‘Katar’da işler namaza göre ayarlanıyor’

Bülent Uygun Katar’daki ilk Türk teknik direktör. Al Jazeera’den Hilmi Sever’e konuşan Uygun, ilk günlerde kendisine şüpheyle yaklaşıldığını ama şimdi Katar takımlarının Türk çalıştırıcıların peşinde olduğunu söyledi.

Bülent Uygun Sivasspor’a tarihinin en başarılı günlerini yaşattı. Süper Lig’de şampiyonluğu son anda kaçırdı. Eskişehirspor ve Gaziantepspor gibi Anadolu’nun iki güçlü ekibinde de görev yaptı.

 42 yaşındaki futbol adamı şimdi Katar ekibi Umm Salal’ın başında.  Bu ülkede kulüp takımı çalıştıran ilk Türk teknik direktör. 12 maçta galibiyet alamayan Umm Salal ile çıktığı ilk dokuz maçında sekiz galibiyet, bir beraberlik elde etti. Körfez ülkesindeki kariyerine hızlı bir giriş yapan Uygun, Türk basınının ilgisizliğinden şikayetçi.

Bülent Uygun, Katar futbolu, Katar’ın 2022 Dünya Kupası ev sahipliği ve Türkiye Süper Ligi ile ilgili Al Jazeera‘nin sorularını yanıtladı.

-12 maçını kazanamamış bir takımın başına geçtiniz. Üst üste galibiyetler kazandınız. Bu başarı nasıl geldi?
Bülent Uygun: Katar’a geldiğimizde yenilgilere alışmış bir takım vardı. Bir anda böyle bir çıkışa geçmek dünyada çok görülen bir şey değil. Takımda oluşan yıkımı gördüm ve ilk günlerde teknik direktörden çok bir psikolog ve mentor gibi hareket ettim. Bir işe başlarken sözler çok önemli. Biz Müslümanlar genellikle kalbimize hitap edilmesini severiz, belki kalplerine hitap ettim. Onlar bana, ben de onlara inandım. Ardından taktiksel değişikliklere gittim. 2007’de ortaya koyduğum ‘görsel analiz’ yöntemiyle, rakibin ve kendimizin iyi ve kötü taraflarını futbolculara izlettirdim. Bunun katkısı çok büyük oldu. Global düşündük, tüm dünyadaki futbol mantalitesini toplayıp, lokal anlamda uyarladık. Bunun karşılığını da aldık.

-Katar’daki hedefleriniz neler?
Ligdeki diğer 13 takıma göre çok düşük bir bütçeye sahibiz. Sezonu ilk dört içinde bitirmek en büyük hedefimiz. İlk dörtte yer alıp Asya kupalarına gitmek çok büyük başarı olur. Başkanımızla henüz yeni sözleşme yapmadık. Bir iki takımdan teklif geldiğini duyuyorum. Başka Arap ülkelerinden de teklifler geliyor. Seneye şampiyonluğa oynayan bir takım kuracaksak Umm Salal’da kalmak istiyorum. Allah’a şükürler olsun yaptığımız başarılardan herkesin haberi var, bir tek Türkiye’dekilerin haberi yok. Ama Tabata’nın attığı üç golden Türkiye’deki herkesin haberi var. Hatta bizim oraya gittiğimizden bile haberleri yok. Sayın Başkan Şeyh Faysal, lütfedip bizi transfer etti. Ne kadar doğru bir karar verdiği ortaya çıktı. Çünkü Katar’da Türk hocalara karşı bir şüphe vardı. Katar’da Fransa, İspanya ve İtalya’nın ünlü hocaları çalışıyor. Üst sıralara oynayacağız dediğimde ‘hoca alay ediyor’ derken, şimdi ‘Türk doğru söylüyormuş’ diyorlar. Şu an en az iki üç Türk teknik direktörün transferi konusunda özel çalışmalar yapıyorlar.

-Kimler bu teknik direktörler?
Aykut Kocaman haberleri zaten çıkmıştı. Bana sordular, ben de Aykut Kocaman, Şenol Güneş, Yılmaz Vural, Samet Aybaba gibi deneyimli, Ertuğrul Sağlam ve Abdullah Avcı gibi genç ve değerli hocalarımız çok başarılı olur dedim.

-Katar’da yabancı oyuncu sınırlaması 3+1. +1 de Asyalı oyuncuları kapsıyor. Türk oyuncuları Katar’da görme şansımız var mı?
Asyalı futbolcu statüsüne Türkleri de sokmaya çalışıyorum. Katar Federasyonu’na bu konuyu ilettim. Federasyon başkanımız bu konuyu değerlendirecek. Çünkü biz de Asya’yı Avrupa’ya bağlayan çok önemli bir ülkeyiz. Müslüman bir ülkeyiz. Bunu başarırsak birçok oyuncumuz Katar’a gitmiş olur. Yeni sezonda Emre Kılınç, Aydın Karabulut, Emre Şahin gibi genç yeteneklerimizi oraya götürme düşüncem var. Bunun yanında Tuncay Şanlı, Servet Çetin, Necati Ateş ve İbrahim Toraman gibi tecrübeli oyuncuların isimlerini de yönetime bildirdim. Bizim takımda dört yabancı hakkımız dolu. Ama sezon sonu bu oyuncular ile ilgili görüşeceğiz.

-Türkiye’de futbol oynayan gençler genellikle maddi durumu kötü olan kişiler. Katar’da ise halkın gelir düzeyi yüksek. Zengin futbolcuları idare etmek zor mu?
Asla şımarık ve kibirli değiller. Futbolu bir eğlence olarak görüyorlar. Disiplin konsunda en ufak bir sorun yaşamıyorum. Katar’da tüm işler namaza göre ayarlanıyor. En önemli şey namaz kılabilmek. Ben de işleri ona göre ayarlıyorum. Allah’ın verdiği nimetlere ve sağlığa şükretmeden yaşamıyorlar. Katar’da ezan okununca hemen seccadeler seriliyor, takım kaptanı, minik ve yıldızlar hocaları başta olmak üzere arka arkaya sıralanıp namaz kılıyorlar. Maçlardan önce de namazımızı kılıyoruz. Böyle insanların da şımarık davranmasını beklenmez. Bu da benim çok hoşuma gidiyor. Biz de genç takımdayken Ekrem Karaberberoğlu hocamız bize abdest almayı, namaz kılmayı, duaları, Atatürk ilke ve inkilapları ile konuşma kültürüne kadar çok dersler verirdi.

-Katar’da futbola bakış açısı nasıl?
Futbola ekonomik olarak bakmıyorlar, keyif olarak görüyorlar. Futbol izleyicileri de keyif insanları. Tribüne gelmek yerine televizyon karşısında nargile ile dev ekranlarda maç izlemeyi tercih ediyorlar. Tribünlere halkı çekebilmek için çekilişle araba bile veriyorlar. Bunun yanı sıra her ay dünyanın tüm ünlü sporcuları Katar’a geliyor. Sportif aktiviteler anlamında emir çok hassas davranıyor.

-Katar 2022 Dünya Kupası’nı başarı ile düzenleyebilir mi?
Katar, Dünya Kupası’nın fazlasıyla altından kalkacaktır. Şeyh Tamim, Müslümanların bu işi mükemmel yapılabileceğini tüm dünyaya gösterecektir. Onunla konuşma şansım da oldu, halkı için hiçbir şeyden gözünü sakınmayan, dürüst ve mert bir insan. Şeyh Emin Tamim adeta hayaller ülkesi kurmuş. Dünya Kupası için bütün imkanlar seferber edilmiş durumda. Dünya böyle bir organizasyonu bir daha zor yapar ve zor görür diyebilirim. İnşallah 2022 Dünya Kupası’nda Türkiye de yerini alır.

Kariyer planlamanız arasında Türk Milli Takımı’nı çalıştırmak var mı?
Futbolda çok uzun planlar yapmayı sevmem ama hayallerimin arasında tabii ki milli takımı ve Fenerbahçe’yi çalıştırmak var. Katar’da başka takımlarda çalışmak, bir Anadolu takımını şampiyon yapmak ve Şampiyonlar Ligi Kupası’nı kaldırmak var. Olur ya da olmaz bunu Allah bilir. Cenab-ı Hak bana çok güzellikler nasip etti. Çok büyük iftiralara uğramama ragmen Allah bana herşeyi nasip etti.

-Süper Lig’de hangi takım şampiyon olur?
Süper Lig’de ben oldum dediğin andan itibaren olamadığın bir ortam var. Türk futbolcusunda çabuk havaya girme ve verilen görevi unutma duygusu var. Şımarma fazlasıyla var. Futbolcular bazen baskıyı kaldıramıyorlar. Hocalarda da stratejik hamleleri yapamama gibi sıkıntılar var. Kimin şampiyon olacağınızı bilmeniz zor oluyor.  Üç takım şampiyonluk yarışı içinde am Fenerbahçe’nin önemli bir avantajı var. Galatasaray-Fenerbahçe maçı şampiyonluk yarışında önemli bir dönüm noktası olacaktır. Sürece baktığınızda Fenerbahçe’nin uzak ara şampiyon olması gerekiyordu. Sezon başından bu yana Galatasaray çok büyük sendromlar atlattı. Beşiktaş’ın da yaşadığı haksızlıklar bu duruma gelmesini sağladı. Yine de çok büyük bir avantajı var.

-Türkiye’de sürekli olarak hakemler tartışılıyor….
Hakem hataları sadece bir takıma değil herkese yapılıyor. Ve bu hatalar devam edecek. Yedi yıldan bu yana Türk futbolu ile ilgili fikirlerimi söylediğim için beni yerden yere vurdular. Federasyon başkanına bile şikayet ettiler. Hakemlikte profesyonelliğe geçilmesi gerekiyor. Dünyada ilk profesyonel hakemlik sistemini getirerek dünyaya örnek olmamız gerekiyor. Her bir hakemin antrenörü, psikolog ve mentorünün olması gerekiyor. Hakemliğin ardından, temsilci ve gözlemci olarak emekliye ayrılmalılar. Hakemlere 15 bin lira maaş, bir gün istirahat, bir gün maç, beş gün idman olarak iş planı yapılmalı. Hakemliğin hobi olarak yapılmaması gerekiyor. Türk futbolunda özde reformlarının yapılma zamanı geldi. Türkiye’nin alt yapısı rezil durumda. Kulüpleri borç batağına batırmış yöneticiler elini kolunu sallamış şekilde geziyor. Kulüplerimizin tesis eksikleri var. Futbolcuların sigortaları yok. Malatyasporlar, Kocaelisporlar bu nedenle kaybolup gitti. Reformlar yapılmazsa büyük turnuvaların hep dışında kalırız. Bu reformlar yapılırsa 10 sene sonra dünya ve avrupa şampiyonlukları kazanılabilir.

-Katar’da Türkiye algısı nasıl?
Türkler’e karşı inanılmaz bir sevgi var. Tabii bir numarada Sayın Başkbakanımız Recep Tayyip Erdoğan bulunuyor. İki numarada ‘Muhannad’ Kıvanç Tatlıtuğ ve üç numarada da Muhteşem Süleymanımız var. Katar’da sokakta zor yürürler. Türküm diyince hemen bana bu üç insanı soruyorlar. Onların yaşamlarını merak ediyorlar. Katar’da, Pop Star’dan daha fazla ilgi görecekleri kesin. Türklere karşı özel saygı ve sevgi duyuyorlar. Sayın Başbakanın, Müslümanlara, Mısır’a, Suriye’ye, Filistin’e yaptığı yardımları örnek alıp destekliyorlar. Türkiye’ye yatırıma çok istekliler. Başbakanımızla birlikte 15 milyar dolarlık bir ekonomik işbirliği trendine girmiş durumdalar. Bunu 50 milyar dolara çıkarmayı hedefliyorlar. Türklerin, Katar’da iş yapması için tüm kapıları açıyorlar. Türkiye’ye ilgilerinin neticesinde benim bildiğim yalnızca Sapanca’da 300-400 tane villa satın aldılar. Osmanlı’dan bu yana bize karşı sevgileri devam ediyor. Orada yaklaşık sekiz bin Türk var ve bir çok Türk şirketi orada iş yapıyor.

You may also like

0 comments

By