Uğur Kavuk: Üç büyüklere gidebilirdim

17 Ocak 2011

Antalya röportajlarında sıradaki durağımız Sivasspor kampı. Sivasspor’un başarılı oyuncularından Uğur Kavuk, Hilmi Sever’in sorularını yanıtladı.

Uğur Kavuk, Antalyaspor’un çıkış yaptığı dönemde adı en çok konuşulan isimlerden biriydi. Milli Takım’a da davet edilmesi çok uzun sürmedi. Antalyaspor’un durumu ve bonservis sorunları nedeniyle dört büyüklere transferi bir türlü gerçekleşmedi. O da Sivasspor’un kötü Avrupa macerasının geçirdiği dönemde takıma katıldı.

Ülkemizde nadir bulunan yerli sağ beklerden bir tanesi olan Uğur Kavuk ile Sivasspor’un durumundan Galatasaray’la Türk Telekom Arena’da oynayacakları ilk maça, Beşiktaş’ın yıldızları Fernandes, Almeida ve Simao’nun Türkiye’de ilk kez Sivasspor ile oynadığı 90 dakikadan Bursaspor’a kadar birçok konuda konuştuk.

Şimdi bu röportajla sizleri başbaşa bırakıyoruz:

-Sivasspor’a transferin nasıl gerçekleşti?
“Antalyaspor ile sözleşmem sona erdikten sonra öncelikli olarak onlarla görüştüm ama maddi bazı olaylardan dolayı anlaşamadık. Daha sonra 6-7 kulüple görüşmelerim oldu ve Şampiyonlar Ligi hedefi olduğu için Sivasspor’u tercih ettim. Bülent Uygun’la yaptığımız konuşmalarda lig, Avrupa ve kupada zorlu maçlar oynayacaklarını Abdurrahman’la birlikte iyi bir sağ beke ihtiyaç duyduğunu belirtti ve bana; ‘gelir misin?’ diye sordu, ben de kabul ettim.”

-O dönemde çok iyi bir çıkış yapmıştın, milli takım kadrosuna da seçilmiştin. Dört büyüklerin de seninle ilgilendiği yönünde haberler vardı…
“2006-2007 senesinde ligin en iyi sağ beki seçildiğim dönemde üç büyüklerle görüşmelerim olmuştu. Antalyaspor o sezon lig tarihinin en yüksek puanıyla düşen ikinci takımı olmuştu. Benimle beraber Ali Bilgin ve Volkan Yaman da transfer yaptı. Bana karşılık para artı oyuncu takasları önerildi ama takımın başında bulunan Raşit Hoca ve yönetim beni bırakmak istemedi. Raşıt Hoca ile Antalyaspor’u yeniden Süper Lig’e çıkardık. O sezon başında yine görüşmelerimiz oldu, ardından devre arasında Trabzonspor’a transferim gerçekleşecekti ancak o da bazı pürüzlerden gerçekleşmedi. Bu işler nasip kısmet, umduğunuz anda olmayabiliyor.”

“ÜÇ BÜYÜKLERLE RAHATLIKLA ANLAŞABİLİRDİM ANCAK..”

-Transferinin gündemde olduğu dönemde en büyük dezavantajın neydi?
“Süper Lig’e gelişim çok geç oldu. İstanbul Büyükşehir Belediye’de oynadığım dönemde takımım Süper Lig’e çıkmayı hedefliyordu. Takım oyuncularını bırakmıyordu, ben de hiçbir yere gidemedim. Ancak 24 yaşında Antalyaspor ile Süper Lig ile tanışabildim. Milli Takıma gidip çıkış yakaladığım dönemde yaşım 26-27 olmuştu. Tabii bu yaşta bir oyuncuya da yüksek bonservis ücretleri fazla verilmiyor. O günlerde Fenerbahçe, Gökhan Gönül’ü transfer etti. Gökhan 20-21 yaşlarındaydı. Tabii bonservis konuları da benim için büyük engel oldu. Eğer Ali Bilgin gibi boşta kalabilseydim, Galatasaray, Beşiktaş ya da Fenerbahçe ile rahatlıkla anlaşabilirdim.”

-Milli Takıma yeniden gitmek gibi bir hedefin var mı?
“Tabii bundan sonra olmayacak diye bir şey yok. Ömer Erdoğan ve Yusuf Şimşek gibi birçok oyuncu geç yaşta milli takıma gitti. Ben de yeniden milli takıma gidebilirim ve bunu istiyorum.”

“TÜRKLER KADAR YABANCILAR FAYDA SAĞLAMAYINCA SIKINTI OLUYOR”

-Sivasspor’un büyük düşüşünü sen neye bağlıyorsun?
“Sivas’ta iki sene yakalanan başarının ardından Şampiyonlar Ligi ve UEFA’dan elenmemiz takımın moralini bozdu, üst üste giden oyuncuların da yeri dolmadı. Yeni gelen oyuncuların uyum süreci de uzun sürünce büyük bir düşüş yaşandı. Geçtiğimiz sezon takımı ligde tutmayı başardık. Bu sene de lige iyi başladık ama belli sıkıntılar yine ortaya çıktı. Süper Lig’de oynayan bir takımda Türkler kadar yabancılar fayda sağlamayınca kötü sonuçlar geliyor. Neticesinde ilk yarıda elimizden geleni yapıp 15 puan topladık.”

-Rıza Hoca ile birlikte daha fazla forma şansı bulmaya başladın…
“Evet daha önce genellikle sonradan oyuna giriyordum. Rıza Hoca geldiğinde konuştuk, takımla birlikte toplantılar yaptı. Hocamız bana güvendiğini söyledi ve farklı bir sistemle takımı oynatmaya başladı. Rıza Hoca sadece 11 kişiye bağlı bir hoca değil, tüm takımın hazır olmasını istiyor ve hazır olan herkese şans veriyor.”

“BEŞİKTAŞ ÇOK GOL ATAR AMA..”

-Beşiktaş ile hazırlık maçı oynadınız. Almeida, Fernandes ve Simao gibi isimler ilk kez size karşı siyah-beyazlı formayı giydi? Sen kime karşı oynadın?
“Simao ve Quaresma vardı. İkisi de değişerek karşıma geldi. Birbirlerine gerçekten çok benziyorlar.”

-Zor bir 90 dakika oldu sanırım..
“İkisi de çok yetenekli oyuncular. Onlara karşı oynamak bizler için de sevindirici olay. Aslında futbolun dili bir. Siz doğruları yaptığınız sürece dünyanın en iyi oyuncusu da karşınızda olsa başarılı olabilirsiniz. Quaresma ve Simao çok çabuk oyuncular oldukları için bir anlık dalgınlığınız onların gol ve asist yapmasına sebep olabilir. Beşiktaş’ın ligin ikinci yarısında çok gol atacağını düşünüyorum ama iki oyuncu da savunmaya yardım etmezse tıpkı bizim maçta olduğu gibi attıkları kadar gol yiyebilirler. Maç 2-2 bitti ama önemli pozisyonlardan da yararlanamadık. Çünkü yıldız oyunucular topla oynamayı severler ama defans yapmayı sevmezler.”

-Sivasspor ikinci yarıyı nerede bitirir?
“Çok iyi bir oyuncu kadromuz var. Gelen transferlerde beklenen katkıyı yaparsa ligi zorlanmadan bitiririz. Ancak çok zorlu bir maç takvimimiz bulunuyor. Önce Galatasaray, sonra Antalyaspor, Bursaspor ve Trabzonspor ile oynayacağız. Bu maçlardan alacağımız puanlar çok önemli.”

“TÜRK TELEKOM ARENADA İLK MAÇI KAZANMAK BÜYÜK KEYİF OLUR”

-Galatasaray ile Türk Telekom Arena’daki ilk resmi maçta karşı karşıya geleceksiniz. Neler düşünüyorsun?
“Son derece zor bir maç olacak. İki takım için de bu maçın önemi büyük. Biz düşmemeye oynuyoruz, onlar da yeni stadındaki ilk maçı kazanmak için ellerinde geleni yapacaktır. Biz de elimizden geleni yapıp en kötü ihtimalle 1 puanla dönmek istiyoruz. Türk Telekom Arena’da oynanacak ilk maçı kazanmak bizim için de büyük bir keyif olur. Tek dileğimiz orada güzel bir mücadele olsun ve tarihe güzel bir not düşülsün.”

-Galatasaray çok sıkıntılı bir dönemden geçiyor. Sana göre kısa sürede toparlanabilirler mi?
“Her kulübün böyle sıkıntılı dönemleri olabiliyor. Trabzonspor, Fenerbahçe ve Beşiktaş da böyle zorlu dönemlerden geçti. Galatasaray’ın mevcut kadrosunda değişiklikler oldu, yeni hoca geldi, statları değişiyor… Büyük kulüpler ender olsa da böyle sıkıntılı dönemler yaşıyor. Ama yakın zamanda toparlanacaklardır diye düşünüyorum.”

“MEVCUT KADROYU KORUMAK İŞİN SIRRI”

-Bursaspor da Sivasspor gibi düşüş yaşar mı yoksa onlar istikrarı yakaladı mı?
“Bülent ağabey hep şunu söylemişti; eğer kadroyu değiştirmemiş olsaydık ve 3-5 sağlam oyuncu takviyesi yapsaydık, Bursaspor’un elde ettiği başarıyı yakalayabilirdik. Bence de son derece haklıydı. Bilica, Tum, Balili ve Sylla gibi takımın kilit oyunucuları gönderildi. Bursaspor Sercan ve Volkan’ı satıp, Insua gibi bir oyuncu almasaydı onlar da bizim gibi düşüş yaşardı. Biz iyi oyuncularımızı gençleştirme politikası doğrultusunda gönderdik ama bu tutmadı.

Bursaspor kadrosu, taraftar desteği ve şehir olarak bu istikrarı sürdürebilecek bir yapıda. Bursaspor, Türkiye’nin en iyi taraftar gruplarından birine sahip. İstanbul deplasmanına 10-15 bin taraftarınız gidiyorsa neden şampiyon olduğunuz bellidir. İşin sırrı mevcut kadroyu koruyup, takviye yapabilmek. Trabzonspor da geçen seneki kadrosuna bir kaç yerinde takviye yaptı ve şu an lider. Beşiktaş ise milyon dolarlık yıldızlar kadrosuna kattı ama liderin 14 puan gerisinde. Çok yıldız büyük başarılar getirmiyor.”

You may also like

0 comments

By