Sezer Badur: Türkiye’de yalnızca Fenerbahçe’ye giderim

7 Mayıs 2009

Almanya’da yetişen ve futbol alt yapısını da bu ülkede alan Sivasspor’un orta sahadaki önemli ismi Sezer Badur, düşünce tarzıyla da ülkemizde görmeye pek alışık olmadığımız oyunculardan. İçindeki her şeyi açık bir şekilde ortaya koyan Sezer, sorularımıza da çok net yanıtlar verdi.

Hilmi Sever’in sorularını yanıtlayan genç oyuncu, hedeflerini sorduğumuzda üç büyüklerde oynamak gibi yuvarlak bir cevap vermiyor. Badur, üç büyükler için de yalnızca Fenerbahçe’de oynarım diyecek kadar açık yürekli. Başarılı oyuncunun en büyük hayali ise bir gün Bundesliga’da top koşturmak.

Şimdi bu röportajla sizleri baş başa bırakıyoruz…

-Özellikle son iki sezondur tüm futbol kamuoyu Sivasspor’dan bahsediyor. Sana göre bu başarının sırrı nedir?
“Tabii ki hocamız ve başkanımızın büyük katkıları var ancak, biz futbolcular sahanın içinde iyi bir birlik oluşturuyoruz ve gücümüzü ortaya koyuyoruz. Çok fazla tekniğe dayalı futbol oynamıyoruz, güce dayalı futbolumuzu, hızlı ataklarla tamamlıyoruz. İki senedir bunu çok iyi uyguluyoruz. Şampiyonluğa çok yakınız ve inşallah kupayı kaldıracağız.”

“ANADOLU’DA DEVRİM YARATIR”

-Sivasspor’un şampiyon olması futbolumuzda neler değiştirebilir?
“Anadolu’da yeni bir devrim yaratır. Türkiye Ligi’nde 4 büyükler dışında şampiyon yok, Trabzonspor da 23-24 yıl önce şampiyonluğa ulaşmıştı. Trabzonspor ile Sivasspor’u karşılaştırdığın zaman, Trabzonspor’un daha büyük bütçesi ve taraftar sayısı var. Sivasspor olarak her geçen gün taraftar desteğimiz de artıyor. Yalnızca Sivaslılar değil, bütün Anadolu’da insanlar bize gönül veriyor. Diğer büyük takım taraftarları bile, biz şampiyon olamazsak Sivasspor şampiyon olsun demeye başladılar. İki seneden beri bu başarıyı sürdürmek kolay değil. Rekabet ettiğimiz takımlara bakıldığında biz çok sınırlı imkanlarla bunu başarıyoruz. Demek ki bizim takımın ruhunda bir şeyler var. Bunu yalnızca iyi arkadaşlık olarak açıklayamayız, iyi arkadaşlık zaten her takımda olmalı. Hocamız bizi çok rahat bırakıyor ve biz de bu rahatlıkla sahaya çıkıp mücadele ediyoruz.”

“DORTMUND’UN KIYMETİNİ BİLEMEDİM”

-Futbola Almanya’da başladın. Biraz o günlerden bahsede misin? Türkiye’ye gelişin nasıl oldu?
“17 yaşıda Borussia Dortmund’a transfer oldum. İlk kez ailemden uzak kaldığım için bana çok zor geldi. En genç olarak biraz aile kuzusu sayılırım. Maalesef 2-3 ay sonra dayanamadım ve mukavelemi feshettim. Dortmund beni büyük hedeflerle almıştı, A takım için yavaş yavaş pişirmek istemişlerdi. Ben maalesef bu kıymeti anlamadım ve büyük bir hata yaptım. Demek ki o hatadan bir şeyler öğrenmişim ki kader yolumu Türkiye’de çizdi. Türkiye’de ilk olarak G.Birliği’ne gittim. Transfer konusunda pürüzler çıkınca Mustafa Denizli beni Vestel Manisaspor’a aldı. Manisa’da çok başarılı bir dönem geçiremedim. Daha çok oyuna yedek başlıyordum. Daha sonra 8 arkadaşımla beraber kadro dışı kaldık. Kendimize yeni takım bulmamız gerekiyordu. Beni kiralık olarak vermek istediler ama kabul etmedim. Türkiye’yi yeni tanıyordum ve o kafayla başka bir takıma gitmek istemedim. Almanya’ya dönmek istediğimi söyledim ama Manisaspor bana büyük sorun yaşattı. Beni kiralık verecekseniz, amatör takımda oynarım dedim ve öyle de oldu. Almanya’da amatör bir takıma gittim ve burada 2,5 yıl oynadım. Manisa ile olan da mukavelem bitmişti ve artık yeni bir başlangıç yapmam gerekiyordu. Daha sonra Karşıyaka’ya transfer oldum, Feyyaz Hoca takımın başındaydı. Karşıyaka’da iyi bir performans sergiledim, taraftar da beni çok seviyordu. Ama maalesef orada da para mı alamadım.”

-Sorunlar peşini hiç bırakmamış…
“Evet yine bırakmadı ama benim için en önemli şey para değildi. Tabii ki futbol hayatında para önemlidir, sonuçta bu işi para için yapıyoruz ama benim önceliğim başarıyı yakalamaktı. Çünkü başarıyı yakalayınca, para zaten kendiliğinden gelir. Karşıyaka’dan paramı alamayınca, Futbol Federasyonu’na başvurdum ve sözleşmem fesh edildi. Daha sonra da sağ olsun Bülent Hoca beni keşfetti ve Sivasspor’a aldı.”

-Sivasspor’da huzuru ve başarıyı bulduğunu söyeyebiliriz…
“Hiç düşünmediğimiz bir durumu yaşıyoruz. Bu sezon başında şampiyonluğa inanarak lige başladık ama geçen sene sürpriz takımdık. Herkes bunun tesadüf olduğunu söylüyordu. Ben de kendi kendime bu başarıyı yine yakalamalıyız ki herkes bizim iyi bir takım ve futbolcular olduğumuzu bilsin dedim. Ve böyle de oluyor.”

“BARCELONA GELSİN”

-Çok sert şutların ve güzel gollerin var. Antrenman sonunda da gördük tek başına şut çalışması yapıyordun…
“Haftada birkaç kez özellikle şut çalışması yapıyorum. Maça yakın zamanlarda daha çok çalışıyoruz. Maç içinde de şut atmaktan çekinmiyorum, bazen gol oluyor bazen de olmuyor.”

-Son 4 haftaya lider giriyorsunuz ve Şampiyonlar Ligi’ne katılmaya da çok yakınsınız. Senin karşılıklı mücadele etmek istediğin bir takım var mı?
“Tabii ki karşılıklı oynamak istediğim takımlar var ama onlar ilk turda gelmesin. Şampiyonlar Ligi’ne doğrudan katılırsak zaten güçlü takımlar grupta olacak. Barcelona gibi bir takım gelsin bari de onlardan bir şeyler öğrenelim.”

“BÜLENT HOCA SAYESİNDE ORTA SAHANIN HER YERİNDE OYNUYORUM”

-Oyunu çift yönlü oynayabiliyorsun. Bu yeteneğinin senin için büyük bir artı olduğunu düşünüyor musun?
“Bu yeteneğimi ben keşfetmedim, Bülent Hoca keşfetti. Daha fazla öne doğru oynadığım için defansa yardım etmek zor geliyordu. Defansa gelmeyi fazla sevmezdim ama Bülent Hoca, beni ön liberoda oynatıyordu ve bana: “Sen bunları yap, nerelere geleceğini göreceksin” dedi. Ben de bunu başarırsam, ilk önce kendimin şaşıracağını söyledim. Ve birlikte ön liberoda başarıyı sağladık. Bülent Hoca, beni daha sonra forvet arkasında, sol açıkta ve sağ açıkta oynattı. Onun sayesinde artık orta sahanın her yerine oynayabiliyorum.”

-Bülent Hoca’nın, Sivasspor’da yaptıklarını görmemek mümkün değil. Sivasspor’da hangi oyuncuyla konuşursak konuşalım; ‘Bülent Hoca bana şu özelliğimi kattı, bana şunu kazandırdı’ diyor…
“Hayatım boyunca karşılaştığım insanlar içinde Bülent Hoca gibi birisiyle karşılaşmadım. Bir insan spordan anlayabilir, politikadan anlamaz, bir insan politikayı az bilir, spordan anlamaz. Ama Bülent Hoca, politikayı, askeri konuları ve genel konuları çok iyi biliyor. Sporla ilgili zaten bir şey söylememe gerek yok, uzmanı. Projelere baktığınız zaman sanki mühendislik diploması almış. Bu gerçekten bizleri şaşırtıyor. Bülent Hoca bize her konuda katkı sağlıyor.”

“FENERBAHÇE’YE HAYIR DEMEM”

-Sivasspor’la sözleşmeni yeniledin ancak Fenerbahçe ile ilgili çıkan haberlerle ilgili neler söyleyeceksin?
“‘Fener’den başkası olmaz’ başlığıyla haberler çıktı. Kendi internet sitemde, bana gelen sorularda, Türkiye’de nerede oynamak istediğim soruldu, üç büyüklerde hangi takımda vurgusuyla. Ben de Fenerbahçe’de oynamak istediğimi söyledim. Eğer bana Fenerbahçe transfer teklifi yapsa kesinlikle hayır demem. Ama tabii ki bu transferde Sivasspor’un da kazancı olmalı, bu nedenle sözleşmemi yeniledim. Çünkü Sivasspor sayesinde buralara kadar geldim, bonservissiz gitmek benim karakterime uygun düşmez. Sonuçta vefamı böyle göstermek istedim. Gelen sorulardan bir tanesi de ‘Anadolu’da başka takıma gider misin?’ yönündeydi, o soruya da Sivasspor’dan başka takıma gitmem yanıtını verdim. Ben açık ve net sözlüyüm, hoşuna gidenin gider, gitmeyenin gitmez. Benim karakterim bu.”

“ÜÇ BÜYÜKLERDE YALNIZCA FENERBAHÇE AMA EN BÜYÜK HAYALİM BUNDESLİGA”

-Keşke her futbolcu böyle olsa. Bazı futbolcular tepki almamak adına, ‘o takıma hayatta gitmem, kefen giyerim gitmem’ diyor ancak bir bakıyoruz çok kısa bir süre sonra o takıma transfer olmuş. Daha sonra bu sözler de o isme büyük tepki olarak dönüyor.
“Eğer Fenerbahçe’ye transfer olmaz ya da Sivasspor’da kalmazsam, en son çara başka yer olurdu. En büyük hayalim Bundesliga’da oynamak. Ama üç büyüklerde yalnızca Fenerbahçe’de oynarım diyorsam artık bu lafımı geri almam. Teklif geldi diye sözümden dönmem. Öyle bir yapıda değilim. Çevremdeki insanlar, ‘diğer takımlardan daha fala para teklif ederlerse ne yaparsın?’ diyor ama bu benim için önemli değil. Sonuçta benim bir hayalim var ve yakalamak istediğim bir başarı var. Yakalamak istediğim başarılardan biri, büyük takımda oynarsam Fenerbahçe’de oynamaktı. Sivasspor’da oynamak da hedeflerimden biriydi ve burada da çok mutluyum. Bir diğer hedefim de Bundesliga’da oynamak.”

-Bundesliga’da hangi takımda oynamak istersin?
“Kendine güvenen bir oyuncuyum ama Bundesliga’da orta sıralarda olan bir takım olabilir. Çünkü Bayern Münih’e gitmek çok kolay değil, orda bir başarı yakalamalıyım ki, onlar seni transfer etsin. Bayer Leverkusen, M’Gladbach, Köln ve Frankfurt köklü kulüpler, fazla sıkıntı yaşamayan takımlar.”

KARİM MALDİNİ’NİN ANLAMI…

-Oğlunun adını Maldini koydun. Bu basında da yer almıştı. Maldini’yi çok mu seviyorsun?
“Küçükken ailemle birlikte tatile sürekli İtalya’ya gidiyorduk. İtalya’da insanlar, şehirler, kültürleri ve dilleri hoşuma gidiyordu. Bende küçükken, baba olursam çocuğuma bir İtalyan ismi koyacağım demiştim. Sevdiğim İtalyan oyuncular vardı ama onların isimlerinin anlamını araştırdım ve isimler hep Katolik Hıristiyanlığa dayanıyordu. Benim hiçbir dinle sorum yok. Oğlumun ilk adını da Karim koydum.”

-Karim’in anlamı nedir peki?
“Karim, Kerim’in Arapça hali. Kuran’ı Kerim’den geliyor. Bizde Araplık olduğu için, oğlumun ilk adını Karim koydum. İlk ismi Karim olan birinin ikinci adına da Katoliklik’ten gelen bir isim koymak uygun olmazdı. Maldini çok iyi bir futbolcu ve karaktere sahipti. İsminin de bir anlamı yoktu. Karim Maldini de kulağıma hoş geldi ve bu adı oğluma verdim.”

-Milan’la eşleşirseniz, oğlunun adını ona söyler misin?
“Maldini o zamana kadar futbolu bırakmış olur. Tabii ki onun duyması beni sevindirir.”

-Peki Sezer Badur, futbol dışına neler yapar?
“Daha çok arkadaşlarımla zaman geçiriyorum. Öncelikle hanımım ve çocuğumla zaman geçiriyorum. Musa, Abdurrahman ve Sedat ile ailece görüşüyoruz. Sivas’ta yapacak çok fazla bir şey de yok.”

-Ne tarz müzikler dinliyorsun?
“R&B ve hip-hop dinliyorum.”

-Araba tutkun var mı? Bir çok futbolcuda bunu görüyoruz.
“Araba tutkum yok. 23 yaşına geldim, bir araba aldım ve onu da kullanmaya devam ediyorum. Ben de telefon tutkusu var. Çok sık telefon değiştiriyorum. Arabada fazla zarar yaparsın ama telefonda fazla zarar yok.”

You may also like

0 comments

By