‘Stadının olmaması Beşiktaş’ın avantajı’

Mersin İdman Yurdu teknik direktörü Rıza Çalımbay’a göre stadının olmaması Beşiktaş için bir avantaj.

Türk futbolunun deneyimli teknik adamlarından Rıza Çalımbay’ın takımı Mersin İdman Yurdu, Süper Lig’in ilk yarısında beklenenden daha iyi bir performans ortaya koydu.

Kulübe getirilen iki dönem transfer yasağı ise Rıza Çalımbay’ı zorluyor. Eğer yasakta indirime gidilmezse, gelecek sezon Mersin ekibini çok daha zorlu günler bekliyor. Çünkü rakipleri kendilerine göre iki katı sayıda yabancı oyuncuyu kadrolarında bulundurabilecek.

Çalımbay, gelecek sezon bir anda oynatacak futbolcu bile bulamayabileceklerini söyledi.

Yeni yabancı kuralı ile ilgili de konuşan deneyimli teknik adam, bu değişikliğin Türk Milli Takımı’na fayda sağlayacağını düşünüyor.

Rıza Çalımbay, bu hafta ligdeki rakipleri Beşiktaş’ın, sahasının olmamasının ise siyah beyazlılar için avantaj olduğunu belirtti.

-Mersin İdman Yurdu kulübü iki dönem transfer yasağı aldı? Transfer yasağı sizi nasıl etkileyecek?

Olumsuz etkileyecek. Ama olumlu yönü de şöyle oluyor; transfer yasağında para harcanmayacağı için kadroda bulunan futbolcu arkadaşlarımızın maddi olarak sıkıntı yaşamayacağını düşünüyoruz. En azından öyle umuyoruz. Ama kuvvetlenme açısından tabii ki kötü. İlk yarıda takımımızı gördük ve en az 3-4 takviye yapılması gerektiğini görmüştük. Diğer takımların hepsi kuvvetlendi, eksik yerlerini kapattı. Bizim öyle bir şansımız olmadı.

-Yeni yabancı kuralı ile birlikte takımlar gelecek sezon kadrolarına 14 yabancı bulundurabilecek. Sizin kadronuzda şu an 8 yabancı var. Bunlardan bir kaçı sezon sonu ayrılsa, 6-7 yabancınız kalacak. Neredeyse yarı yarıya olacak. 7’ye karşı 14…

Aynen öyle olacak. Transfer yasağı iki dönem, eğer ikinci dönem kalkarsa bir şansımız var. Aksi durumda hiç şansımız yok. Kimse bunun üzerinde durmuyor ama hakikaten bu Mersin için çok zor bir durum. İkinci yarıya bir sürü sıkıntı ile başlıyoruz. Yapacak bir şey yok, kimseyi yarı yolda bırakıp gitme gibi bir durumumuz da yok.

Bu durum bizim suçumuz. Neden böyle oluyor? Neden transfer yasağı geldi? Buna bakmak lazım. Bir tek Mersin değil, böyle bir sürü kulüp var. Türkiye’de bütün kulüpler kafasına göre transfer yapmış. Borcun var hâlâ transfer yapıyorsun. Borcun varsa yapma. Göreve geldiğimizde böyle bir durumdan haberimiz olsaydı, transfer yapmazdık. Dört tane alırdık, öbür parayı ödetirdik. Ona göre hareket ederdik. Federasyonun, borcu olan kulüplere transfer izni vermemesi gerekiyor. Bu izin verilirse kulüpler daha çok batağa gider.

Transfer yasağının yanı sıra bir başka sıkıntı da buradaki mevcut oyuncuları tutmak. Adam gitmek isterse zorla tutamazsın. Gittiği zaman onun yerine oyuncu koyamazsın. Bir anda burada futbolcu bile kalmayabilir.

Bir başka sıkıntı da buradaki mevcut oyuncuları tutmak. Adam gitmek isterse zorla tutamazsın. Gittiği zaman onun yerine oyuncu koyamazsın. Bir anda burada oyuncu bile kalmayabilir. Alt yapıya mecbur kalabiliriz. Mesela Oktay Delibalta çok iyi futbolcu, her takımda oynayabilir. Ya ona çok fazla para vereceksin, ya da gidecek.

Bu yalnızca Mersin’in değil, Türk futbolunun en önemli sorunu. Bursaspor takımı Avrupa kupalarına gidemiyor bundan daha üzücü bir şey olabilir mi? Kulüpler kurumsallaşmadığı, bu işleri takip edecek birimleri olmadığı, denetlenmediği için bu sıkıntılar oluyor.

Biz oyuncu yetiştirmezsek, yabancı oyunculara mecbur kalıyoruz. Alt yapılarda oyuncu olması lazım. Bizim alt yapımız iyi olsaydı, transfer yapmazsak yapmayalım derdim. Alt yapımız da iyi değil, imkan ve tesis yok. Bu da oyuncu yetiştirmeni engelliyor.

-Mersin İdman Yurdu’nun bu tabloda hedefleri neler?

Bu sezon hedefimiz ilk 10’un içinde ligi bitirmekti. Bu şartlarda oluşunca hedef, öncelikle kümede kalmak. Seneye de devre arasına kadar ayakta kalıp, yapılacak takviyelerle yolumuza devam etmemiz gerekiyor.

-Yeni yabancı kuralı, Türk Milli Takımı’na zarar verir mi?

Zarar vermez, faydası olur. Çünkü kesinlikle iyi bir rekabet ortamı olacak. Herkesin 14 yabancı alacağına hiç inanmıyorum, beş tane çok iyi yabancı alıp, gerisini yerli yaparlar. Denge sağlanacaktır. Yerli oyuncu piyasasında da indirim olacaktır, bu nedenle kimse fazla yabancı aramayacaktır. Olayı çok abartıyorlar, Türk futboluna faydası olacaktır. 5+3 çok kötü bir sistemdi. Yeni kural en azından eskisinden daha iyi.

-Milli takımda devşirme oyuncu konusu gündeme geldi. Sizin bu konuya bakışınız nasıl?

Kesinlikle karşıyım. Bu milli takım. Burada Türk insanı, Türk futbolcusu oynasın. Milli marşımız çaldığında yürekten söyleyelim. Biz alt yapımıza önem verirsek, o kadar iyi oyuncular çıkar ki… Arda, Nihat gibi isimler hep alt yapılardan çıktı. Bizim devşirmeye ihtiyacımız yok, hiç sıcak bakmıyorum. Görevde olsam asla yapmam.

Milli takımda beş sene bir şey yapmayalım, ne olacak. Beş altı sene sonra oturmuş bir takım olsun. Belçika yıllarca sıkıntı yaşadı, şimdi süper. Almanya bir ara inanılmaz sıkıntı yaşadı, hatta Afrika’dan oyuncular oynattılar, sonra kendi özüne döndü, dünya ve Avrupa şampiyonu oldu. Onun için gerek yok. Kafa yapımızı değiştirip, alt yapıdan oyuncu çıkarmalıyız. Alt yapıya para yatırıp, oradaki antrenörleri de eğitmemiz gerekiyor.

Mesela Gençlerbirliği bizim maça çıktı, takımın yarısını tanımazsın. Alt yapıdan, Hacettepe’den gelmiş bir sürü yetenekli genç oyuncu var. Halil İbrahim diye bir sol bekleri var, biraz üstüne git milli takımda oynasın.

-Süper Lig’de en iyi futbolu oynayan takım hangisi?

Çok iyi futbol oynayan takım olmadı. Başakşehir iyi bir kadro oluşturduğu için istikrarlı gitti. Biz de istikrarlı gidiyorduk ama son haftalarda fikstür gereği inanılmaz zorlu maçlar oynadık. Ne teknik adamlık, ne de futbolculuk dönemimde böyle zor bir fikstür görmedim. Son beş maçımızın dördünü deplasmanda oynuyoruz, dört deplasman maçımız; Galatasaray, Fenerbahçe, Başakşehir, Beşiktaş. İstanbul’da takım kalmadı, hepsiyle oynuyoruz.

Beşiktaş’ın sahasının olmaması dezavantaj değil, avantaj oldu. Her gittikleri yerde 20-30 bin kişiye oynuyorlar. Bizim maçımız bu hafta Beşiktaş’la Ankara’da, stat dolu olacak. Olimpiyat’ta olsaydı kimse gelmezdi. Deplasman takımı için de Olimpiyat Stadı avantaj oluyordu.

-Şampiyonluk yarışında öne çıkan takımlar hangileri?

Bence burada iki takım var. Birincisi Fenerbahçe. Fenerbahçe gerçek anlamda bir takım. Sadece Diego’yu aldı o kadar. Birbirlerini tanıyan ve uzun süre beraber oynayan futbolculardan kurulu bir takım. Bana göre ligin ilk yarısında gerçek gücünde değildi. İkincisi ise Beşiktaş. Beşiktaş’ın en avantajlı tarafı arzu ve isteği. Mesela sahasının olmaması dezavantaj değil, avantaj oldu. Her gittikleri yerde 20-30 bin kişiye oynuyorlar. Bizim maçımız bu hafta Beşiktaş’la Ankara’da, stat dolu olacak. Olimpiyat’ta olsaydı kimse gelmezdi. Deplasman takımı için de Olimpiyat Stadı avantaj oluyordu.

Galatasaray takımı Hamza Hoca ile iyi bir çıkış yakaladı ama devam ettirmeleri gerekiyor, kadro olarak çok iyiler. Bana göre en iyi kadroya sahip takım ise Trabzonspor. Hem geniş hem de çok kaliteli futbolcuları var. Onların da daha iyi yerde olması gerekiyor.

-Türkiye’de teknik direktörler neden bu kadar sık takım değiştiriyor?

Hiçbir teknik adam kulübünü değiştirmek istemez ama şartlar onu gerektirir. Ama bana transfer yasağı gelirse, istediğin şeyler olmazsa, maddi açıdan sıkıntı yaşarsan, taraftar sıkıntıları olursa gitmek zorunda kalıyorsun. Kaleci hatalı gol yer, forvet gol kaçırır, hepsi kapanır suç teknik direktöre kalır. Yönetim, futbolcuyu gönderemez, kendi gidemez, teknik direktör ortada kalır.

-‘Anadolu’nun Feryadı’ konulu bir seminer düzenlendi. Siz de orada konuşmacılardan biriydiniz. Bu toplantılar Türk futboluna neler katabilir?

O konuya geçmeden şunu söyleyeyim, Fatih Terim, bu toplantıdan kısa bir süre önce çok güzel bir konuşma yaptı. Orada her şeyi söyledi ama söylemesi önemli değil. Türk futbolunda harekete geçmek lazım, söylenenleri yapmak lazım. Ben Fatih Hoca’nın ve Federasyonun yerinde olsam, sezon başında, ortasında ve sonunda teknik direktörleri toplarım, beklentiyi, sorunları konuşurum. Paylaşım olursa çok iyi şeyler ortaya çıkar.

Gazete alıyorum, Fener, Galatasaray, Beşiktaş, Trabzon… Bizle ilgili ancak kötü bir şey olursa manşet yapıyorlar. Anadolu’daki sıkıntılar biraz daha fazla gündeme getirilse sıkıntılar biter.

-Ligde en beğendiğiniz forvet kim?

Ligde çok etkili gol ayakları var. Burak Yılmaz her zaman bir tehlike, Fenerbahçe’nin bütün forvetleri tehlikeli. Başakşehirli Doka’yı çok beğeniyorum. Bursasporlu Fernandao zaten iyi futbolcu. Bizde de Welliton var ama eksiği çok, iyi bir duruma gelemedi. Kendini toparladığı zaman o da kalitesini gösterecektir.

You may also like

0 comments

By