Yücel İldiz: Aynı teknik direktörler dönüp duruyor

23 Nisan 2010

Karabükspor’un 11 yıl aradan sona yeniden Süper Lig’e şampiyon olarak yükselmesinde tabii ki en büyük pay sahiplerinden biri de teknik direktör Yücel İldiz. Deneyimli teknik direktörlerimizden biri olan İldiz, Hilmi Sever’in sorularını yanıtladı.

Karabükspor’un elde ettiği başarı bir çok kimseye göre şaşırtıcı olsa da İldiz, şampiyonluğa ligin başından beri inandığını ve takımının kendisini mahçup etmediğini söylüyor. Yoğun bir çalışmanın karşılığını şampiyonlukla aldıklarını belirten İldiz, Karabükspor’un Süper Lig’e de renk katacağının altını çiziyor.

Yıllardır ülkemizde çok farklı takımlarla önemli başarılara imza atan deneyimli teknik adam, akademisyen yönünün çok geç bilinmesine de az da olsa sitem ediyor ki bunda da haklı gözüküyor. İldiz, Süper Lig’den uzak kalmasının sebeplerini de röportajımızda ayrıntılı bir şekilde anlattı.

Şimdi ‘İmparator’ lakaplı Yücel İldiz ile gerçekleştirdiğimiz röportajla sizleri başbaşa bırakıyoruz…

“FARK YARATMAK İÇİN FARKLI OLMAK ZORUNDASINIZ”

-Karabükspor bir çok kişi tarafından sezon başında beklenmeyen bir şeyi başardı ve ligin bitimine haftalar kala şampiyonluğunu ilan etti. Neler söylemek istersiniz?
“Aslında girişi sizin gibi basındaki tüm arkadaşlar aynı şekilde yapıyor. Spor kamuoyu genel olarak bu çıkışı bizden beklemiyordu ama biz bekliyorduk. Sezon başındaki basın toplantımızda çok net bir şekilde hedefimizin play-off olduğunu açıklamıştık. Sezon başında kamuoyu adına favori takımlar belliymiş, bizim için de play-off’u zorlayabilir imajı oluşmuş anlayabildiğim kadarıyla. Lig başlamadan çok yoğun bir çalışma dönemi geçirdik. Transferde de tüm yöneticilerimiz ile birlikte yoğun mesai harcadık, araştırmacı bir dönem Oldu. Ligin girişinde de bu devam etti. Karabükspor olarak gerçekten iddialı olabilmek için bunu yapmalıydık. Düzenli bir kulüp yapımız var, sözlerini hep tutan bir kulübüz. Diğer kulüpler kadar oyuncularımıza büyük rakamlar vermedik ama her dediğimiz rakamı günü gününe ödemeyi bildik. Bu bizim adımıza çok önemliydi.

Çok yoğun antrenmanlar yaptık, zaman zaman bu nedenle eleştirildik ama süreç içinde bu çalışmaların bize artı olarak döndüğü görüldü. Bank Asya çok zorlu bir lig, herkes çok çalışıyor, burada başarılı olmak için fark yaratmak zorundasınız, fark yaratmak için de farklı olmak zorundasınız. Ayrıntılara dikkat etmek zorundasınız. Bunların hepsine kulüp olarak dikkat ettik ve ligler başladığında istikrarlı bir gidişatla başladık. Ligin ortalarına doğru lige hakim olmaya başladık. Devre sonunda da zirveyi yakaladık ve bırakmadık. Çok açık ara ligi uzun zaman domine ettik ve zirvede bitirmeyi garantiledik. Bu gerçekten kolay değildi, başarılarla birlikte şehirle bütünleşmemiş de kuvvetlendi. Sponsorlarımız, şehrimizin işçileri ve tüm halkımız bütünleşti. Karabük dışardan bakıldığında da sempatik bir şehirdir, her anlamda bütünlüğü sağlayınca bize düşen de çok çalışmak oldu. Oyuncularım da camiamızı çok iyi temsil ettiler. Süper Lig’e yakışır bir şekilde çıkacağımızı söylemiştik ve bu sözümüzü de tuttuğumuz için ayrıca mutluyum.

Oynadığımız futbol izleyenlere zevk verdi, insanlara zevk vermek için sizin de zevk almanız lazım. Zevk aldıkça daha iyi oynamaya başladık, önce Karabük halkı ile takımımıza başlayan ilgi alınan iyi sonuçlar ile tüm ülkeye yayıldı. Herkes Karabükspor’u merak etmeye başladı, ilgilenmeye başladı.

-Süper Lig’de sizi takımın başında görecek miyiz?
“Sayın Başkan bu konuda gereken açıklamaları yaptı, küçük ayrıntıları hallettik ve önümüzdeki sezon da takımın başında olacağım.”

“SÜPER LİG BENİ GEÇ TANIDI”

-Yücel İldiz Süper Lig’e geç kaldı diyebilir miyiz? Bilimsel çalışmalar yapan kendinizi sürekli geliştiren bir teknik direktörsünüz…
“Bu konuda öz eleşiri yapmak gerekirse benim de hatam olabilir. Halkın arasında ‘Kasabalı kabadayı’ diye bir laf vardır. Diyaloglarımı biraz daha iyi kurabilirdim, kendimi daha iyi tanıtabilirdim. Mesela benim akademisyen yönümü insanlar yeni yeni öğreniyor. Tabii ki futbol oynadım ama hem spor akademesi mezunuyum, yurt dışında ihtisaslar yaptım. Hala sürekli yurt dışından arkadaşlarımla görüşüyorum. Çok geniş bir ekiple çalışıyorum. Süper Lig’e genel olarak baktığınız zaman hep aynı teknik direktör isimleri üzerinde dönüldüğünü görebiliyoruz. Benim bu konuda bir kompleksim yok, gözüm de karadır, en iyi şekilde bu işi yaptığına inanan antrenörlerden birisiyim. Hayatta hiçbir şey için geç olduğunu kabul etmiyorum. Ama bir gerçek var ki, beni yakın tanıyan, çalışma tekniklerimi ve bağlantılarımı gören tüm dostlarım yıllardır Süper Lig’de çalışmam gerektiğini sürekli olarak söylüyorlar. İnternetten her hafta Almanya ve İngiltere’deki arkadaşlarımla görüşüyorum, sürekli sohbetler gerçekleştirerek bilgi alış-verişinde bulunuyoruz. Süper Lig beni geç tanıdı diyebilirim.

Bugüne kadar Milli Takımımızın yurt dışındaki tüm maçlarına kendi imkanlarımla gittim, hiç bir sponrsorun desteği olmadan. Bunu hiç medyada duydunuz mu? Ama bazı isimler hep yazılıp çizilmiştir. Bir tek Kore’ye gidemedim, rahmetli annemin o dönemki rahatsızlığından dolayı. Bu konuda kimseyi suçlamıyorum, hatayı kendimde buluyorum, diyaloglarımı daha iyi kurmalıydım.”

“AYAKLARIMIZ YERE SAĞLAM BASARAK GELİYORUZ”

-Bazı teknik direktörlerimizin üzerine de ‘Bank Asya teknik direktörü’ imajı yapıştırılıyor. Sizin için de bu tür yorumlar var, bu sizi rahatsız ediyor mu?
“Hayır beni rahatsız etmiyor. Bugüne kadar bir çok takımla şampiyonluk ve final yaşadım. Süper Lig’de de çok kısa bir süre çalışmıştım. Ama bu kez son derece daha ayaklarımız yere sağlam basarak geliyoruz. Süper Lig, Bank Asya ayrımı yapmıyorum, bundan sonra da her takımda çalışırım. Yeter ki çalışacağım takımın hedefleri olsun.”

-Karabükspor Süper Lig’de neler yapabilir?
“Ligin çetin cevizi olmayı düşünüyoruz. Bugün lige çıktık, yarın düşme potasında yer alacağımızı kimse düşünmesin. Tabii ki birden büyük başarılar gelmez ama elimizden gelenin en iyisini yapacağız. Karabükspor son derece düzenli bir kulüp, gelirlerimiz çok düzenli bir şekilde harcanacaktır. Süper Lig’de de çok iyi yerlerde yer alabileceğimizi düşünüyorum. Şu anda nasıl bir sempatimiz varsa, Süper Lig’de de bunun devam edeceğine inanıyorum.”

“7-8 TANE SAĞLAM OYUNCU ALMAK İSTİYORUZ”

-İskelet kadronuzu koruyacak mısınız yoksa köklü bir transfer politikası mı izleyeceksiniz?
“Çok anormal sayıda tranfser yapilmayacak. Tabii ki Süper Lig’e çıkan takımımızın takviyelere ihtiyacı var. 24 kişilik kadromuzda 3’te 1 oranında değişiklik olabilir. 7-8 tane çok sağlam oyuncuyu kadromuza katmak istiyoruz. Mevcut oyuncularımızın çoğunu da elimizde tutacağız.”

-Transfer çalışmalarına başladınız mı?
“Ben takımımla beraber lige konsantre olmuş durumdayım ama başkanımız ve genel menajerimizin bu konuda yoğun çalışmaları var. Kulüpte transferle sorumlu arkadaşlarımız sürekli olarak yurt içi ve yurt dışında maçları izliyorlar. Bu konuda çalışmalarımız sürüyor.”

-Süper Lig’e çıkan takımda oynamak isteyen çok futbolcu olur. Eski oyuncularınızdan arayıp sizinle yeniden çalışmak isteyenler var mı?
“Başarı her şeyi beraberinde getiriyor. Kendi oyuncularımızdan da takımda kalmak isteyenler var, bize gelmek isteyen de çok olacaktır. Çünkü gündemde ve göz önündesiniz. Bunlar gayet doğal. Bu oyuncular arasında takımımıza fayda sağlayacak isim varsa tabii ki alırız.”

“EMENİKE’NİN OLMADIĞI BİR ÇOK MAÇI DA KAZANDIK”

-Emenike’yi kadronuzda tuttunuz. Bu da önemli bir transfer başarısıydı…
“Emenike’nin kadroda tutulması önemli bir yönetim başarısıydı. Emenike yetenekli ve önü açık bir oyuncu. Ona mutlaka teklifler gelecektir. Biz ciddi bir takım oyunu oynuyoruz, Emenike’nin olmadığı bir çok maçı da kazandık. Emenike önemli bir oyuncumuz ve kadroda tutmak istiyoduk, bunu da başardığımız için mutluyuz. Her sene futbolunun üzerine biraz daha artı ekleyecektir ve çok iyi yerlere gelecektir.”

-Emenike’nin takıma katılmasında payınızın büyük olduğunu biliyoruz…
“Transfer döneminde çok titiz çalıştık, Emenike ve Hassan Başkent’e getirilmişler, olmamış. Afrika’ya döneceklermiş. Bize Ankara’dan sağlam bir istihbarat geldi, bu oyuncuları denememiz konusunda. Biz de bu iki arkadaşımızı takımın sezon başı kampına götürdük. Daha ilk hazırlık maçımızda başkanımıza, bu iki arkadaşı fazla ortalık karışmadan hemen kadromuza katmamızı söyledim. Nitekim de burada çok doğru bir iş yaptık.”

“EMENİKE’YE ŞU AN İÇİN YÜKSEK BİR TEKLİF GELECEĞİNİ SANMIYORUM”

-Emenike’ye çok iyi bir teklif gelse sizin kararınız ne olur?
“Tabii ki kulüpler oyunculara bağlı değildir ama şu an için çok yüksek rakamlı bir teklif geleceeğini düşünmüyorum. Çünkü Emenike daha yeni yeni çıkış yapan bir futbolcu. Başkanımızın dediği gibi bizim için Emenike şans oldu ama Emenike için de Karabükspor büyük bir şans oldu.”

-Ülkemizde sistem tartışmaları çok fazla oluyor. Yücel İldiz’in genel olarak sistemi nedir, özellikle bu seneki sistemi nedir?
“Bizim istatistiklerimize bakarsanız, oyunun her iki tarafını da çok iyi oynayan bir ekip olduğumuz görülür. Ligin en çok gol atan ve en az gol yiyen takımıyız. Gol krallığında iki oyuncumuz ilk iki sırada yer alıyor. Takımda kaleci dışında herkes birden fazla gol atmış. Bu tabii ki oyun sistemimizle çok alakalı. Oyunu ön alanda oynamayı çok seviyoruz, bu tabii ki fizik gücünüzle de alakalı. Aynı anda savunma güvenliğini de elden bırakmadık. Futbolda bloklar arası bağlantıyı korumak çok önemli. Orta saha özellikli forvet adamlarıyla da çok oynuyoruz. Bizimle oynayan takımlar da her geçen hafta aşırı tedbirler aldılar. Sahaya çok sayıda savunma ağırlıklı oyuncuyla çıkmaya başladılar. Tabii bunda da haklılar. Bu nedenle zaman zaman zorladığımız maç oldu, buna rağmen ligde yalnızca 2-3 maçta golümüz olmadı.”

KONYA, RİZE VE BOLU…

-Bank Asya’yı çok iyi bilen bir hocasınız. Sizi performansıyla en çok şaşırtan takımlar hangileri oldu?
“Açıkçası en büyük favoriler Konya, Rize ve Bolu’ydu. İzmir takımları da lige iddialı başladılar ama beklenen performansı gösteremediler. Giresun ve Adana’da ligi zorlar diye düşünüyordum. Giresun şanssızlıklar yaşadı, Adanaspor da imkanları dahilinde iyi işler yaptı diyebiliriz. Bucaspor’un tabii ki müthiş bir çıkışı var, onların yaptığı çok büyük bir başarıydı.”

-Kadronuzdaki oyuncuların yaş ortalaması çok genç sayılmaz…
“Dünya genelinde istatistiklere baktığınız zaman futbolcunun en verimli çağı 27-29 yaş arasıdır. Bu yaşta futbolcu sorumluluk da almaya başlar. Sahaya çıkan kadromuzun ortalaması aşağı-yukarı 27,4 gibiydi. Bülent Ataman ve Bülent Bal biraz ortalamayı yükseltiyor. Takımımızın yaklaşık 3’te 2’si evliydi. Bunlar da çok önemli detaylar. Oyuncularımız içinde olacağı kadar olamamış, beklenen patlamayı yapamamış isimler vardı ve biz de gerçek kimliklerini buldular. Kadromuzda birbirini tamamlayıcı oyuncular da vardı.”

“F.BAHÇE VE BURSA ARASINDA GEÇER”

-Süper Lig’de bu seneki çekişmeyi nasıl buluyorsunuz?
“Ankaraspor olayından sonra ligin alt sıraları aşağı-yukarı belli olmuştu. Denizlispor da uzun süreden beri uğraştı ama olmadı. Diyarbakırspor’da da çok fazla hadise oldu. Ligin zirvesinde ise çok iyi bir rekabet var. Eskişehirspor, Antalyaspor ve Belediye ligin renk katan takımlarından oldu. Tabii ki Bursaspor Ertuğrul Sağlam ile ligin en çarpıcı takımı oldu. Galatasaray ve Fenerbahçe açık ara ligi götürür diyorlardı ama hiç öyle olmadı. Benim gördüğüm kadarıyla zirve Fenerbahçe ile Bursaspor arasında gözüküyor. Galatasaray’ın bir adım daha geride olduğunu düşünüyorum.”

-Hocam lakabınız ‘İmparator’, bu lakap nereden geliyor?
“Ser de Adanalık var. Başarılı olduğunuz zaman taraftarlar bu lakapları takıyor. Hatayspor’da çalışırken, Ankara’da finalde kaybettik, Ordu’da 18 maç üst üste kazandık Avrupa’da rekor oldu. Malatyaspor’da şampiyon olduğumuz zaman 3 taksici uğurladı bizi kimse inanmıyordu. Final maçında Ahmet Özal tribünde amigoluk yaptı. O sene bana şehrin altın anahtarını da verdiler. Bu tür lakaplar gurur veriyor ama önemli olan bu yakıştırmalara layık olmak.”

You may also like

0 comments

By