‘Jardel iki gol atacağım derdi atardı’

 Sıkıntılı futbol gündemi nedeniyle ara verdiğimiz Portekiz’de gerçekleştirdiğimiz röportajlarımıza devam ediyoruz. 2000-2001 sezonunda G.Saray’a transferi son anda gerçekleşmeyen Porto’lu eski futbolcu Carlos Chainho, Hilmi Sever’in sorularını yanıtladı. Carlos’a özlem duyduğu G.Saray formasını da giydirdik…

Şike soruşturması nedeniyle röportajlarımıza biraz ara vermek zorunda kaldık. Futbolumuzun sıkıntılı bir süreçten geçtiği günlerde maalsef futbolun farklı ve güzel yönlerini ortaya koymak da zor oluyor.

Portekiz’de gerçekleştirdiğimiz röportajlara Galatasaray’ın yeni transferi Portekizli ön libero Carlos Narciso Chaínho ile devam ediyoruz. Güçlü fiziği, çalışkanlığı ve sert futboluyla tam Galatasaray’ın aradığı orta saha oyuncusu. İşin şaka tarafı bir yana Portekiz futboluna uzun yıllar hizmet eden ve Porto, Zaragoza ve Panathinaikos gibi önemli takımların formalarını giyen Carlos Chainho’nun, 2000-2001 sezonunda Galatasaray’a transferi son anda gerçekleşmemişti. Jardel, son anda kıvrak bir çalımla Porto yerine Sporting’i tercih edince Carlos’un da Galatasaray düşleri yarım kalmıştı.

Biz de onun büyük Galatasaray özlemini Türkiye’den getirdiğimiz Galatasaray formasıyla dindirdik. Galatasaray formasını gören Carlos da hemen formayı üzerine geçirdi ve ortaya bu güzel kare çıktı.

Carlos ile röportaj yapmamızın tek nedeni, eski bir Portekizli futbolcu olması değil. Carlos aynı zamanda, Porto’nun, Lizbon’daki tek futbol okulunun da sahibi. Sporting Lizbon ve Porto arasındaki müthiş rekabeti düşününce bunun bir çılgınlık olduğuna da hak vereceksiniz. Porto ve Lizbon A takımları arasındaki yarışın bir benzeri de alt yapılarda yaşanıyor. Bu konuda Porto rakibinin biraz gerisinde kalmış olsa da Dragon Force okullarıyla bu açığı hızla kapatmaya çalışıyorlar.

Carlos Chainho’nun sahibi olduğu Lizbon’daki Dragon Force Futbol Okulu’nu ziyaret ettik. Daha sonra ise bizi evine davet eden Carlos’un bu nazik davetini kabul ederek, akşam yemeğinde evinde buluştuk. Bu sayede, deneyimli oyuncunun müthiş forma koleksiyonu ve ödüllerini de görme şansı yakaladık.

Şimdi ilgiyle okuyacağınızı düşündüğümüz bu röportajla sizleri başbaşa bırakıyoruz:

-Futbol kariyerini kısaca anlatabilir misin?
“Futbola Casa Pia’nın sahasında başladım. 1994 yılında Estrela Amadora’ya transfer oldum ve 4 yıl futbol oynadım. Burada gösterdiğim performansla Porto’ya transferim gerçekleşti. Porto’da kaldığım 3 yıl boyunca önemli başarılara imza attık. Daha sonra La Liga ekiplerinden Zaragoza’dan teklif geldi ve bu teklifi kabul ettim. Ardından sırasıyla, 1 yıl Panathinaikos, 2 yıl Maritimo, 2 yıl Nacional, 1 yıl Alki Larnaca ve son olarak da 1 yıl İran’ın Shahin Bushehr takımında oynadıktan sonra futbolu bıraktım.”

“F.BAHÇE’YE KARŞI OYNADIM”

-Türk takımlarına karşı hiç forma giydin mi?
“Panathinaikos’ta forma giyerken Fenerbahçe’ye karşı oynadım. İlk maçta Türkiye’de 2-2 berabere kaldık, daha sonra Yunanistan’da Fenerbahçe’yi 4-0 mağlup ettik. Ortega ve Washington gibi isimler vardı. O sezon UEFA’da Porto şampiyon olmuştu, biz de ilerleyen turda Porto’ya elenmiştik.”

-O maçta Fenerbahçe’yi nasıl bulmuştun?
“Çok iyi oyunculara sahiplerdi. İstanbul’da da müthiş ve ateşli taraftarları vardı.”

-Yunan taraftaları da çok överler. Türkler daha mı ateşli?
“İkisi de çok iyi. Panathinaikos, Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Olympiakos gerçekten çok ateşli taraftarlara sahipler. Bu takımların taraftarları futbolla yatıp, futbolla kalkıyorlar.”

“JARDEL GELECEKTİ BEN DE G.SARAY’A GİDECEKTİM”

-G.Saray’a transferinin son anda gerçekleşmediğini biliyoruz. Bunu senden dinleyebilir miyiz?
“Porto’da forma giyerken, Galatasaray’la bir oyuncu takası gündeme geldi. Jardel, Porto’ya geri dönecekti, G.Saray’da buna karşılık üç oyuncu istiyordu. Bu üç oyuncu içinde ben, Dmitri Alenichev ve şu anda Valencia’da oynayan Ricardo Costa vardı. Biz de G.Saray’a gitmeye hazırdık ve özellikle ben Galatasaray’da oynamayı çok istiyordum. Ancak son anda Jardel, Sporting Lizbon’u seçti ve bizim Galatasaray’a transferimiz son anda gerçekleşmedi. Eğer, Jardel Porto’yu seçseydi, Galatasaray’da başarılı olacağımıza inanıyordum. Panathinaikos’tan, Maritimo’ya döndükten sonra da Türkiye’den menajerler aracılığıyla teklifler geldi ancak bunlar ciddi bir aşamaya ulaşmadı.”

-Bu takımların adlarını hatırlıyor musun?
“Yanlış hatırlamıyorsam bir tanesi Tabata’nın oynadığı takım olmalı.”

-Gaziantepspor mu?
“Evet, Gaziantepspor.”

-Galatasaray’a transfer olmak ister miydin?
“Galatasaray’a transferimin gerçekleşmesini çok isterdim. Avrupa’da elde ettiği başarılar ve ortaya koyduğu futbol çok etkileyiciydi. O takımın bir parçası olmak benim için büyük gurur olurdu.”

“JARDEL İKİ GOL ATACAĞIM DERDİ ATARDI”

-Jardel, G.Saray’a transfer olmadan önce Porto’da onunla birlikte oynadın. Jardel nasıl bir golcüydü?
“Ben çok fazla forvet oyuncusu ile oynadım, Jardel bunlar içinde tartışmasız en iyisiydi. Jardel gibi golcü görmedim. Bazı maçlardan önce yanımıza gelip; ‘prim kazanmak istiyor musunuz? Sizin için iki gol atacağım’ diyordu ve o maçta çıkıp iki gol atıyordu. Maçtan sonra da yanımıza gelip; ‘sayemde para kazandınız, hepinizden payımı alıyım’ diyerek takılırdı. Tabi Jardel’i Jardel yapan da Drulovic ve Deco’ydu. Çok kuvvetli bir takımımız vardı.”

-Jardel’le görüşüyor musunuz hala?
“Evet görüşüyoruz, onu çok severim.”

-Futbol hayatında unutamadığın olay nedir?
“Porto ile kazandığım lig ve kupa şampiyonluğu benim için unutulmazdı. Zaragoza’da oynarken de Ronaldo ve Zidane gibi büyük oyunculara karşı oynadım. Ama en unutamadığım şey, Porto’da yılın oyuncusu seçilmemdi. Porto’da her yıl tüm branşları kapsayan bir şekilde, taraftarlarımızın oylamasıyla bir ismi yılın sporcusu seçerler. 1999-2000 sezonunda yılın sporcusu seçildim. O ödül benim için çok özeldi.”

“PORTO’NUN YENİ HEDEFİ…”

-Profesyonel futbolculuğu bıraktıktan sonra, futbol okulu açmaya nasıl karar verdin? Hem de Porto’nun futbol okulunu Lizbon’da açtın…
“Bunun için bir çok kişi bana çılgın dedi. İki takım arasında büyük bir rekabet var ve bu zor bir karardı. Porto’nun Lizbon’daki ilk ve tek futbol okulunun sahibiyim. Porto Kulübü ile aram geçmişten bugüne çok iyi olduğu için Lizbon’da futbol okulu açmama onay verdiler. Okulumuzu eylül ayında açtık ve her şey şu an yolunda gidiyor.”

-O zaman yakında yeni yıldızları bu okuldan çıkmış olarak görebiliriz…

“Porto’nun yeni hedefi, şu anda yaptığı gibi yurt dışından yetenekli oyuncuları bulmak değil, kendi bünyesinden oyuncular yetiştirmek. Bundan yaklaşık 5 sene sonra, Porto A takımında bu okuldan çıkmış gençleri görebileceksiniz. Portekiz’de Porto’nun bir çok futbol okulu var, bu okullardaki yetenekli gençler, belirli bir süre sonra Porto’nun kuzeydeki ana futbol okuluna gidecekler.”

“TÜM FUTBOLCULAR PORTO’DA KALMAK İSTER”

-Kaç yaşında ana futbol okuluna yetenekli çocuklar gönderiliyor?
“12-13 yaşında ana futbol okuluna gidiyorlar.”

-Burada bir çok alt yapı hocası var. Bayanları da görüyoruz. Hocaları seçerken nelere dikkat ediyorsunuz?
“Porto’nun futbol okullarında her zaman en iyi hocalar çalışır. Burada da çalışmak için bir çok isim başvurdu, aralarından en bilgili olanlarını, kulüple birlikte seçtik. Porto şu anda Portekiz’in tartışmasın en iyi kulübü. Disiplin ve çalışma açısından da son derece sıkı bir kulüptür. Bu nedenle çocukların Porto’nun temel değerlerini küçük yaşta almaları gerekiyor. Porto’daki tüm oyuncular Porto’da kalmak ister, hiç biri buradan gitmek istemez.”

-Hocaların Porto’yu tutmasını şart koşuyor musunuz?
“Öyle bir kural yok ama yüzde 70’i Porto’lu diyebiliriz.”

“PORTO KAZANMAKTAN SIKILMAZ”

-Porto’nun Portekiz’deki bu üstünlüğü uzun yıllar devam eder mi?
“Porto’da öğrendiğim en önemli şey şuydu; ‘Porto asla kazanmaktan sıkılmaz, ne maçı olursa olsun Porto sahaya kazanmak için çıkar. Bu sene UEFA’yı aldık, seneye de Şampiyonlar Ligi’ni alacağımızı düşünüyorum. Porto bambaşka bir takımdır. Farklı bir sihri vardır.”

-Porto’nun en iyi oyuncusu kim?
“Hulk ve Falcao diyeceğim. İkisini birbirinden ayıramam. İkisi de müthiş yeteneklere sahipler ve Porto’yu büyük başarılara taşıyorlar.”

“EN İYİSİ HASAN ŞAŞ”

-Peki Türkiye’nin en iyi takımı hangisi?
“Türk futbolunu çok iyi tanıyorum, bir çok maçı izliyorum. Portekizli oyuncuların Türkiye’deki sayısı arttıkça çok sayıda Portekizli’nin, Türkiye Ligi’ne ilgisi artıyor. Beşiktaş taraftarlarını çok ateşli buluyorum. Fenerbahçe çok havalı bir takım. Galatasaray’ın başarıları ve imajı çok iyi.”

-En iyi Türk futbolcusu kim?
“Hasan Şaş. Onu her zaman çok beğenmiştim. Real Sociedad’dayken Nihat’ı da çok beğeniyordum. Dünya Kupası’nda 3. olan takım inanılmazdı. Rüştü de büyük bir yetenek. Bu saydığım isimler arasında tabii ki Hasan Şaş’ın yeri ayrı.”

-Türk Futbolu’yla ilgili neler söyleyeceksin?
“Türk Futbolu’nda çok büyük bir potansiyel var. İyi futbol okullarıyla Türk Futbolu çok daha iyi yerlere gelecektir. Çok teknik ve hızlı oyuncularınız var. Hakan Şükür, Hasan Şaş gibi büyük oyuncularınız, futbol okulları açarak yeni yetenekler yetiştirebilir.”

You may also like

0 comments

By