Makaay: Galatasaray’ın teklifini kabul etmedim

Eski efsane golcü Roy Makaay, Hilmi Sever’e konuştu. Galatasaray’dan transfer teklifi aldığını ancak daha önemli bir ligde oynamak için teklifi kabul etmediğini söyledi.

Son vuruşlardaki ustalığı ve ceza sahası içindeki bitiriciliği ile efsaneleşen Hollandalı golcü Rooy Makaay, aktif futbol kariyerinin son üç yılını geçirdiği Feyenoord’da 19 yaş altı takımının teknik direktörlüğünü yapıyor.

Şampiyonlar Ligi tarihinin en hızlı golünü atan Makaay’ın kariyerinde Altın Ayakkabı, La Liga gol krallığı, La Liga ve Bundesliga şampiyonlukları ve Bayern Münih tarihinin en pahalı transferi gibi pek çok unvan bulunuyor.

Adı geçmişte Türk takımları ile de anılan Roy Makaay, Deportivo döneminde Galatasaray’dan teklif aldığını belirtti. Sarı kırmızılı takımın yöneticileri ile görüştüğünü ancak ‘daha önemli bir ligde forma giymek için’ bu teklifi kabul etmediğini açıkladı.

Efsane golcü kariyerinin en unutulmaz olayının ise Real Madrid ve Barcelona gibi devleri geride bırakarak Deportivo La Coruna ile elde ettikleri La Liga şampiyonluğu olduğunu söylüyor.

Feyenoord altyapısındaki göreviniz nedir?
Feyenoord 19 yaş altı takımının teknik direktörüyüm. Ancak tüm yaş kategorileri ile yakından ilgileniyorum. Her gün en az iki antrenmana çıkıyorum. Feyenoord altyapısının daha başarılı olması için elimden gelen tüm gayreti gösteriyorum.

Deportivo’da oynarken Galatasaray’dan resmi transfer teklifi aldım. Aynı dönemde İspanya’dan ve Almanya’dan da teklifler almıştım. 28 yaşındaydım ve önemli bir ligde forma giymek istiyordum. Bu nedenle Galatasaray’ın teklifini kabul etmedim. Fenerbahçe’den ise doğrudan bir teklif almadım.

Feyenoord altyapısı nasıl işliyor?
Altyapımız ülkenin önemli altyapılarından bir tanesi. Özellikle son beş yılda diğer altyapıların önüne geçmeye başladık. Bunun en temel sebeplerinden biri, uzun süredir aynı altyapı hocalarıyla çalışıyor olmamız. Kulübü iyi bilen eski futbolcular altyapılarda görev yapıyor. Bu kişiler, kulübü çok iyi bilen ve gönülden bağlı olan isimler. Ayrıca, altyapı teknik direktörlüğünü bir sıçrama tahtası olarak görmüyorlar.

Feyenoord’un şu anki sahaları yetersiz kalmaya başladı. Kulübün iki üç yıllık planları içinde yeni sahalar ve tesisler bulunuyor. Bunlar gerçekleştiği zaman altyapı konusunda çok daha iyi noktalara geleceğiz.

Futbolculuk döneminizde Galatasaray ve Fenerbahçe’den teklif aldığınız yazılmıştı. Bu haberler gerçek miydi?
Deportivo La Coruna’da oynarken Galatasaray’dan resmi transfer teklifi aldım. Aynı dönemde İspanya’dan ve Almanya’dan da teklifler almıştım. 28 yaşındaydım ve önemli bir ligde forma giymek istiyordum. Bu nedenle Galatasaray’dan gelen teklifi kabul etmedim. Tabii ki Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş büyük takımlar. Türkiye’de oynamak da çok zevkli olurdu ama ben kariyerimi İspanya ve Almanya’da sürdürmek istedim. Bu nedenle tercihim Bayern Münih oldu.

Fenerbahçe’den ise resmi teklif almadım. Belki menajerimle temasa geçmiş olabilirler ama doğrudan benimle yalnızca Galatasaray temasa geçti. Galatasaraylı yöneticiler ile kısa bir görüşme yaptık ve Türkiye’de oynamayı düşünmediğini ilettim. Ve bu konu kapandı.

makaay

Türk futbolu hakkında neler biliyorsunuz?
Dürüst olmak gerekirse Türk futbolunu fazla takip edemiyorum. Burada çok yoğun bir işim var. Takip ettiğim ligler İspanya ve Almanya ligi. Türkiye’de yalnızca Wesley Sneijder ve Dirk Kuyt’ın önemli maçlarını izlemeye çalışıyorum. Galatasaray-Real Madrid ve Juventus-Galatasaray maçlarını izlemiştim.

Bayern Münih formasıyla, Real Madrid’e 10.02 saniyede attığınız golle Şampiyonlar Ligi tarihinin en hızlı golü rekoruna sahipsiniz. Rekorunuz hâlâ kırılamadı. Bu nasıl bir duygu?
Şampiyonlar Ligi’nde bir rekorun sahibi olmak tabii ki gurur verici ama çocuklarım bu rekora benden daha çok seviniyor. Evde altın ayakkabım var, çocuklarım onu da her gördüğünde seviniyor.

Valencia’dan Jonas rekorunuza çok yaklaştı (10.50). Bu sizi endişelendirmiş miydi?
Rekorumun kırılması beni endişelendirmiyor. Bu durum oğlumu endişelendiriyor. Jonas golü ilk attığında oğlum hemen bana mesaj atmıştı; ‘Baba rekorun kırıldı’ diye. Sonra attığımız golleri tekrar analiz ettiler ve rekorun bende kaldığı görüldü. Oğlumun yüzü yeniden güldü.

Çok önemli takımlarda forma giydiniz. Önemli başarılar kazandınız. Ancak Hollanda Milli Takımı’nda beklendiği kadar forma şansı bulamadınız. Bunun sebepleri nelerdi?
Benim şansızlığım, oynadığım dönemde Hollanda’nın dünyanın en önemli golcülerine sahip olmasıydı. Kluivert, Van Nistelrooy ve Bergkamp gibi güçlü rakiplerim bulunuyordu. 43 kez milli takım forması giydim, iki kez Avrupa Futbol Şampiyonası ve bir olimpiyatta yer aldım. Evet daha fazla forma giymek isterdim ama bunlar da benim için önemli başarılardı.

Benzer bir şansızlık da Bayern Münih’te oldu sanırım. Orada da Luca Toni, Miroslav Klose ve Podolski transfer edildikten sonra ayrılma kararı verdiniz…
Dört sene Bayern Münih’te oynadım, bu dönemde tüm maçlarda forma giydim. İlk iki yılımızda Bundesliga ve Almanya Kupası şampiyonluklarını kazandık. Bayern’deki son senemde ise ligi dördüncü sırada bitirdik. Tabii ki bu durum kabul edilemezdi. Bunun üzerine Bayern Münih büyük bir transfer harekatına başladı. Luca Toni ve Miroslav Klose gibi isimler transfer edildi. Kadroda genç golcü Lukas Podolski de bulunuyordu. Bu benim için zorlu bir ortam oluşturdu. Kalıp paramı da alabilirdim ama ben bunu istemedim. 32 yaşıma gelmiştim ve son 10 yılımı ülkemin dışında geçirmiştim. Ayrıca son senelerimde sahada olmak istiyordum. Bu nedenle Feyenoord’a gidip, futbola iyi bir kulüpte veda etmeye karar verdim.

Benim şansızlığım, oynadığım dönemde Hollanda’nın dünyanın en önemli golcülerine sahip olmasıydı. Kluivert, Van Nistelrooy ve Bergkamp gibi güçlü rakiplerim bulunuyordu. 43 kez milli takım forması giydim, iki kez Avrupa Futbol Şampiyonası ve bir olimpiyatta yer aldım. Evet daha fazla forma giymek isterdim ama bunlar da benim için önemli başarılardı.

Dünyada klasik forvet tanımının değiştiğini düşünüyor musunuz?
Benim tarzımda santrforların günümüzdeki örnekleri olarak Chelsea’den Diego Costa ve Bayern Münih’ten Robert Lewandowski’yi verebilirim. Ancak dediğiniz gibi klasik tarzda golcü tipi fazla kalmadı. Barcelona Messi’yi forvete koyduktan sonra, forvet tanımı da değişti. Tüm takımlar benzer bir ismi ileri uçta oynatmaya başladı. Bu nedenle tam bir golcü diyebileceğimiz isimerin sayısı azaldı. Ben yine de Diego Costa’yı çok beğeniyorum.

Karşısında en zorlandığınız defans oyuncusu kimdi?
O kadar çok savunmacıya karşı oynadım ki… En çok zorlayanlar Milan’dan Paola Maldini ve Valencia’dan Roberto Ayala’ydı. Ayala, ona ‘Arjantinli kasap’ demek daha doğru olur. Tabii ki vatandaşım Jaap Stam da var ama neyse ki onunla fazla karşılıklı oynamadık.

Futbol hayatınızda unutamadığınız an neydi?
Unutamadığım anlardan ilki Deportivo ile yaşadığımız La Liga şampiyonluğu. Beklentisi olmayan bir kulübü Real Madrid ve Barcelona gibi dev bütçeli takımların önünde şampiyonluğa taşıdık. Bayern Münih ile yaşadığım şampiyonluk da çok özeldi ama Deportivo ile kazandığımız şampiyonluk çok daha büyük bir başarıydı.

Saha içinde en iyi anlaştığınız isim kimdi?
Deportivo’da Valeron. Mükemmel bir oyuncuydu. Çok zekiydi ve uyumumuz müthişti.

Lakabınız ‘Phantom’. Bu nereden geliyor?
Bayern Münih’te oynarken, üç maçta üst üste uzatmalarda gol atmıştım. Alman gazetesi Bild de bana bu nedenle ‘Phantom’ lakabını takmıştı. Bu lakap üzerime yapıştı. İyi gitmeyen maçlarda hızlı bir şekilde ortaya çıkıp işi bitirebiliyordum.

Feyenoord’da Türk oyuncu Kazım Kazım da forma giyiyor. Kazım’ın performansını nasıl değerlendirirsiniz?
Feyenoord’un her maçını yakından takip ediyorum. Kazım bu sezon Hollanda Ligi’nde çok iyi bir performans sergiliyor. Güvenini yeniden kazandı. Feyenoord’un Şampiyonlar Ligi hedefine katılma hedefine katkı yapıyor. Kazım, hırsı ve yetenekleriyle Türkiye’ye büyük güç katacaktır. Türk Milli Takımı’nın teknik direktörü de eminim bunun farkındadır.

Ajax, PSV ve Feynoord gibi takımların Avrupa’da büyük hedeflere oynayamamasının sebepleri nelerdir?
Hollanda’da futbola İngiltere, İspanya ve Fransa’da olduğu kadar bütçe ayrılmıyor. En önemli sebep ise şu: Eskiden Kluivert, Davids, Stam gibi oyuncular belirli bir yaşa kadar Hollanda’da kalıyordu. 25-26 yaşından sonra yurtdışına çıkış yapıyorlardı. Artık iyi oyuncularımız altyapılardan transfer ediliyor. Bu nedenle Hollanda Ligi güçlenemiyor.

You may also like

0 comments

By