benfica’ya attım, bunlar ilk aklıma gelenler.

-Türkiye’de şu ana kadar senden frikik golü göremedik…
Türkiye’de şu ana kadar hiç frikik pozisyonu denk gelmedi. Üç golüm var, ikisi penaltıdan biri de kafayla. Hayatımda hiç kafa golü atmamıştım onu da Gaziantep’te atmış oldum. Ligin ilk maçından itibaren frikik pozisyonu gelmedi, bütün takım arkadaşlarım da bunu biliyor. Gaziantepspor’u iyi takip etmeyenler tabi bunu bilmez, gerçekten hiç frikik gelmedi.

-Frikik gelince senden gol bekleyebiliriz o zaman?
İnşallah, o zaman golü atarım.

“ROBERTO CARLOS KİM, BEN KİMİM”

-Fenerbahçe’nin Brezilyalı yıldızı Roberto Carlos ile frikik konusunda kendini karşılaştırdığında ne dersin?
Carlos’un frikik tarzı çok farklı, O sert ve dikine vuruyor toplara, ben ise ayağımın içiyle kesme vuruyorum. Tabi Roberto Carlos’un kariyerine baktığmızda, O kim, ben kimim!

-Frikik şampiyonu olduğun yılda, Roberto Carlos mazeret bildirerek organizasyona katılmamış. Şampiyonada olsa O’nu geçebilir miydin?
Bilmiyorum ki, şampiyonada gerçek baraj ve gerçek kaleciler vardı. Ne olacağını tahmin edemem. 18, 21 ve 25 metreden frikikler kullanılıyor, ikisi kaleyi karşıdan gören, biri de ya sağ ya da sol kanattan atılıyordu. İlk vuruşunu gol yapınca sıra diğer kişiye geçiyordu, ben 25 metreden ilk seferde attım ve çok yüksek puan aldım.

Türk Milli Takımı’nda davet aldın mı?
Evet aldım, B Milli Futbol Takımı’na çağırılmıştım. Herenveen beni bu maça göndermek istemedi, çünkü çok önemli bir UEFA maçımız vardı. Ben de bunu Ersun Yanal’a söylemiştim ama O ne yapıp edip Milli Takım kampına geleceksin dedi. Kulübümden izin almak için çok uğraştım hatta kulübüm ile aram bile bozuldu ama göndermediler, buna hakları da vardı. O’ndan sonra hocanın bir lafı vardı bana ama bu geçmişte kaldı, çok ağırımı gitmişti.

-Ersun Yanal sana ne söyledi?
Geçmişe dönmek, o konuları konuşmak istemiyorum.

-Hollanda Milli Takımı’nın davetini kabul etmeye bu olaydan sonra mı karar verdin?
Aklımda Hollanda Milli Takımı’nda oynamak kesinlikle yoktu, her konuşmamda da Türk Milli Takımı’nda oynamayı çok istediğimi söylüyordum. Futbola başladığımdan beri A Milli Takım’da oynamayı hedefliyordum. Bir de baktım Ersun Hoca televizyonda; ‘Uğur benden forma garantisi istedi” dedi.

-İşimiz gereği ben yine de soruyum, forma garantisi istedin mi peki?
Yok ya öyle birşey olabilir mi! O zamanlar Hakan Şükür oynamıyordu, ben kim oluyorum ki forma garantisi isteyeceğim. Kendinizi benim yerime koyun, Milli Takıma ilk defa geleceksiniz ve forma garantisi isteyeceksiniz. Ersun Hoca’nın bunları söylediğini babam ile birlikte televizyonda izledik ve ardından Hollanda Milli Takımı’nda forma giymeye karar verdim.

“DAVET GELİRSE TÜRK MİLLİ TAKIMI’NDA FORMA GİYEBİLİRİM”

-Kaç kez Hollanda Milli Takımı’nda forma giydin?
Bir kez giydim, İngiltere’ye karşı. Bu karşılaşma hazırlık maçı olduğu için, menajerimle oynamamın geri dönülmez sonuçlar doğurmayacağına karar verdik.

-Türk Milli Takımı’nın formasını giymende o zaman bir sorun yok değil mi?
Evet davet gelirse A Milli Takımımız’da forma giyebilirim, hiçbir sorun yok ama önce eski formumu bulmam lazım.

-Henüz 25 yaşındasın, çok yetenekli bir oyuncusun, formunu bulduğun takdirde Milli Takım için çok faydalı olacağını düşünüyorum.
İnşallah, ben de bunun için formumu yakalayıp, Milli Takım’da oynamak isterim.

-Hollanda Ligi ile Türkiye Ligi’ni kıyasladığın zaman aralarında nasıl farklar var?
İki lig arasında çok büyük farklar var. Oyun tarzı olarak Türkiye Ligi çok değişik. Burada saha içinde çok büyük mücadeleler oluyor, oyuncular hep baskı altında, orda biraz daha rahat oynama fırsatı buluyorsun

“TÜRKİYE’DE ÇOK MÜCADELE EDİYORSAN BİR TAKIMDA OYNARSIN”

-Hollanda Ligi’nde oynanan karşılaşmalarda çok fazla gol atılıyor ve bu nedenle zorluk derecesi daha az olan bir lig gibi gözüküyor?
Kesinlikle değil, Hollanda Ligi’nde oynamak hiç de kolay değil. Öncelikle tekniğinizin çok yüksek olması lazım ve oyunu iyi okumak gerekiyor. Burada ise büyük konuşmuş olmayayım ama çok koşabilen, mücadele eden ve az çok birşeyler yapabiliyorsan bir takıma girip oynarsın. Hollanda’da kesinlikle göze batarsın.

“KEZMAN FIRSATÇI BİR OYUNCU”

-Peki Kezman örneğini ele alırsak, Hollanda Ligi’nde attığı goller ile zirvedeydi. İspanya, İngiltere ve Türkiye’de ise ortaya koyduğu futbol ile eleştri oklarının hedefi oldu.
Hollanda Ligi’nde fırsatçılığını konuşturuyordu. PSV’de Kezman ile oynayan Herenvee’deki takım arkadaşım Arnord Prasin Kezman için; “O ceza sahası dışından şut çekemiyor, şut çalışmalarında da böyleydi ama ceza sahası içinde her golü atıyor” diyordu.

-Peki Fenerbahçe’de bu fırsatlar gelmediği için mi bekleneni ortaya koyamıyor?
Fenerbahçe gibi büyük takımda bu fırsatlar mutlaka geliyordur ama formsuz olabilir.

-Birazda burdaki yaşantından bahsedelim. Nasıl geçiyor Gaziantep günlerin?
Beklediğimden daha iyi çıktı, ben burayı çok eski bir şehir zannediyordum ama değilmiş. Gaziantep’te çok mutluyuz.

-Şu an ailen Gaziantep’te değil mi?
Evet tüm ailem Gaziantep’te.

-Türkiye’ye daha önce ne sıklık ile geliyordun?
Her yaz geliyordum

-Aslen nerelisin?
Konya Kulu’luyum.

-Ne tarz müziklerden hoşlanıyorsun?
Çok farklı türde müzikleri dinliyorum. Çok fazla pop müzik dinlemiyorum, örneğin İbrahim Tatlıses’i seviyorum. Eşim ise bu tarz müzikleri hiç sevmez.

-Futbol hayatında attığın en güzel golün hangisi?
Benfica’ya frikikten attığım gol çok güzeldi.

-Avrupa’ya yeniden dönmek istiyor musun?
Hayır düşünmüyorum. Çünkü çocuklarım benim için çok önemli, onların kültürlerine yabancılaşmasını ve benim için önemli olan değerlerden uzaklaşmalarını istemiyorum.

-Takımda arkadaşlık nasıl?
Çok iyi bir havamız var. Ekrem ile olsun, De Nigris ile olsun Volkan Abi ile olsun aramız çok iyi.

“G.SARAY, BEŞİKTAŞ VE F.BAHÇE’DE OYNAMAK DAHA KOLAY”

-Ligde 12 hafta geride kaldı, ortaya koyduğun performansı yeterli buluyor musun?
Hayır yeterli bulmuyorum ama başka bir lige gelip de birden çok yüksek performans gösterilemez. Bu haftaya kadar 3 golüm var, ilerleyen haftalarda daha iyi olacağıma eminim, kendime güveniyorum.

-7 numaralı formayı giyiyorsun. 7 numaranın uğuruna inanıyor musun?
İnanıyorum, her gittiğim takımda 7 numaralı formayi istedim.

-Kendi adıma konuşuyum, senden çok daha iyi şeyler bekliyorum. Dünya frikik kralı olmuş, Hollanda’da adından çok söz ettirmiş ve Galatasaray’ın da ısrarla istediği bir isimdin.
Galatasaray’da, Beşiktaş’ta ve Fenerbahçe’de oynamak benim için daha kolay olurdu. Çünkü büyük takımda benim mevkimde olan bir oyuncuya daha çok top gelir ve yanında daha değişik futbolcular olur. Şu anda da oynadığım oyuncular çok iyi ama o takımların havası daha farklı olur.

-Bu güzel röportaj için teşekkürler. Son olarak Gaziantep taraftarına bir mesajın var mı?
Ben teşekkür ederim. Taraftaramız biraz daha beklesin, çok iyi bir Gaziantep izleyecekler

You may also like

0 comments

By