İstanbulspor yeniden doğuyor!

17 Aralık 2010

Onlarınki bambaşka bir aşk. Büyük bir başarıya ya da kupalara değil. Onların aşkı lise sıralarına dayanıyor. Türkiye’nin en köklü liselerinden olan İstanbul Erkek Lisesi sıralarında başlayan bu sevgi, bugün tam anlamıyla bir tutku halini almış durumda.

İstanbul Erkek Lisesi mezunu ve tam bir İstanbulspor aşığı olan başkan Saffet Molvalı’nın liderliğinde biraraya gelmiş olan yöneticiler çok başarılı işlere imza atıyor.  Kulüp bugün yeniden ayağa kalkmaya başlamış ve önüne çok daha güvenli bir şekilde bakıyorsa bunda Başkan Molvalı’nin büyük pay sahibi olduğunu söylemeden geçmemeliyiz. Molvalı’nın liderliği, tüm camianın kenetlenmesine sebep oldu.

Sarı-siyah renkli dünyanın en büyük şehirlerinden olan İstanbul’un adını taşıyan İstanbulspor’u bugün amatör kümeden hakettiği yer olan profesyonel liglere taşımanın telaşındalar. Tabii ki bu hiç kolay bir hedef değil. Büyük sıkıntılar içinde 2. amatör kümeden aldıkları takımı, bir sezon sonra 1. amatör kümeye yükselttiler. Burada geçen bir sezondan sonra ise İstanbulspor artık Süper Amatör kümeye yükselmişti. 3. Lig için artık çok kısa bir yol kalmıştı. Ama röportajımız ilerledikçe hedeflerin yalnızca 3. Lig’le sınırlı kalmayacağını da anlamıştık.

Tabii bu arada ‘İstanbulspor Spor Toto 3. Lig’de mücadele etmiyor muydu?’ sesleri de kulağımıza gelir gibi oluyor. O İstanbulspor A.Ş. yani İstanbul Erkek Liselilerin gönül verdiği takım değil. Zamanında Cem Uzan tarafından satın alınan futbol takımı. İsterseniz bugünlere nasıl gelindiğini, takımın son durumunu ve hedeflerini de röportajlar gerçekleştirdiğimiz konuklarımızın ağzından öğrenelim.

İstanbulspor’un Bakırköy Belediye Stadı’nda gerçekleştirdiği antrenman öncesinde Başkan Yardımcısı Mustafa Yurttaş, Genel Kaptanı Metin Yücesan ve takımın yıldız oyuncusu Gürkan Demirci ile bir araya geldik.

Şimdi bu röportajla sizleri başbaşa bırakıyoruz:

İlk sorularımızı herkesin ‘Başkan’ diyerek hitap ettiği Mustafa Yurttaş’a yöneltiyoruz.

-Öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz? İstanbulspor sevdası nereden geliyor?
“1975-1981 yılları arasında İstanbulspor’da top oynadım. O yıllarda top oynadığımız dönem arkadaşlarımla 25-26 yıl sonra bir araya gelmeye başladık. Bu bir araya gelmemizin sebebi de 76-77 sezonunda Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş gibi takımlar arasında profesyonel gençler liginde şampiyon olmuştuk. Yıllar sonra o dönemki arkadaşlarımızı bir şekilde bulduk ve keyifli sohbetler gerçekleştirmeye başladık. Bu bir araya gelmeler bizim için bir başlangıç oldu. Bu toplanmalarımız bizden önce ve sonra İstanbulspor’da top oynayan arkadaşlarımızı da tetikledi, onlar da bizimle yemeklere ve toplantılara katılmaya başladı. Ve bu sayı arttıkça kulübün durumunu masaya yatırmaya başladık.

“TMSF TARAFINDAN YÜZDE 10’LUK HİSSEMİZ YOK SAYILDI”

-Peki o günlerde İstanbulspor’un durumu neydi?
“O dönemde İstanbulspor A.Ş. TMSF tarafından önce Saffet Sancaklı’ya ardından da başka bir yere satılmıştı. İstanbulspor A.Ş. satılmıştı ancak İstanbulspor’un bünyesinde bulunan amatör branşların halen İstanbul Erkek Liseliler Vakfı’nın mülkiyeti altında devam ettiğini öğrendik. İstanbulspor A.Ş.’nin de bizim orjinal İstanbulsporumuzun, İstanbul A.Ş.’de bulunan yüzde 10’luk hissesi TMSF tarafından yok sayılarak satılınca İstanbulspor A.Ş. ile herhangi bir organik bağımızın kalmadığı da ortaya çıktı.

İçinde önemli günlerimizin geçtiği İstanbulspor takımını yeniden ayağa kaldırabilir miyiz? diye güç birliği oluşturduk ve 2009 Ocak ayında bir seçim oldu. O seçimde arkadaşlarım beni ön plana çıkartarak yönetime girdim. Yönetim sistemimizde Vakfın onayı da gerekiyordu, vakıfta da ismim onaylandı. O tarihten itibaren kulübü ele aldık. Futbol takımı ile başladık. Futbol takımı 2. amatör kümedeydi, sezon yeni başlayacaktı. Çok zayıf bir takımımız vardı. Fakat insanların çok iyi motive olması ile bir şeyler yapılabileceğini biliyorduk. Bizler de İstanbulspor’un en parasız ve kötü zamanlarında top oynadık.

İkinci amatör kümede Metin Yücesan sorumluluğu üzerine aldı. Muhittin Hocamız o dönemde takımla tek başına ilgilenmeye çalışıyordu. İte kaka takımı 1. Amatör Küme’ye çıkarmayı başardık. Geçen sene de 1. Amatör Küme’de yeni bir yapılanmaya gittik ve yaptığımız transferler ile Süper Amatör Küme’ye çıktık. Bu sezon başında da yine büyük bir yapılanmaya gittik. Takımda yalnızca dört-beş kişi kaldı, yeni bir takım oluşturduk. Süper Amatör 2. Grup’ta şu an lideriz ve bu sene de inşallah play-off oynayacağız. Play-off’ta da ilk ikiye gireceğimizi düşünüyorum. Daha sonra Bölgesel Amatör Lig geliyor ve bu ligin de önümüzdeki sezon 3. Lig’le birleşmesi bekleniyor.

Basketbolda da ciddi atılımlar yaptık. Çok dar bütçelerle, milyonluk bütçesi olan takımları geçerek 2. Lige yükseldi. Bu sene de birinci ligi zorlayacağımızı düşünüyorum. Birinci lige çıkarsak bu bizim için bir devrim olacaktır.

İstanbulspor takımı için her şeyin başında disiplin geliyor. Disiplin olmadan hiç bir şeyin olmayacağına inanıyorum. Yaklaşık 1000’den fazla kişiyi çalıştıran bir iş adamıyım, buraya sevgimizden geliyoruz.

Burada birinci ligde top oynamış arkadaşlar aramızda var. Onları amatörde disipline etmek çok zordur. Bunu da başardığımızı düşünüyorum. Oyuncularımızın tüm sorunlarıyla ilgileniyoruz, profesyonel takımlarda bu kadar ilgi olduğunu düşünmüyorum.

“İSMİMİZ VE ARMAMIZ SATILIK DEĞİL”

-TMSF nasıl oluyor da yüzde yüzlük hisseyi satabiliyor?
“İstanbulspor önce Emin Cankurtaran’a satılıyor ardından Uzanlar’a devrediliyor. Bu devir esnasında İstanbulspor A.Ş. adı altında bir takıma İstanbulspor’un profesyonel liglerde oynama ve armamızı kullanma hakkı devrediliyor. İstanbulspor adı yalnızca kullanılmak üzere devrediliyor. Bu devirde herhangi bir satış hakkı yoktur. Şu anki mevcut armamız da bize aittir. TMSF tarafından Uzanlar’ın mallarına el konulunca, İstanbulspor’da yüzde 90 hissesine de el koyuyorlar. Ama TMSF İstanbul Erkek Lisesi’ne ait olan yüzde 10 hisseyi yok sayarak, yüzde yüz hisseyi açık arttırmayla Saffet Sancaklı’ya satıyor. TMSF’nin burada yaptığı bir yanlış var. Profesyonel bir takımı siz satabilirsiniz fakat ismi satılık olmayan bir takımı İstanbulspor adı altında satamazsınız. İkincisi kullanım hakkı verilmiş bir kuruluşa armasını satamazsınız. Son olarak da madem bu takımın yüzde yüzünü satıyorsunuz, o zaman satışın yüzde 10’unu bize verin. 3.350 bin dolara takım satıldı, 335 bin dolar hakkımızı verin. Bununla ilgili bir dava açtık.

-Davada son durum nedir?
“Davayı yeni açtık, gelişmeler devam ediyor. Ondan önce de armamız ile ilgili açmış olduğumuz bir dava var. Bu davadan armamızın İstanbul Erkek Lisesi Eğitim Vakfı’na aittir ve bizim iznimiz olmadan hiç kimse tarafından kullanılamaz kararı çıktı. Bu karar çıkınca İstanbulspor A.Ş. armasını değiştirdi, ortasına bir bayrak koydu ve süre kazanmış oldular.

Biz İstanbulspor A.Ş.’yi hiç bir zaman yanlış bir şey yaptılar diye yargılamıyoruz ama köklü bir kuruluşun haklarını da savunmak durumundayız. İstanbulspor faaliyetlerine amatör branşlarda devam etmiş bir kulüptür. Sadece ve sadece profesyonel futbol takımının hakları devredilmiştir.”

“İKİ SENEDEN KISA BİR SÜREDE 2. LİG’DE”

-Profesyonel lige çıktığınız takdirde bir sorun yaşanacak mı?
“TMSF’nin satışı çok sağlıklı bir satış değil. Siz İstanbulspor’un ismini satamazsınız. İsmi satılık olmayan bir takımın İstanbulspor A.Ş. adı altında faaliyet gösterdiğini görüyoruz. Bu vakfın tüzügünde de var. Ama profesyonel lige çıkarsak bir sorun yaşanmayacaktır.”

-Bu okuldan mezun önemli kişilerden destek görüyor musunuz?
“Destek çok az diyebilirim. Balolarımız oluyor, oraya geliyorlar. 13 Ocak’ta Point Otel’de yine bir balomuz olacak. Bu kez daha büyük bir destek bekliyoruz. İstanbulspor Aylık Dergisi çıkardık. Sporx’ten Emre Uğurlu, deneyimli gazetecilerden Ömer Üründül ve Faik Gürses yazılar yazacak.”

-İstanbulspor’u kısa sürede nerelerde görebiliriz?
“Eğer düşüncelerimiz doğru olur ve Federasyonun verdiği programda sapmalar olmazsa iki seneden kısa bir sürede 2. Lig’de olabiliriz. Her geçen gün ekonomik gücü yüksek insanlar da takımımıza destek vereceğini açıklıyor.”

SÜPER LİG KARİYERLİ BİR GOLCÜ GÜRKAN DEMİRCİ

Şimdi de sorularımızı Süper Lig kariyerinin ardından futbol yaşantısını İstanbulspor’da sürdüren, takımın yıldız golcüsü Gürkan Demirci’ye yöneltiyoruz…

-Takımın en dikkat çeken oyuncususun. İstanbulspor’a bu sezon başında mı geldin?
“Evet. Sivasspor’da yaşadığım sorunlardan dolayı amatör takımlardan Hadımköy ile anlaştım ve ardından da bu sezon başında İstanbulspor’a geldim.”

-Şu ana kadar da çok iyi bir grafik çiziyorsunuz?
“İstatistiklere baktığımızda takımımız çok iyi durumda, bu gidişimizi devam ettirmek istiyoruz. Tüm gözlerin üzerimizde olduğunun farkındayız. İnşallah devamı gelecek. İstanbulspor’u hakettiği yerlere getirmek istiyoruz.”

-Süper Lig kariyeri olan bir oyuncusun. Seni kısaca tanıyabilir miyiz?
“İstanbulspor’da Aykut Kocaman döneminde forma giydim. Ardından ikinci ve üçüncü ligde bir çok takımda oynadım. Süper Lig’de bir çok kez forma giydim, 10-12 de golüm var. Ümit Milli Takım’da da forma giydim. Kariyerim Allah’a şükür iyi sayılır.”

“VAMPİR YÖNETİCİLER VAR”

-Peki amatör kümeye seni iten ne oldu?
“Eğitimsiz yöneticiler, kendi kompleksleri nedeniyle diş geçiremedikleri oyuncuları camiaya sorunlu olarak yansıtıyorlardı. Bu nedenle çok isteyen takımlara transfer gerçekleştiremedim. Bir insan kendine bakmayı, giyinmeyi seviyorsa kesinlikle alemci oluyor. Ön yargıyla futbolcuyu bitirmeyi amaçlayan vampir tarzında yöneticiler var. Sivasspor’un kariyerimi iki yıl boyunca çok kötü bir şekilde kilitledi. Bu nedenlerde futboldan çok uzaklaştım. Amatöre geldiğimde herkes neden buradasın, senin yerin burası değil dedi ama futbolda da her şey siyasi oldu.”

-Hangi yıl Sivasspor’daydın ve o dönemde takımın başında kim vardı?
“2006-2007 yıllarında Mecnun Odyakmaz Başkan, teknik direktör Bülent Uygun’du.”

-Henüz 28 yaşındasin, hedeflerin arasında neler var?
“İstanbulspor’da kafa olarak çok rahatım, bizimle çok yakından ilgileniyorlar ve burada kimsenin kötü niyeti yok. Umarım böyle insanlara denk gelir ve profesyonel lige dönerim. Bank Asya’dan teklifler var ama öncelikle İstanbulspor’a faydalı olmak istiyorum. En azıdan bu sezon sonuna kadar burada kalabilirim. Benim için öncelikli olan kafamın rahat olması ve burada da çok mutluyum. Gerekirse İstanbulspor’da da futbolu bırakabilirim, hiç sorun değil. Ama tabii ki büyük hedeflerim de var.”

“EUROSPORT’TA İLK 5 GOLE GİRDİ”

-Süper Lig’deki en güzel golün hangisi?
“Aykut Kocaman’ın forma verdiği ilk maçta İstanbulspor formasıyla, Gaziantepspor’a karşı golümü atmıştım. Güngören Stadı’nda oynuyorduk, Mehmet Yozgatlı’nın ceza sahasına yaptığı ortada top baraja çarptı, ceza sahasının ortalarında boşta kalan topa yatarak voleyi vurdum ve golü attım. Bu gol Eurosport’ta da Avrupa’da haftanın en iyi 5 golü listesine de girmişti, şaşırmıştım. 21 yaşında Allah’a şükür bu duyguları yaşadım.”

-Aykut Kocaman ile aranız nasıldı?
“Aykut Hoca ile aram çok iyiydi ama Cem Uzan’dan dolayı büyük sorunlar yaşadık. Maçlara gidecek otobüs bile bulamıyorduk. Aykut Hoca çok idare etti ama o da sonunda bırakıp Konyaspor’a gitti.”

“ADNAN SEZGİN YÜZÜNDEN BEŞİKTAŞ’A GİDEMEDİM”

-Kariyerinin kırılma anı ne oldu?
“İstanbulspor’da o dönemde göze batan oyuncular Tuncay Şanlı, ben, Hüseyin Kartal ve Umut Bulut vardı. İçerideki maçlarımızı Beşiktaş teknik direktörü Lucescu da sürekli olarak izliyordu. Ve Beşiktaş’tan bana teklif geldi ancak Adnan Sezgin, Cem Uzan’dan dolayı bu transfere engel oldu. Daha sonra Trabzonspor ve Ankaragücü’nden de teklifler geldi ama yine beni vermediler. Ardından kulüpte işler karıştı, Aykut Kocaman bıraktı ve kulüp darmadağın oldu. Ben de sözleşmem bitene kadar kiralık olarak başka takımlara gittim.”

-Kariyerini engelleyen Adnan Sezgin olmuş…
“Kesinlikle Beşiktaş’a transferime engel oldu. Eğer Beşiktaş’a gitseydim İlhan Mansız, Tümer ve Sergen’le oynayacaktım ve çok büyük olasılıkla A Milli Takım forması giyecektim. Allah nasip etmedi.”

You may also like

0 comments

By