Pedriel: Arena’da tarihe geçmek istiyorum!

21 Ocak 2011

Daha birkaç yıl önceye kadar şampiyonluğu kovalayan Sivasspor için ligin ilk yarısı pek parlak geçmedi ancak bir isim bu kötü durumda ön plana çıkmayı başardı. Bank Asya 1. Lig takımlarından Giresunspor’dan sezon başında sessiz sedasız kırmızı-beyazlıların yolunu tutan Bolivyalı oyuncu Ricardo Pedriel Suarez, Hilmi Sever’in sorularını yanıtladı.

Ülkemizde çok fazla Bolivalı oyuncu görmeye alışık değiliz. Bu nedenle Suarez ile Bolivya futbolu, Türkiye ve Bolivya arasındaki farklar gibi ilginizi çekebilecek konuları da konuştuk.

Tabii hafta sonunda oynanacak Galatasaray maçına ve oyuncuyu daha yakından tanımanızı sağlayacak konuları da bu röportajımızda bulabileceksiniz. Pedriel’in en beğendiği oyunculardan biri olan Emre Belözoğlu’nun adını hatırlamaması üzerine yüzünü sarı-lacivertli futbolcunun sinirli hallerinden birine benzeterek onu bize hatırlatmaya çalışmasını ne kadar yazarak anlatmaya çalışsam da boş, ama çok komik bir görüntünün ortaya çıktığını söyleyebilirim…

Şimdi bu röportajla sizleri başbaşa bırakıyoruz:

“ÇOK ÖZEL BİR MAÇ OLACAK”

İlk sorumuz haftasonundaki maçla ilgili olsun. Galatasaray ile Türk Telekom Arena Stadı’nın tarihindeki ilk resmi maçı oynayacaksınız. Neler düşünüyorsun?
“Çok zorlu bir maç olacak. Özellikle yeni bir statta oynanıyor olması bu karşılaşmayı her iki tarfa için de daha önemli bir hale getiriyor. Güzel bir atmosfer ve yoğun bir taraftar ilgisi olacağını düşünüyorum. Böyle bir maçta da iyi bir performans sergilemek her futbolcu için önemlidir. Elimden gelenin en iyisini yaparak Galatasaray gibi güçlü bir takıma karşı gol atıp takımıma puanlar kazandırmak ve yeni stattaki ilk golü atarak tarihe geçmek istiyorum. Bunu başaracağıma inanıyorum.”

“STEAUA’DA ORTAM İYİ DEĞİLDİ”

-Giresunspor’dan Sivasspor’a transfer oldun. Giresunspor’a kadar olan futbol kariyerini kısaca öğrenebilir miyiz?
“Bolivya’da geçen futbol kariyerimin ardından Steaua Bükreş’e transfer oldum ama fazla forma şansı bulamadım. Belki hocamız belki de başkanımız oyunumu beğenmiyordu. Birtakım sorunlar vardı ama iyi çalıştığıma inanıyordum. Steaua’daki ortam iyi değildi, oradaki insanlar çok soğuktu, sahada da hiç yardımcı olmuyorlardı, kimse pas atmıyordu ve bir başkasının oynamasına izin vermiyorlardı. Daha sonra Türkiye’den teklif geldi. Bir ikinci lig takımı olsa da artık futbol oynamak istediğim için Giresunspor’un teklifini kabul ettim. Bu transferin bana Türkiye’de daha iyi kapılar açacağını biliyordum. Çok iyi çalıştım, goller attım ve sonunda düşündüğüm oldu.”

-Bolivya futbolu hakkında çok fazla bilgimiz yok. Senden Bolivya futbolu ile Türk futbolu arasındaki farkını öğrenebilir miyiz?
“Öncelikle yönetim yapılanması açısından farklar var. Bolivya’daki yöneticiler sadece cebimi nasıl doldururum diye düşünüyor, burada ise daha çok futbolcuyla ve takımın aldığı sonuçlarla ilgileniliyor. Bolivya’da futbolcuya hiç önem verilmiyor.

Oyun yapısı olarak ise Türkiye’de daha hızlı ve fizik gücüne dayanan bir futbol oynanıyor. Bolivya’da ise kendinizi değil topu koşturduğunuz bir oyun yapısı var. Daha fazla paslaşarak oynanan, Brezilya’ya yakın bir oyun düşüncesi hakim. Tüm Güney Amerika ülkelerinin futbol anlayışı aşağı-yukarı birbirine benziyor.”

-Bolivyalı çok fazla oyuncu tanımıyoruz. Meşhur oyuncuları kimlerdir?
“Shakhtar Donetsk’te oynayan Marcelo Moreno ve Anorthosis Famagusta’da oynayan Ronald Garcia var.”

SÜRAT, BİLEKLERİNE HAKİMİYET, HAVA TOPLARI VE SAKİNLİK…

-Bolivya’da futbol sanırım çok popüler bir spor değil. Seni futbola başlamanı sağlayan ne oldu?
“Evet futbol Bolivya’da çok popüler bir spor değil. Örneğin Brezilya’da herkes futbolu seviyor, oynuyor ve büyük bir sevgi duyuyor. Bolivya’da futbola çok büyük önem verilmiyor ama ben çocukluğumdan beri futbol oynuyorum. Okul takımlarında oynadım ve attığım goller nedeniyle seviliyordum. Bu da bulunduğum toplulukta sivrilmemi sağladı, futbolu da çok sevdiğim için kendime böyle bir kariyer çizdim.”

-En güvendiğin özelliklerin neler? Bizim dikkatimizi çekenler hızın ve bileklerine hakimiyetin oldu.
“Evet bu özelliklerimle birlikte iki özelliğime daha güveniyorum. Kafa toplarına hakimiyetim iyidir, kafa ile birçok golüm var. Bir de oyun içindeki sakinliğime güveniyorum.”

-Karabükspor’a bilek hareketiyle kaleciyi yanıltıp attığın müthiş bir gol vardı. Trabzonsporlu Yattara’nın Sakaryapor’a attığı golü akıllara getirdi…
“Latin Amerika futbolunda bilek hareketleri ve top tekniği çok önemlidir. Ben de bu özelliklerimi sürekli olarak kullanıyorum. Antrenmanlarda da bu tarz birçok golüm var.”

-O zaman ikinci yarıda senden çok daha şık goller göreceğiz..
“İnşallah.” (Türkçe öğrenmeye başlamış.)

“BREZİLYA’YA GOL ATMAK ÇOK FARKLI”

-Bolivya Milli Takımı’nda 4 kez forma giymişsin ve 1 golün var. O golün de Brezilya’ya karşı…
“Yaşım genç olduğu için A milli takım formasını yeni yeni giymeye başladım. Bolivya dışında futbol oynadığım için artık daha sık milli takıma çağırılıyorum ve bundan sonra sürekli olarak forma giyeceğim. Dünya Kupası grup eleme maçıydı. Brezilya gibi bir takıma karşı gol atabilmek insanın hayatında yaşayabileceği en güzel duygulardan bir tanesidir.”

-Mesut Bakkal ile Rıza Çalımbay dönemindeki farklar neler?
“Hoca bir şeyler gösterir ama bunu yapacak olan takımdır. Hocanın söylediklerini yapabilmek için de takımın bütünlüğü önemlidir. Sanıyorum Rıza Çalımbay ile birlikte takım bütünlüğünü sağlamaya başladık. Bu ortam ile de hocamızın dediklerini sahada daha iyi uyguluyoruz.”

“TÜRKİYE’DE İNSANLAR ÇOK SICAK”

-Bolivya ile Türkiye arasındaki farklar neler?
“En başta din farklılığımız var. Dinlerin getirdiği sosyal ve kültürel farklılıklar var. Türkiye’de insanlar çok sıcak kanlı, yabancılara karşı ırkçılıkları ve ön yargıları yok. Bizlere karşı çok sıcaklar ve büyük ilgi gösteriyorlar. Bu da hem benim hem de uzakta olan ailemin kafa olarak rahat olmasını sağlıyor.”

-Uzakta olan ailem dedin ama evli misin?
“Şu an nişanlıyım. Evlendiğim zaman eşimi Türkiye’ye getirmek istiyorum.”

“EMRE, ALEX VE SİMAO’YU BEĞENİYORUM”

-Türkiye’de beğendiğin oyuncular kimler?
“Açıkçası isim hafızam çok iyi değildir. Fenerbahçe’nin orta sahasında çok hırslı bir oyuncu var. Onu beğeniyorum.” (Mimikleri ile Emre Belözoğlu’nu taklit ediyor.)

-Emre Belözoğlu mu?
“Evet Emre. Ayrıca oyun sakinliği ve futbol zekası açısından Alex’i beğeniyorum. Tabii Beşiktaş’ın Portekizli yeni transferi Simao’yu da saymam gerekiyor.”

“BACAKLARINA VE ALINLARINA KAN SÜRDÜLER”

-Türkiye’de başına gelen en ilginç olay neydi?
“Giresunspor’da oynadığım ilk maçta başıma ilginç bir olay gelmişti. Oynayacağımız maç için otobüsle stada geldik, soyunma odasına gitmeyi beklerken herkes farklı bir yöne hareketendi, ben de oraya doğru gittim. Sonra bir koyunu kesmeye başladılar, akan kanı da alınlarına ve bacaklarına sürmeye başladılar. Daha sonra bunun dini bir şey olduğunu söylediler. Bu beni çok şaşırtmıştı.”

-Sen de alnına kan sürdün mü?
“Hayır sadece izledim.”

“DUMAN KÖTÜ RUHLARI UZAKLAŞTIRIR”

-Bolivya katolik bir ülke biliyoruz ama ülkende bizlere farklı gelebilecek bir gelenek var mı?
“Bizim de şöyle bir geleneğimiz var; Bolivya’nın başkenti La Paz şehrinde bir tane kazanın içine çok çeşitli yiyecekler, eşyalar doldurulur ve kazan yakılır. Yakıldığı sırada o çevredeki evleri kazan yanar halde gezdirilir. Kazandan çıkan dumanın evlerdeki kötülüğü uzaklaştırdığına inanılır.”

“OYUN TARZIM IBRAHIMOVIC’E BENZİYOR”

-Hedeflerin neler?
“Öncelikle yapmam gereken Sivasspor’a elimden gelen katkıyı sağlamak. Daha sonra ise Türkiye içi veya dışı farketmez ama büyük bir kulüpte oynamayı tabii ki ben de istiyorum.”

-Oyun yapını benzettiğin bir isim var mı?
“O tabii ki fizik olarak daha iri ama oyun tarızımı Zlatan Ibrahimovic’e benzetiyorum. Kafa toplarına çıkış tarzını ve ayaklarına hakimiyetini kendime benzetiyorum.”

You may also like

0 comments

By