Lakers fanatiği Kamanan

8 Mayıs 2009

Sivasspor Tesisleri’nde röportajlarımız tüm hızıyla sürüyor. Bilica ile başlayan İbrahim Dağaşan, Sezer Badur ve Mehmet Yıldız ile devam eden röportajlarımızda bu kez konuğumuz takımın etkili forvetlerinden Yannick Kamanan.

Çok neşeli ve sempatik olan bir futbolcu Kamanan, röportajımız sırasında da yüzü sürekli gülüyordu. Hilmi Sever’in sorularını yanıtlayan Kamanan, Türkiye’de en beğendiği futbolcunun Arda Turan olduğunu söyleyip, Türkiye futbolunun çok güçlü olduğunu da sözlerine ekledi.

Kamanan ile Sivasspor’un şampiyonluk yolundaki yürüyüşünden, Türkiye’ye transfer olma sürecine kadar bir çok şeyi konuştuk.

Şimdi bu sıcak röptajla sizleri baş başa bırakıyoruz…

– Sivasspor’un başarısını neye bağlıyorsun?
“Çok büyük bir aile gibiyiz, gerek saha kenarındakiler gerekse sahadakiler olsun bir bütünüz. Takımımızda belki bir yıldız yok ama herkes birbirine yardım ediyor, hep birlikte hareket ediyoruz. Maç içinde her oyuncu birbirine yardım ediyor ve tek düşüncemiz takımın başarısı. Ve tabii ki takım içinde bağlılık çok üst düzeyde.”

– Şampiyon şansınızı nasıl görüyorsun?
“Şampiyonluk kelimesini şu an için kullanmak istemem. Çünkü çok küçük bir avantajla Beşiktaş’ın önündeyiz. Arada 4-5 puan gibi bir fark olursa şampiyonluktan rahat bir şekilde bahsedebiliriz. Ama şu anda bir beraberlik bile alsak liderlik elimizde gidiyor. Bu nedenle şampiyonluğu konuşmak için erken ama lider olmak bile çok güzel.”

 

“AYNI TAKIMLARIN ŞAMPİYON OLMASI SIKICI”

– Türk futbolunda sadece 4 farklı takım şampiyonluk sevincini yaşayabildi. Sivasspor şampiyon olursa bir tarih yazacağının farkında mısın?
“Öncelikle böyle bir şey bizim için harika olur. Tabii ki Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor dışındaki takımları da motive etmiş olur. Tırnak içinde söylüyorum ‘küçük’ takımlara, bu takımları alt edebilecekleri güveni gelir. Çünkü hep aynı takımların şampiyon olması eğlenceli de olmaz. İnsanlar değişiklik ve sürprizler görmek ister. Eğer bu yıl da bu değişikliği biz yaparsak mükemmel olur.”

– Hem güçlü, hem uzun boylu hem de sert şutları olan hızlı bir oyuncusun. Sence en büyük artın, güçlü yanın nedir?
“Hızım olduğunu düşünüyorum ve tabii topla birlikte yaptıklarım. Hep farklı şeyler yapmayı seviyorum. İnsanların görmeye alışkın olduğu şeylerin dışında işler yapmayı deniyorum. Örneğin, eğer hızlıysan hızını kullanırsın. Ama ben hızımı kullanmakla birlikte topu sürmeyi de iyi pas yapmayı veya şut atmayı da bununla birleştirmeye çalışıyorum. Koç bana diyor ki, ‘en iyi yaptığın şeyi yap’ ben de eğer koşmam gerekiyorsa koşuyorum, topu sürmem gerekiyorsa sürüyorum, pas atmam lazımsa atıyorum. Çok da fazla üzerine düşünmüyorum. Çünkü düşünürseniz o anı kaybedersiniz.”

“İSRAİL’DEN FAZLA SEÇENEĞİM YOKTU”

– İsrail her zaman sorunlarla boğuşmuştur ve tehlikeli bir yer olarak gözüküyor. Türkiye’den önce bu ülkede futbol oynamayı nasıl kabul ettin?
“O dönemde çok fazla bir seçeneğim yoktu, zor bir durumdaydım. Elimdeki tek şans İsrail’e gitmekti ve bunu yaptım. Politik sebeplerden ve kargaşadan dolayı ilk gittiğim dönem oldukça korkutucu geçti. Kulüp yetkilileri ve menajerimle de konuştuğum zaman ‘seni güvenli olmayan bir yerde bulundurmayız’ dediler. İsrail’de iki yıl geçirdim. Evet İsrail karışık bir yer ancak benim yaşadığım Tel Aviv güvenli bir şehirdi.”

– Türkiye’ye, Sivasspor’a gelişin nasıl oldu?
“İsrail’de ve Türkiye’de menajerlerim vardı. Türkiye’deki menajerim aynı zamanda 16 yıllık arkadaşım. O Sivasspor’un benim gibi bir oyuncuya ihtiyacı olduğundan bahsetti ve benimle ilgilendiklerini söyledi. O dönemdi birkaç teklif daha almıştım ama tercihimi Sivasspor’dan yana kullandım. Çünkü Sivasspor’un kariyerim için en iyi tercih olduğuna karar vermiştim. Türkiye ligi kaliteli bir lig, Avrupa’da tanınıyor ve güçlü bir imajı var. Eğer iyi bir futbolcu olup olmadığınızı öğrenmek istiyorsanız böyle güçlü liglerde oynamalısınız. Türk futbolu için de olduğum için çok mutluyum.”

– Türkiye’ye gelmeden önce herhangi bir önyargın var mıydı?
“Hayır, yoktu sadece güzel şeyler duymuştum. Ve tüm bu güzel şeyleri de yaşayarak görüyorum. İsrail ve İsviçre’ye giderken çok kötü şeyler duymuştum ama Türkiye hakkında bu tarz şeyler hiç kulağıma gelmedi.”

“İNSANLAR ‘KAMANAN İYİ BİR FUTBOLCU’ DEMELİ”

– Sivasspor’dan sonraki hedeflerin neler? Avrupa’ya dönmek istiyor musun?
“Öncelikle burada başarmamız gereken işler var. Bir gün gitmek zorunda kalırsam bile Türkiye’de iyi bir isim bırakarak gitmeliyim. İyi bir oyuncu olarak hatırlanmalıyım. Sorulduğu zaman herkes ‘Kamanan iyi bir oyuncuydu’ demeli. Ama önümde daha zaman var ve burada daha çok oynamalıyım, buradaki oyun tarzını ve dili daha iyi anlamalıyım. Türkiye’deki futbolu ve yaşam tarzına uyum sağlamalıyım. Gelecekte ne olacağını tabii ki bilemeyiz, benim için şu an öncelik Sivasspor.”

– Türkiye’den ya da Avrupa’dan teklifler alıyor musun?
“Şu an için buna yanıt veremem.”

– Bu kadar kısa sürede uyum sağlamayı bekliyor muydun?
“Sivasspor’a transferim gerçekleştiğinde kısa sürede uyum sağlamayı umuyordum. Sivas’a gelince de beklediğimden çok daha iyi bir ortam buldum. Herkes bana çok sıcak davrandı, her konuda yardımcı oldular. Bu güvenimin de yerine gelmesini sağladı. Başkanımdan, hocama, futbolcu arkadaşlarımdan, taraftarlarımıza kadar beni çok iyi karşıladılar. Tıpkı bir aile gibiyiz, Sivasspor’da çok mutluyum ve umarım uzun yıllar burada kalırım.”

– Türkiye’ye gelmeden önce hangi takımları tanıyordun?
“Sadece 4 büyükleri tanıyordum. Çünkü bu takımlar Avrupa’da da mücadele ediyorlardı. Yurtdışında sadece bu takımların adını duyabiliyorsun.”

“TAKIMIM İÇİN DÜŞÜNÜYORUM”

– Takımda 4 tane çok iyi forvet var. Bu rekabet senin oyununu nasıl etkiliyor?
“Futbol oynarken takımın için düşünüyorsun, kendin için düşünmüyorsun. Eğer birisi başarılıysa bu takım için iyi demektir. Ben, Mehmet veya diğerleri başarılı olunca bu hepimiz için iyi, ben de başarılıysam bir başkası da başarılıysa mutlu oluyorum  çünkü takım hedefine ilerliyor demektir.”

– Zaman zaman yedek kulübesinde kalıyorsun. Bunu hiç sorun yapıyor musun? Üzülüyor musun?
“Her oyuncu gibi elbette ki bu beni üzer. Her futbolcu sürekli oynamak ister. Ama ortada bir takım var ve takım kazanıyorsa sen de takımın bir parçası olduğun için sevinirsin. Kişisel olarak soruyorsanız elbette ki oynamak istiyorum ama beklemem gerekiyorsa da beklerim. Bu futbol oyunudur, oynamak isteyen sadece ben değilim ki. Benim de beklemem gereken zamanlar olabilir. İlk 11 de daha fazla yer almam için öncelikle Türkiye’ye tam olarak yerleşmiş ve uyum sağlamış olmam gerekir diye düşünüyorum.”

– Sivasspor’da bir 10 numara eksikliği var mı? İstediğin pasları alabiliyor musun?
“Türk futboluna çok yeniyim, benim için burada her şey çok farklı. Hala öğrenmem gereken fazlasıyla şey var. Orta sahada herkes elinden gelenin en iyisini yapıyor, bazen iyi paslar alırsınız bazen de alamazsınız. Ama burada bana göre önemli olan herkesin takımı için en iyiyi yapmaya çalışmasıdır. İyi paslar alamasam da ben oyunuma bakarım, iyi bir şeyler yapmaya çalışırım. Bu konuda da bir eksiğimiz varsa bunu teknik direktörümüz halledecektir.”

“ARDA HER TAKIMDA OYNAR”

– Türkiye’de en beğendiğin futbolcu kim?
“Arda.”

– Neden Arda?
“Bence çok çok iyi bir oyuncu. Beni en fazla etkileyen futbolcu kesinlikle o. Müthiş bir yeteneği var, ne zaman ne yapacağı belli olmuyor.”

Arda sence Avrupa’da başarılı olur mu? Önemli kulüplerde forma giyebilir mi?
“Bundan hiç kuşkum yok. Avrupa’ya giderse mutlaka başarılı olur ve her kulüpte rahatlıkla forma giyebilir.”

– Bülent Uygun hakkında neler söylersin?
“Çok iyi ve eğlenceli bir insan. Onunla çalışmak büyük bir zevk, hiçbir zaman üzerinizde baskı ya da dışlanmışlık hissetmiyorsunuz. Bazı teknik direktörler iyi oynayamadığınız dönemlerde sizi kenara alır ve hiç ilgilenmez, konuşmaz bile. Ama Bülent Uygun, her oyuncusuna eşit mesafede yaklaşıyor, hepimizle tek tek ilgileniyor ve hep güler yüzle yaklaşıyor. Bence harika bir insan ve teknik adam.”

O BİR LAKERS FANATİĞİ

– Kamanan futbol dışında neler yapar?
“Eşim hamile, o yüzden çoğunlukla evde onunla zamanımı geçiriyorum. Boş zamanlarımın büyük bölümü evde televizyon izleyerek geçiyor.”

– Televizyonda genellikle neler izlersin?
“Basketbolu çok seviyorum, NBA maçları benim için bir tutku. Antrenmanlarımız ve maçlarımız bitince futboldan uzaklaşmak istiyorum. Çünkü bütün gün bir konuyla ilgilendikten sonra evde başka bir şeyle uğraşmak istiyorum. Bu nedenle fazla futbol maçı seyretmem, NBA maçlarını ise kaçırmamaya çalışıyorum.”

– NBA’de favori takımın hangisi?
“Tabii ki Los Angeles Lakers.”

– Cleveland da çok güçlü, peki şampiyon kim olacak?
“Lakers bu işi bitirir.”

– PlayStation ile aran nasıl?
“O da vazgeçilmezlerimden biri.”

– Hangi takımı seçiyorsun?
“Inter Milan favori takımım.”

– Ibrahimoviç’i de seviyorsun o zaman?
“Elbette çok büyük bir oyuncu ama benim favori futbolcum değil, aslında gerçekte Inter Milan da favori takımım değil. Oyunda güçlü bir takım ama sadece oyunda.”

“YEMEK BULAMAYAN İNSANLAR VAR”

– Sivas’ta günlerin nasıl geçiyor? Türk yemeklerine alışabildin mi?
“Sivas, daha önce yaşadığım şehirlerden çok farklı. Eşimle birlikte buraya alışmaya çalışıyoruz. Sivas halkı bu konuda bize çok yardımcı oluyor. Yemek konusunda da hiç sorun yapmıyoruz, yapılan tüm yemekleri yiyoruz. Evet farklı yemekler ancak çok lezzetli. Hayatta çok kötü koşullarda yaşamaya çalışan ve yemek bulamayan insanlar var. Bu nedenle bu konuyu hiç problem yapmıyoruz. Ayrıca bir şey farklıysa da bunu sorun etmem. Farklı şeylerle hayatla ilgili daha çok bilgi edinmiş oluyorum. Her günün zevkini çıkartıyorum.”

You may also like

0 comments

By