Helder Postiga: Galatasaray beni iki kez istedi

25 Haziran 2011

Türk futbolseverlerin adını çok sık duyduğu bir isimle Portekiz röportajlarımızı sürdürüyoruz. Porto alt yapısında başlayan kariyeri son 3 yıldır Sporting Lizbon’da devam eden, Portekiz’in en önemli golcülerinden biri olan Helder Postiga, Hilmi Sever’in sorularını yanıtladı.

Adı geçtiğimiz transfer dönemlerinde sürekli olarak Galatasaray ile anılan Postiga ile yaptığımız röportaj da doğal olarak sarı-kırmızı ağırlıklı oldu. Beşiktaş’ın Portekizli golcüsü Hugo Almeida ile gençlik yıllarına dayanan rekabetini ise ilgiyle okuyacağınızı düşünüyorum. Çok samimi biri olan Postiga, tüm sorularımıza içten yanıtlar verdi.

Verdiği yanıtlardan da Türkiye’ye gelmeye sıcak olduğu izlenimini aldık. Belki önümüzdeki sezon bir Portekizli oyuncuyu da Süper Lig’de görebiliriz.

Şimdi bu röportajla sizleri başbaşa bırakıyoruz:

“GALATASARAY BENİ İKİ KEZ İSTEDİ”

-Türkiye’de transfer dönemlerinde adını sık sık duyduğumuz bir oyuncusun. Özellikle bir kaç sene önce Galatasaray’a transferinin bittiği bile konuşulmuştu…
“Az kalsın geliyordum. Galatasaray beni iki kez istedi.”

-Porto’da oynarken sana transfer teklifi yapıldı değil mi? Kiminle görüştünüz?
“Evet Porto’da oynuyordum. Porto’da yemek yedik ve transferi konuşmuştuk. Lincoln’ün transferini bitiren kişiydi.”

“YALNIZCA İMZAYI ATMAK KALMIŞTI”

-Bahsettiğin kişi Haldun Üstünel sanırım. G.Saray iki kez istemiş. Transfer neden gerçekleşmedi?
“Evet o olmalı. Tamamen benim seçimimdi. Galatasaray’a gelmeye gerçekten çok yaklaşmıştım, yalnızca imzayı atmak kalmıştı. O dönemki Galatasaray’ın sportif direktörü benimle çok ilgilenmişti. İstanbul’da yaşamımın nasıl olacağını bile anlatmıştı. Ona buradan tekrar teşekkürlerimi iletiyorum. Ama bu benim seçimimdi. O sene Porto’da iyi bir hava yakalamıştık ve bir sonraki sene de şampiyonluğu kazandık. Ayrıca çocuğum yeni dünyaya gelmişti ve onunla birlikte ülke değiştirmek istemedim.”

-Galatasaray ile ilgili neler anlattı?
“İlk olarak Galatasaray’ın ne kadar büyük bir kulüp olduğunu anlattılar, Avrupa’da kazandığı başarılardan bahsettiler. Ben de bunları biliyordum. Abel Xavier ve Mario Jardel’in de Galatasaray’da oynadığını söylediler. Anlatılanlardan çok etkilenmiştim.”

“LINCOLN’ÜN AYRILIŞI OLAYLI OLDU”

-Lincoln ile beraber Galatasaray’da oynasaydın, neler yapabilirdin?
“O dönemde Lincoln çok büyük umutlarla Galatasaray’a transfer edildi. Onu yakından tanıyordum, bir forveti besleyebilecek çok iyi bir orta saha oyuncusu. Ama bildiğim kadarıyla Lincoln’ün Galatasaray’daki dönemi çok iyi geçmedi ve olaylı bir şekilde yolları ayrıldı. Lincoln de çok yetenekli bir oyuncuydu ama Galatasaray’da başarılı olamadı. O yüzden birlikte başarılı ya da başarısız olurduk demek zor.”

-Anthony Seric ve Manucho ile Panathinaikos’ta birlikte oynadınız.
“Türkiye’de oynanayan bir çok oyuncu ile beraber oynadım. Makukula, Simao, Quaresma, Almeida ve Fernandes. Hepsi benim jenerasyonumdan.”

ALMEIDA İLE EZELİ REKABET…
“CEZA ALDIM, ALMEIDA A TAKIMA ÇIKTI”

-O zaman bir tek sen eksik kaldın?
“Bakıp görmek gerekiyor. Türkiye’de bir çok arkadaşım var, onlardan da hep olumlu referans alıyorum. Bir gerçek var, üç büyük İstanbul takımı ülkenin en önemli takımları. Bu takımlar her sene Avrupa’da mücadele ediyorlar. Bu sezon için bir teklif yok ama bir teklif gelirse ona göre kararımı veririm.”

-Hugo Almeida ile milli takımda sıkı bir rekabet içindesiniz…
“Almeida ile rekabetimiz çok eskiye dayanıyor. İkimiz de Porto alt yapısından çıktık. A takıma çıkmak üzereyken bir ceza almıştım, Almeida da benim yerime A takıma çıktı. Şimdi de Portekiz milli takımında forma savaşımız sürüyor.”

-Demek ki Galatasaray’a transfer olsaydın, bu rekabet Türkiye’de de devam edecekti?
“Beni Galatasaray’a götürmeye mi geldiniz. (Gülerek) Zaten şu an kendimi Galatasaray’a transfer olmuş gibi hissediyorum.”

“SPORTING İÇİN KÖTÜ, BENİM İÇİN İYİ BİR SEZONDU”

-Madem transfer bitti artık Sporting Lizbon ile ilgili sorularımıza geçebiliriz. Sporting’de beklediğiniz gibi bir sezon geçiremediniz. Bunu neye bağlıyorsun?
“Bu sezon takımım adına kötü ama benim adıma iyi geçti. Sporting’de ve milli takımda gollerimi attım. Sporting’in her zaman hedefi şampiyonluk olan bir takımdır, bu sezon bu hedeften uzak kaldık. Umarım önümüzdeki sezon Sporting için daha iyi olur.”

-Portekiz dışındaki transferlerine baktığımı zaman genellikle kısa sürdüğünü görüyoruz. Tottenham’da bir sezon oynadın Porto’ya döndün, ardından Saint Etienne’de geçen iki sezon, bir sezon da Panathinaikos ve 2008’de Sporting Lizbon…
“Bu üçü çok farklı örnekler. Tottenham’a çocuk denecek bir yaşta gittim. Porto’ya çok yüksek bir ücret önerdikleri için 18-19 yaşında İngiltere’deydim. İlk kez ülke dışına çıkıyordum ve İngiltere gibi zorlu bir lige gitmiştim. Adaptasyon sürecim sorunlu oldu. Saint Etienne’e transferimin sebebi ise o dönemki teknik direktörümüzdü. Co Adriaanse ile sorun yaşamıştım ve Porto’da oynayamayacaktım. 2006 dünya kupası da yaklaşıyordu ve oynayabileceğim bir takıma gitmem gerekiyordu. Panathinaikos’a gitme sebebim de buna benziyordu. EURO 2008’de forma giymek için ilk 11’de sürekli oynamam gerekiyordu. Panathinaikos teklif yapmıştı ve bu nedenle kabul etmiştim.”

-Portekiz’in bu yıl İspanya’yı 4-0 mağlup ettiği maçın yıldızıydın. İspanya gibi güçlü bir takıma iki gol atmayı başardın…
“Milli takımımız o gün çok günündeydi, tüm oyuncularımız maça iyi hazırlanmıştı. Herkes iyi oynayınca bu sonuç ortaya çıktı. Arkadaşlarımın da yardımıyla iki gol attım, benim için güzel bir gündü.”

“DECO VE ALENICHEV”

-Hangi oyuncu ile birlikte oynamak isterdin?
“Çok iyi anlaştığımı ve birlikte oynarken zevk aldığım iki isim Deco ve Dmitri Alenichev. Alenichev iki finalde de gol atmayı başarmıştı. Benim gelişimimde de bu iki isim çok etkili olmuştu.”

“QUARESMA HERHANGİ BİR FORVETİ YILDIZLAŞTIRIR”

-Quaresma’yı da yakından tayınan birisin. Onunla ilgili neler söylemek istersin.
“Quaresma herhangi bir forveti yıldızlaştırabilir, onun sahadaki varlığı yeter. Attığı son paslar müthiştir. Gördüğüm kadarıyla Türkiye’de de iyi işler yapıyor. Almeida için, Quaresma ve Simao’nun Beşiktaş’ta olması büyük şans. Simao da büyük bir yetenek ve bir forveti çok iyi besler.”

-En beğendiğin forvet kim?
“Marco van Basten. O çok farklı bir golcüydü.”

You may also like

0 comments

By