Patricio: Schmeichel’ın hayranıyım

Portekiz’deki çarpıcı röportajlarımız devam ediyor. Sizlerden de büyük ilgi gören röportaj dizimizde sıradaki konuğumuz Sporting Lizbon’un başarılı file bekçisi Rui Patricio. Bu ismi yakında çok daha fazla duyabiliriz.

Portekiz’in son dönemdeki en önemli değerlerinden biri de Sporting Lizbon’un genç file bekçisi Rui Patricio. Sporting Lizbon alt yapısını ziyaret edip de bu alt yapının yetiştirdiği bir futbolcu ile konuşmamak olmazdı. Rui Patricio’nun adı son aylarda çok daha fazla konuşulmaya başlandı. Sporting Lizbon kötü bir sezon geçirse de Patricio gösterdiği performans ile hep adından söz ettirdi.

Genç file bekçisinin bu çıkışı Sporting Lizbon’dan daha önce Cristiano Ronaldo ve Nani gibi yıldızları kadrosuna katan İngiliz devi Manchester United’ın da dikkatinden kaçmadı.

Kurt hoca Alex Ferguson’un, Rui Patricio’yu bir süredir izlettiği ve transfer için her an talimatını vereceği konuşuluyor. Deneyimli eldiven Van der Sar’ın, sezon sonunda futbolu bırakacağını açıklamasının ardından Manchester kalesi için en güçlü adaylardan biri Atletico Madrid kalecisi De Gea ile birlikte Rui Patricio.

“YENİ ŞEYLER ÖĞRENMEK İÇİN ÇABALIYORUM”

-‘Portekiz’in en iyi kalecisi kim?’ sorusunu yönelttiğimiz bir çok isim Rui Patricio yanıtını veriyor. Geçtiğimiz gün Portekiz Milli Takım kaleci antrenörü Hugo Oliviera ile beraberdik. O da Portekiz’in en iyi kalecilerinin başında senin adını verdi…
“Benim çok sakin bir hayatım var. Ev ve antrenman sahası arasında gidip geliyorum. Tabii ki eğlendiğim zamanlar da oluyor. Hala genç bir kaleciyim, bana güvendiler ve Sporting Lizbon gibi bir takımın birinci kaleciliği görevini verdiler. Yolun çok başındayım, gelişimim sürüyor, her gün yeni bir şeyler öğrenmek adına elimden geleni yapıyorum. Sporting’de çok mutluyum ama ileride Avrupa’nın dev kulüplerinde de oynamak isterim.”

-Peki nasıl keşfedildin? Seni diğerlerinden ayıran özelliğin neydi?
“Ben Leirialı’yım Lizbon’lu değilim. Leiria karması ile Lizbon karması arasında oynanan bir maçta keşfedildim. Bu maçta bir çok gözlemci vardı. Beni diğerlerinden ayıran özellik yaşıma göre uzun olmamdı. Tabi sadece avantajım bu değildi, diğerlerinden daha iyi bir kaleciydim. Sporting alt yapısına gelmem başıma gelen en güzel şeydi. O şans bana verilmeseydi gelişimim bu şekilde olmazdı.”

“PORTO VE BENFICA YÖNETİCİLERİ BENİ BEKLİYORDU”

-Başına gelen en ilginç olay neydi?
“Tam o turnuva bitti, turnuvadan sonra Sporting beni hemen kaptı. Sözleşmeyi imzaladıktan hemen sonra dışarıya çıktım, Porto ve Benfica’nın yöneticileri de beni bekliyordu. Tüm büyük takımlar o turnuvaya geldi ama Sporting elini daha hızlı tuttu ve beni kaptı.

Tabii bu seçimim bilinçli de bir seçimdi. Diğer takımlar da büyük takımlar ama Sporting’in alt yapısını bildiğim için tercihim bu yönde oldu.”

-Sporting alt yapısı dünyaca ünlü oyuncular yetiştiriyor. Sen de büyük yıldız adaylarından birisin. Sporting alt yapısı sana neler kattı?
“Sporting’e henüz 12 yaşında geldim. İlk başladığım Sporting alt yapısı stadımızın yanındaydı ve bu müthiş tesislerimiz yoktu. Kısa bir süre sonra ise şu an gördüğünüz yeni tesislerimize geçtik. Sahip olduğum her şeyi Sporting’e borçluyum. 12 yaşında bir çocuk olarak burada gözlerimi açtım, sahip olduğum her şeyi Sporting bana verdi. Sporting Akademi’de bir futbolcunun gelişimi adına her şey var. Buradaki genç çocuklar Sporting’in kurallarına uyarsa kendi gelişimlerini en üst düzeyde sağlayacaklarını bilirler. Burada futbol dışında eğitimler de veriliyor. Bu alt yapıda yetişmek büyük bir ayrıcalık.”

“SCHMEICHEL’IN HAYRANIYIM”

-Peter Schmeichel’ın transferinden sonra Sporting Lizbon uzun bir aradan sonra şampiyonluğa uzandı. Kalede yine iyi bir isim var. Sporting şampiyonluk özlemini dindirebilecek mi?
“Küçüklüğümden beri Schmeichel’ın çok büyük bir hayranıyım. Şampiyonluğu kazandığımız dönemde Sporting alt yapısındaydım. Benim de en büyük amacım Sporting’in şampiyonluğunda pay sahibi olmak. Sporting’in her sezon amacı şampiyon olmaktır, bu olur ya da olmaz ama hedef hep aynıdır. Umarım önümüzdeki sezon bunu başarabiliriz.”

“VAN DER SAAR’IN GÖLGESİ ÜZERİNDE OLACAK”

-Bir efsane kaleciden diğer bir efsane kaleciye geçelim. Van der Saar ile ilgili görüşlerin neler?
“Müthiş bir kaleci. Yaşı ilerlemiş olmasına rağmen teknik ve yetenek olarak çok üst düzey bir kaleci. Onu hayranlıkla izliyorum. Bu yaşında olmasına rağmen Van der Saar’ın bir sene daha çok üst düzeyde futbol oynayabileceğini düşünüyorum.”

-Van der Sar’ın bir sene daha oynayabileceğini düşünüyorsun ama bu sene sonunda futbolu bırakacak. Ve asıl önemlisi de Manchester United’ın, Van der Saar’ın yerine kalede seni düşünmesi. Bu transfer gerçekleşirse Van der Saar’ın boşluğunu doldurabileceğine inanıyor musun?
“Van der Sar Manchester’ın sembol isimlerinden biri. Orada çok büyük işlere imza attı. Oraya hangi kaleci giderse gitsin hep Van der Sar’ın gölgesi üzerinde olacak. Çünkü orada taraftarların aklına tamamen kazındı. Onu kimse unutmayacaktır. Ama oraya transfer olan kaleci de çok çalışıp onun boşluğunu doldurmaya çalışacaktır. Ben de bir gün Manchester’a transfer olursam elimden gelen her şeyi yaparım.”

“RÜŞTÜ VE VOLKAN’I TANIYORUM”

-Hedeflerin arasında neler var?
“Aslında çok uzun vadeli hedefler yapmıyorum. Öncelikli hedefim çok çalışmak, gelişimi tamamlamak, daha fazla tecrübe kazanmak. Daha sonra ise Avrupa’nın dev kulüplerinden birinde oynamak.”

-Tanıdığın Türk kaleciler var mı?
“Rüştü ve Volkan’ı tanıyorum. İkisi de çok başarılı isimler. 2008 Avrupa şampiyonasında Volkan, Türk Milli Takım kalesindeydi.”

“PETR CECH VE CASILLAS”

-Portekiz Milli Takımı’nda şu ana kadar 3 maçta kaleye geçtin. Bundan sonra daha fazla görecek miyiz?
“Daha fazla göreceğinizi umuyorum. Milli Takım kalesine hemen geçiyim diye bir acelem yok. Formayı verirlerse tabii ki seve seve oynarım. Benim için öncelikli olan Portekiz’in EURO 2012’ye katılması. Kalede benim ya da Eduardo’nun olması çok fazla önemli değil. Ama tabii ki hedeflerimden biri de Portekiz Milli Takımı’nın değişilmez kalecisi olmak.”

-İdolun kim?
“Petr Cech ve Casillas.”

You may also like

0 comments

By