Herve Tum: Dünyada büyük adaletsizlik var

26 Ekim 2010

İstanbul Büyükşehir Belediyespor röportajlarımıza teknik direktörü Abdullah Avcı’dan sonra, golcü oyuncu Herve Tum ile devam ediyoruz. Kamerunlu oyuncu ile Hilmi Sever’in gerçekleştirdiği röportaj yalnızca futbol ile sınırlı kalmadı. Tum, çevresine ve dünyada yaşananlara da son derece duyarlı bir insan. Onu ileride iyi bir politikacı olarak görürsek şaşırmamalıyız.

Tum beğendiği oyuncular olarak Alex, Bobo ve Arda Turan’ı sayarken, Arda’nın bir huyundan ise şikayetçi olduğunu belirtiyor. Tum’un taraftar desteğinin az olmasına bulduğu çözüm ise hayli ilginç.

Şimdi bu röportajla sizleri başbaşa bırakıyoruz:

-İlk olarak bu seneyle ilgili kısa bir değerlendirme alabilir miyiz?
“Şu anki durumumuzu pozitif olarak nitelendirebiliriz. Lige geçen seneye göre daha iyi bir başlangıç yaptık. Geçen seneden üzerine atılmış bir adım var ama hala yapılacak çok işimiz var.”

-Bu sene Belediye Avrupa kupalarında mücadele edebilme hakkını kazanabilir mi?
“Her sene takımlar belirli hedeflere ulaşmak için daha iyiye gitmek zorundadırlar. Biz de geçen senenin üzerine bir şeyler koyarsak bu sezon Avrupa Kupalarına katılma hakkını elde edebiliriz. Bu çok uzak bir ihtimal değil.”

-Bazen sahada çok sakin görünürken, inanılmaz agresif hareketler yapabiliyorsun? Sanki o hareketi yapan kişi sen değilsin…
“Bu biraz maçın gidişatına göre de değişen bir durum. Genellikle forvet oyuncuları olarak çok sıkı markaj altında kalıyoruz. Bazen de aşırı sertliğe uğruyoruz. O anlık sinirli hareketlerim bundan kaynaklanıyor.”

-Sosyal hayatında böyle agresifliklerin oluyor mu, şu an gözüktüğün gibi sakin bir insan mısın?
“Sakin bir yapım var. Aklıma estiği gibi yaşayan bir insan değilim. Sorumluluklarımı bilirim ve ona göre hareket ederim. Genellikle şu an gözüktüğüm gibiyim.”

FARKLI BİR AFRİKALI

-Afrikalı oyuncuların disiplinsiz olduğu çok konuşulur. Ama sen bu genellemenin dışında kalıyorsun. Yedek kalıyorsun hiç bir sorun çıkarmıyorsun, hem burada hem de Sivas’ta bunu uzun süre gördük. Şu ana kadar da bunun tersi yönde hiç bir haber çıkmadı.
“Bu tabi insanların yetiştirilme tarzları, ortamları ve kimlerle birlikte olduklarıyla çok alakalı bir durum. Benim yetiştiğim ortamda insanlar kendilerine ve çevresindekilere büyük saygı gösterilerdi. Benim karakterim de böyle şekillendi. Afrikalı oyuncularla ilgili bu imajı biliyorum ama sonuçta herkes kendinden sorumludur.”

-Avrupa’ya ilk olarak kaç yaşıda geldin?
“Afrika’dan önce 19 yaşımda İsviçre’ye gittim. Daha sonra Fransa’da gençlik yıllarım geçti.”

-Sivasspor ile 2 yıl boyunca şampiyonluğu kovaladınız. Bunu bekliyor muydun?
“Bir sezon önce ligi 4. sırada bitirmişlerdi. Dolayısıyla bu Sivasspor’a transfer olma kararımı vermemde de önemli bir noktaydı. Ve ileriki yıllarda şampiyonluğu kovalamasına inandığım bir takımdı. Bu nedenle Sivasspor’u tercih ettim. Yani benim için iki sezon şampiyonluk yarışı içinde olmamız büyük bir sürpriz olmadı.”

“ŞAMPİYON OLMADAN HAVAYA GİRİLİYOR”

-Sonuna kadar şampiyonluğu kovalayıp, bunu başaramamınızdaki neden sana göre neydi?
“Genellikle Türkiye’de gözlemlediğim bir şey var. Bu şekilde zirveye oynayan Anadolu takımları daha henüz şampiyon olmadan şampiyon olmuş havasına giriyorlar. Biz de hep son haftaları kötü oynadık. Özellikle Belediye maçını oynamadan kazanmış hissiyle sahaya çıktık. Bu Türkiye’de şampiyonluğa oynayan Anadolu takımlarıyla ilgili gözlemlediğim bir şey. Bursaspor’da son haftalarda hata yaptı ama şampiyonluğa son maçta uzanmasını bildi.”

-Belediye o sezon Sivasspor’un belki de şampiyonluğunu engelleyen takım oldu ve şu an İstanbul Büyükşehir Belediyespor forması giyiyorsun. Bu da ilginç bir tesadüf olsa gerek…
“Gerçekten çok enteresan bir durum. Belediye ile oynadığımız maç çok ilginçti. O maçı kaybetmemizle birlikte takımın morali de kırıldı. Bunun sonucunda diğer takımlar da bize yaklaşmış oldular. Ama tabii ki profesyonel futbolcularız ve burada olduğum için çok mutluyum.”

-Kamerun Milli Takım formsını kaç kez giydin?
“10 kez forma giydim.”

-Son olarak ne zaman çağrıldın?
“Son olarak Sivasspor’da oynarken davet edilmiştim.”

“AFRİKA’DA MİLLİ TAKIMA DAVET OLAYLARI DAHA FARKLI”

-Kamerun Milli Takımı’na son zamanlarda çağırılmama sebebin nedir? Mevkiinde oynayan fazla oyuncu olması mı, yoksa başka sebepler mi var?
“İnsanları eleştiren bir yapım yok, herkesin bir kararı vardır. Benim için milli takıma davet edilmemem dünyanın sonu da değil. Afrika’da bu olayların nasıl geliştiğini biliyorum. Bu Sonuçta teknik direktörlerin tercihidir. Ama dediğim gibi olaylar biraz daha farklı.”

-Afrika’da olayların nasıl geliştiğini biliyorum cümlesini biraz daha açabilir misin?
“Arkadaşlıklar, tanıdıklar, menajerler ve çok fazla şey var. İşin de çok detayına girmek istemiyorum ama insani ilişkilerin başrol oynadığını söyleyebilirim. Ben sonuçta kendimle gurur duyuyorum. Kendi takımlarında oynamayıp da çağrılan oyuncular var. Ben çok profesyonel bir futbolcuyum, gittiğim her ülkede ve takımda forma giyen bir oyuncu oldum. Bu nedenle milli takım olayını çok fazla kafama takmıyorum.”

-2005 yılında Galatasaray’a transfer olacağın iddiaları gündeme gelmişti?
“Açıkçası bana haberim yoktu ama menajerler vasıtasıyla teklif yapılmış olabilir.”

-Yaklaşık beş sezondur ülkemizde futbol oynuyorsun ve seni yakından takip edebiliyoruz. Özelliklerine baktığım zaman çok daha iyi takımlarda forma giyebilirdin. Bu benim görüşüm…
“Bireysel bir tercih yapılabilseydi herkes Manchester United ve Barcelona’da oynamak isterdi. Bu biraz da olayların gelişimiyle ilgili bir durum.”

KIRILMA ANI…

-Futbol kariyerinde kırılma anım dediğin bir olay oldu mu? Çok büyük bir kulübe transfer olacakken yaşadığın bir olay gibi…
“2005’te kariyerim için önemli bir dönemdi. Galatasaray ile de adımın anıldığı söylendiği dönemde önemli bir sakatlık geçirdim. Daha sonra ameliyat oldum. Ve tedavi sürecim beklenenden çok daha uzun sürdü. Belki o sakatlığı yaşamasaydım sözü edilen transfer gerçekleşebilirdi. Tekrar söylüyorum Galatasaray’dan bana gelmiş doğrudan bir teklif yok ama belki sakatlanmasaydım iddi edildiği gibi bir teklif gelebilirdi. Bunu kimse bilemez. Kariyerimdeki kırılma anı olarak 2005’teki sakatlığımı söyleyebilirim.”

-Artık futbol kariyerinin en olgun dönemlerini yaşıyorsun? Futbolunda eksik gördüğün bir yön var mı?
“Bir futbolcu olarak bu oyunu çok severek oynuyorum. Ama bir forvet olarak bana gelen eleştiri daha ziyade fazlaca topa vurmamam yönünde.”

“DAHA FAZLASINI YAPABİLİRİM”

-Bir sorum da bununla ilgiliydi. Yeteneklerine baktığımız zaman daha fazla gol atabilirdin. Bir sezonda 15-20 gol atman kimseyi şaşırtmaz sanırım.
“Haklısınız. Ben de daha fazlasını yapabileceğimi biliyorum. Bunları ben de kendi kendime soruyorum ama buna bir bütün olarak bakmak lazım. Bu biraz da takımın durumuyla alakalı bir durum.”

-Oyun planı üzerine kurulu bir takım olsa…
“Bir forvetin yaptıklarını değerlendirebilmek için kaç tane pozisyona girdiğine ve kaçını atıp kaçını atamadığına bakmak lazım. Çok fazla pozisyona giremediğiniz zaman dolayısıyla attığınız gol sayısı da düşüyor. Şu ana kadar bulunduğum takımlar daha az pozisyona giren takımlardı. Hangi takımda oynarsanız oynayın attığınız gol girdiğiniz pozisyonla ilgilidir.”

-Süper Lig’in kalitesini nasıl buluyorsun?
“Türkiye Ligi’nin çok kaliteli olduğunu düşünüyorum. Avrupa’daki maçları da izlediğim için bunu rahat bir şekilde söyleyebilirim. Her geçen gün dünyada daha fazla ilgi çeken bir lig. Ayrıca çok da zor bir lig. Ve Türkiye Ligi’ne gelen bir çok kaliteli futbolcunun burada başarılı olamadığını da görüyoruz.”

“AVRUPA’DA FARK ORTAYA ÇIKIYOR”

-Türkiye’de sert savunma oyuncuları var ve bu işi zaman zaman fazlasıyla sert yapıyorlar. İşin bazen futbol dışına çıktığını düşünüyor musun?
“Zaman zaman düşünmüyor değilim. Bu ligin içinde oynayan oyuncular öyle ya da böyle bu sertliğe alışmış durumdalar. Ama takımlar Avrupa kupalarında mücadele ettikleri zaman görüyoruz ki orada hakemler bazı konularda çok daha sertler ve kararları yüreklilikle verebiliyorlar. Ve aradaki farkı bu zamanlarda anlayabiliyoruz.”

“EN ZORLANDIĞIM OYUNCU EGEMEN”

-En zorlandığın, sert bulduğun oyuncu kim?
“Süper Lig’de çok kaliteli savunma oyuncuları var ve sık sık onlarla kıyasıya bir mücadele içine giriyoruz ama arkadaşım Egemen bu konuda biraz daha öne çıkıyor.”

-Bursaspor’da imza töreni çok kalabalık bir taraftar grubu önünde gerçekleşti…
“Bursaspor oynadığım diğer takımlara göre çok farklı bir kulüptü. Taraftar gücü ve statta yaratılan atmosfer inanılmazdı.”

-Böyle bir taraftar gücünün olduğu bir kulüpte futbol oynadıktan sonra şimdi taraftar gücü neredeyse olmayan İstanbul Büyükşehir Belediyespor’dasın…
“Sonuçta futbol oynamamızın nedeni bu işten zevk almamız ve futbol oynama isteğimiz. Türkiye’ye de futbol oynamak için geldim. İstanbul Büyükşehir Belediyespor ve Bursaspor kulüpleri taraftar açısından birebir zıt kulüpler. Bu duruma da şöyle bakmak lazım; her zaman boş tribünlere karşı oynamıyoruz, rakip takımın taraftarları maça geliyor.”

TARAFTARSIZLIĞA MÜTHİŞ FORMÜL…

-Rakip takım taraftarlarının yaptığı tezahüratları da kendi takımınızı destekliyor gibi algılayıp havaya mı giriyorsun?
“Aynen dediğiniz gibi rakip takım taraftarlarının tezahüratlarını bizim takımı destekliyor gibi algılıyorum. Ne de olsa söylediklerini çok fazla anlamıyorum. Ve yapılan tezahüratlar beni motive edebiliyor. Sonuçta maça çıktığınızda bir coşku varsa bu rakip takımın taraftarlarından da olsa önemlidir. Ayrıca maçın sonunda siz kazanırsanız o taraftarlar sizi de destekleyip alkışlayabilirler.”

-İstanbul’u nasıl buluyorsun?
“Bitmeyen, tükenmeyen çok büyük bir şehir. Geldiğimden beri doğusunu ve batısını tam olarak bilmiyorum. Bir yabancı için çok karmaşık bir şehir.”

-İstanbul’da neler yapmaktan hoşlanıyorsun?
“Zamanımın çoğunu evde geçiriyorum. Gazete ve televizyonları takip ediyorum. Dünyadaki spor, politik ve güncel olayları izliyorum.”

“DÜNYA’DA BÜYÜK ADALETSİZLİKLER VAR”

-Çevresine duyarlı bir insansın. İleride politikaya girme düşüncen var mı?
“Dünya’nın bir çok yerinde büyük adaletsizlikler var. Afrika’da da bu böyle. Bu anlamda bir çözüm olabilecekse böyle bir şeyi kesinlikle düşünürüm.”

-Elinde büyük bir imkanın olsa ülken ve dünya için neler yapmak istersin?
“Dünya’da kimse doğduğu ülkeyi seçemiyor. Herkesin doğduğu ve yetiştiği bir ülke var. Ülkemde sıkıntılar içinde yaşayan çok sayıda insan var. Bu insanların daha rahat bir hayata kavuşması için çalışmak isterim. Sonuçta hepimiz bir hayatı yaşıyoruz, bazı insanlar çok rahat içinde yaşarken, bazı insanlar çok büyük sefalet çekiyorlar. Yemek bulamıyorlar, üşüyorlar ve sokaklarda kalıyorlar. Gücüm olsaydı ilk olarak bu adaletsizliği ortadan kaldırmak isterdim. Herkesin hayatın keyfini çıkarmasını sağlamak isterdim.”

“ALEX VE BOBO’YU ÇOK BEĞENİYORUM, ARDA’YI DA AMA..”

-Yeniden futbola dönersek; beğendiğin oyuncular kimler?
“Alex’i çok beğeniyorum. Sakin ve zeki bir oyuncu. Kendini yere atanları ve faul yapıp da bunu kabul etmeyen tipteki oyuncuları sevmiyorum. Türkiye’de de bu tarz çok fazla oyuncu var. Oyuncu faul yaptığı zaman bunu bilmeli, yani ne yaptığının farkında olmalı. Bobo da beğendiğim isimlerden biri. Genel olarak sakin oyuncuları seviyorum. Dünya’da ise Drogba ve Lampard’ı zevkle izliyorum. Son olarak Arda’yı da beğeniyorum ama faul yaptığı zaman bir türlü kabul etmiyor. Yetenekli ve terbiyeli bir oyuncu ama bu yönü kötü.”

-Şampiyonluk yarışında favori takımın var mı?
“Türkiye’de hiç bir zaman favori olamıyorsunuz. Her şey son haftalarda başlıyor. Özellikle bu sezon tahmin etmek çok daha zor. Beşiktaş’ın yine önemli adaylardan biri olacağını düşünüyorum, kollektif bir yapıları var.”

-Kollektif futbol demişken, şu soru da aklıma geldi. Belediye daha çok ortaya koyduğu kollektif futbolla ön plana çıkan bir takım. Takımda çok fazla sivrilen yıldız bir isim yok. Örneğin Kayserispor Zaleyata’yı getirdi, Manisaspor’da geçtiğimiz sezonun flaş ismi Makukula’yı kadrosuna kattı. Sana göre Belediye’de böyle bir oyuncunun eksikliği var mı?
“Öncelikle bir starı nasıl tanımladığınız önemli. Futbol dünyasına baktığımız zaman aslında herkes bir star. Kimin daha büyük yıldız olduğunu kimse bilemez. Bu onun oyun içinde yaptıklarıyla alakalı. Bizde genç oyuncular ve görev oyuncuları var. Genç oyuncular da takıma çok büyük katkı sağlıyorlar. Ben her zaman yıldız oyuncular ile ilgili olarak kime göre ve neye göre star gibi kavramları kendime sorarım. Sürekli basında çıkan ve yaptığı olaylarla anılan isimlerde star olarak adlandırılıyor. Ben oyuncunun sahada yaptıklarına bakarım.”

-Birlikte oynamak istediğin bir oyuncu var mı?

“Hiç bir zaman olaylara bireysel taraftan bakmadım, kollektif futbolu ön planda tutarım.”

-Futbol kariyerin bitmeden yapmak istediğin bir şey var mı?
“Bir çok şey var. Herkesin bir hayali ve düşüncesi vardır ama benim önceliğim önemli bir sakatlık yaşamadan kariyerimi bitirmek. Çünkü geçmiş yıllarda yaşadığım sakatlık beni çok üzmüş ve acı vermişti. Kariyerimi bir sakatlığa bağlı olarak bitirmek istemiyorum.”

“TÜRKİYE’DE TRAFİK ÇOK ENTERESAN”

-Türkiye’ye geldiğin günden beri en ilginç bulduğun şey ne oldu?
“Misafirpervelik çok üst düzeyde, insanlar sürekli olarak sizinle ilgileniyorlar. Bursa, Sivas ve İstanbul’da insanlar bana hep çok kibar davrandı. Ama beni en çok şaşırtan şey trafik diyebilirim. İnsanların araba kullanma şekilleri çok ilginç. Dönülmemesi gereken yerlerden dönülmesi ve yolu bir anda kesebilmeleri çok enteresan. Ve insanlar bunları yaparken, başka insanların hayatını tehlikeye attığını farketmeden, başkalarının hayatını önemsenmeden bunları yapıyor.”

-Çok sakin biri olarak gözüküyorsun, bu soru şu anda aklıma geldi. Bugüne kadar yaptığın en sıradışı şey neydi?
“Bazen arabayı deli gibi kullandığım oluyor.”

-En büyük çılgınlığın bu mu?
“Şu an aklıma çok fazla bir şey gelmiyor. Zorlamayın beni…”

-Peki Türkçe ile aran nasıl?
“Cümleleri tam olarak olmasa da içindeki bazı kelimeleri anlayıp, ne söylenmek istendiğini anlıyorum. Ama konuşma düzeyi çok zayıf.”

You may also like

0 comments

By