‘Türk Milli Takımı’nda Türk oyuncular oynamalı’

Lider Trabzonspor’un yıldız oyuncularıyla röportajlarımızı sürdürüyoruz. Savunmanın önemli isimlerinden Hrvoje Cale’nin ardından, takmın gol yükünü çeken isimlerin başında gelen ve bu sezon müthiş bir performans ortaya koyan Burak Yılmaz’a sorularımızı yöneltiyoruz.

Doğuştan Allah vergisi iyi bir fiziğe sahip olan Burak Yılmaz, kendisinden beklenen patlamayı bu sezon gerçekleştiriyor. Attığı goller ve ortaya koyduğu mücadele ile taraftarların da favori isimler listesinin başına yerleşmeyi başardı. Kadro kalitesi olarak en az rakipleri kadar iyi olduklarının altını çizen golcü oyuncunun aklında ise yalnızca şampiyonluk var. Güvenli duruşu, klasik futbolcu imajını yıkan rahat açıklamaları ve kültürüyle Burak Yılmaz farklı bir profil çiziyor.

Yıldız oyuncu ile takımın son durumundan, kendi performansına, milli takıma seçilmesinden, yabancı oyuncuların Türk yapılarak milli takıma çağırılma tartışmalarına kadar bir çok konuda konuştuk.

Editörümüz Hilmi Sever’in gerçekleştirdiği bu röportajı keyifle okuyacaksınız…

“HEDEFİMİZE EMİN ADIMLARLA İLERLİYORUZ”

-Ligin ilk yarısını lider tamamladınız. Nasıl bir ilk yarı geçti?
“Her şey istediğimiz gibi gidiyor. Sezon başında bir hedefimiz vardı, Allah’a şükürler olsun ki bu hedef doğrultusunda emin adımlarla ilerliyoruz.”

-Şampiyonluk için neler söyleyeceksin?
“Şu an avantajımız var ama Bursaspor ve Fenerbahçe de iyi durumda. Elde ettiğimiz avantajı yitirmemek için çok çalışmalıyız. Beşiktaş da her an bir hava yakalayabilir. Ligin ikinci yarısında yarış daha çok kızışacak ama biz mutlu sona ulaşmak istiyoruz.

Ligdeki bir çok takımın iyi kadrosu var, kötü gitsede Galatasaray da iyi bir takım. Ama hiç birinin bizden iyi olduğunu düşünmüyorum. Hangisi en iyi takım diyorlarsa biz en az onlar kadar iyi bir takımız. Herkes şampiyonluk yolunda iddialı ama sezon sonunda neyin ne olacağını hep birlikte göreceğiz.”

-Beşiktaş ve Fenerbahçe’nin kadro kalitesinin Trabzonspor’dan iyi olduğu iddia ediliyor…
“Ben bunu anlamıyorum, nasıl bizden daha iyiler! Tabii ki kadrolarında iyi oyuncular var ama bizim takıma baktığınız zaman da çok iyi futbolcular göreceksiniz. Tamam onların kadrosu daha iyi olsun ama biz sonuna kadar gidelim. Takım oyununu da çok iyi oynuyoruz. Ama bizim kadromuzun asla onlardan geriye kaldığını düşünmüyorum.”

İÇ SAHA VE DEPLASMAN FARKI…

-Trabzonspor’un en büyük avantajı nedir?
“Genç, başarıya aç bir takım olmamız ve Trabzon’un da başarıya özlem duyan bir şehir olması diye düşünüyorum.”

-Taraftarınızın desteğini nasıl buluyorsun?
“Taraftarımız gerçekten çok iyi niyetli ama biraz daha sabırlı olmaları gerekiyor. Deplasmanda çok daha rahat galip geliyoruz ama iç saha maçlarında bunu yansıtamıyoruz. Taraftarımız daha sabırlı ve destekleyici olmalı, rakip taraftarları baskı altına almalı.”

“MİLLİ TAKIM’DAN DÖNÜNCE ÖZGÜVENİM ARTTI”

-Hollanda karşısında milli formayı giydin. Önemli pozisyonlara da girdin ama şanssızlık gol olmadı. Bundan sonra Burak Yılmaz’ı Ay-Yıldızlı formayla sürekli olarak görecek miyiz?
“Bana bu şansı verdikleri için çok teşekkür ediyorum. Milli Takım’dan döndükten sonra özgüvenim arttı ve performansımın da yükseldiğini düşünüyorum. Oradaki hocalarımızın da her maçı izlediğini biliyorum. Şans verilirse her maçta seve seve forma giymeye hazırım. İyi işler yapmaya çalışıyorum, umarım Ay-Yıldızlı formamızı da her zaman gururla taşırım.”

Türkiye’de yerli forvet sıkıntısı olduğunu düşünüyor musun?
“Hayır düşünmüyorum. Baktığınız zaman Umut Bulut var, ben de tam forvet olmasam da forvet gibi oynuyorum. Semih, Sercan, Mevlüt, Halil Abi, Batuhan, Mehmet Batdal ve Mustafa Pektemek gibi önemli isimler var. Önemli olan bu futbolculara güvenmek ve bunu onlara hissettirebilmek. Adını şu an unuttuğumuz ve alt yapıdan gelecek yetenekli oyuncular da var.”

“ŞENOL HOCAM’DAN ALLAH RAZI OLSUN”

-Trabzonspor’da kendini bulman da sana duyulan güvenden mi kaynaklanıyor?
“Kesinlikle. Performansımın böyle olmasının tek nedeni Şenol Hocam’dır. Kendisinden Allah razı olsun, ona çok teşekkür ediyorum. Bana her fırsatta güvendiğini hissettirdi. Kötü oynadığım zamanlar tabii ki oldu ama bana güveni verip, değerli olduğumu hissettirdi. Ben de sahaya çıktığımda onun gösterdiği ilgiye ve güvene layık olmak için elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Trabzonspor’da gelişimimi sürdürüyorum, burada çok iyi bir hava yakaladım. Her şeyimle Trabzonspor’un başarısına ve şampiyonluğuna konsantre olmuş durumdayım.”

“ADAM TÜRK BAYRAĞI DÖVMESİ YAPTIRIYOR, TÜRK OLACAĞIM, MİLLİ TAKIM’DA OYNAYACAĞIM DİYOR”

-Yerli forvet sıkıntısı olduğunu düşünüyor musun sorusunu aslında şu nedenle sormuştum; Jaja, Emenike ya da başka bir oyuncu Türk yapılsın mı diye sürekli haberler ortaya çıkıyor…
“Bu Türk yapılma olayını anlamıyorum ve çok karşıyım. Kim ne söylerse söylesin umrumda değil, belki bana kızacaklar ama böye düşünüyorum. Adam bir tane Türk Bayrağı dövmesi yaptırıyor, Türk olacağım, Türk Milli Takımı’nda oynamak istiyorum diyor. Emenike ve Jaja çıkış yapıyor, hemen onları Türk yapalım haberleri ortaya çıkıyor. Ben bunu doğru bulmuyorum, bu Türk futbolcusuna yapılmış saygısızlık ve hakarettir. Türk Milli Takımı’nda oynamak başka bir şeydir. O duyguyla, o hevesle, o coşkuyla oynarsınız. Türk Milli Takımı’nda para için oynamazsınız, Türk çocukları Türk duygularıyla orada oynar. Bu nedenle ben bunlara çok karşıyım. Neden böye şeyler oluyor, hiç anlamış değilim. İnşallah bunların önüne geçen ve bunlara son veren birileri çıkar diye düşünüyorum. Bu kadar kolay olmamalı bu işler. Bir yabancı 3-4 hafta iyi oynayınca onu Türk yapalım demek, çok büyük saygısızlık ve ayıp şeyler. Türk Futbolu neden ileri gitmiyor diyorsanız, işte böyle şeylerden dolayı.

Genç futbolcular geleceğimiz diyorsunuz, bu isimlerden hangisi yaşlı; Sercan, Batuhan, Umut, ben, Mustafa Pektemek ve Semih Şentürk. Yılların Semih’i diyorsunuz daha 27 yaşında.”

“TEOFILO TAKIMI BIRAKIP GİTMİŞ BİRİ”

-Teofilo ile ilgili neler söyleyeceksin?
“Teofilo ile ilgili konuşmak istemiyorum. Teofilo takımı bırakıp gitmiş biri. Şampiyonluk yolunda bir bütün olduk. Her şey burada güllük-gülistanlık değil, bizim de yaşadığımız çok büyük sorunlar oluyor. Başkanın, hocanın, yöneticilerin ve taraftarların da yaşadığı çok büyük sorunlar oluyor. Eğer herkes bu sorunları bahane edip gitse burada takım kalmaz. Bu nedenle Teofilo’nun futbolculuğu ve kişiliği ile ilgili en ufak bir şey söylemek istemiyorum. Takımı bırakıp gitmiş birinin, artık dönüp dönmemesi de beni ilgilendirmiyor.”

“HER GİRDİĞİM POZİSYONU GOL YAPSAM…”

-Son vuruşlarla ilgili çok eleştiri alıyorsun. Bu eleştirilere katılıyor musun? Ve son vuruşunu geliştirmek için ekstra çalışmalar yapıyor musun?
“Maç içinde çok pozisyona giren bir futbolcuyum. Eğer her girdiğim pozisyonu gol yapsam inanılmaz bir rakama ulaşırım. Hangi futbolcu her girdiği pozisyonu gol yapıyor. Tabii ki bu özelliğimi geliştirmek için antrenmanlardan sonra ekstra çalışmalar yapıyorum ama taraftarlarımızın bana destek olması gerekiyor. Dediğim gibi her girdiğim pozisyonu gol yapsam hem açık ara gol kralı olurdum hem de dünyanın en iyi takımlarından birinde oynardım. Zaman zaman tabii ki bu eleştirilere katılıyorum. Ama kimsenin iyi niyetimden şüphesi olmasın, elimden geleni yapıyorum.”

-Burak Yılmaz’ın en büyük pişmanlığı neydi?
“Yaptığım hiçbir şeyden pişmanlık duymadım, duymamam gerekiyor. Eğer pişmanlık duyduğumu hissedersem çok üzülürüm. Ama şunu söyleyebilirim, en büyük pişmanlığım Trabzonspor’a daha erken gelmemem oldu.”

“TEK OYNAMAK İSTEDİĞİM LİG BUNDESLİGA”

-Avrupa’da takip ettiğin ligler hangileri?
“Bundesliga’yı çok seviyorum, oyun stilime de yatkın olduğunu düşünüyorum. Bundesliga’yı izlemek çok hoşuma gidiyor. Oradaki taktik anlayışı bana çok uygun.”

-Bundesliga’da favori takımın hangisi?
“Borussia Dortmund, hem lider hem de iyi futbol oynuyorlar. Bir gün inşallah yurt dışında futbol hayatımı sürdürürsem tek oynamak istediğim lig Bundesliga. İnşallah Allah bana bunu nasip eder.”

-Futbolcular çok konuşmayı seven insanlar değildir. Sen rahat bir oyuncusun, uzun süredir de seni tanıdığım için genel kültür olarak da kendini geliştirmiş olduğunu biliyorum. Kitaplar ile aran nasıl?
“Öncelikle teşekkürler. Kitap okumayı gerçekten çok seviyorum. Sürükleyici romanlar hoşuma gidiyor. Olasılıksız’ı çok beğenmiştim. Elif Şafak’tan Aşk’ı da çok sevmiştim.”

-Futbolu bırakınca mankenlik yapmayı ya da reklamlarda oynamayı düşünüyor musun?
“Mankenlik yapmayı düşünmüyorum, reklam teklifleri bazen geliyor. Ama şu an sadece futbolu düşünüyorum.”

“PLAYSTATION’DA REAL MADRID HASTASIYIM”

-Burak Yılmaz futbol dışında neler yapar?
“Trabzon’da futbol dışında hiçbir şey yapmıyorum. Evden çıkmıyorum diyebilirim. Hocamız da bizi zaten çok erken tesislerde topluyor. Tesis ve ev arasında hayatım geçiyor, çok nadir sinemaya gidiyorum. Evde playstation ve internetle vaktim geçiyor.”

-Playstation’da hangi oyunları oynuyorsun?
“Evde savaş oyunları, tesislerde arkadaşlarımla futbol maçı yapıyoruz.”

-Favori takımın hangisi? Seni en çok zorlayan takım arkadaşın kim?
“Real Madrid’i çok seviyorum. Real Madrid hastasıyım diyebilirim. Ferhat Öztorun beni hiç zorlamıyor, onu çok rahat yeniyorum. Serkan Balcı ve Cale fena sayılmaz.”

You may also like

0 comments

By