Fernando Hierro:
Ronaldo kazanmaktan bıkmaz

Real Madrid ve İspanya Milli Takımı’nın efsane oyuncusu Fernando Hierro, Madrid’de Hilmi Sever’in sorularını yanıtladı. İspanya Futbol Federasyonu’nda Sportif Direktörlük görevini yürüten Hierro, ilk olarak La Liga’daki şampiyonluk yarışını değerlendirdi.

Arda Turan’ı çok beğendiğini belirten Hierro, eski takım arkadaşı Hagi’nin gollerini ise unutamıyor. İspanyol futbolunun büyük gelişiminin sırrını da anlatan efsane futbolcu, Ronaldo ve Mesut Özil ile ilgili de önemli açıklamalarda bulundu.

İşte Fernando Hierro röportajı:

ŞAMPİYONLUK FAVORİSİ REAL MADRİD

-La Liga’da üç takım arasında büyük bir çekişme yaşanıyor. Size göre şampiyon kim olur?
“Son maçlara kadar ligde şampiyonluk yarışı sürecektir. Favorim Real Madrid, çünkü kalbim Real Madrid’e ait. Atletico Madrid müthiş bir sezon geçiriyor. Önemli bir avantaja sahipler. Tabii ki onların da büyük şansı var. Simeone takımına kalpten inanıyor, futbolcular da bunun karşılığını veriyor.

ARDA TURAN HAKKINDA…

-Arda Turan hakkında neler söylemek istersiniz?
“Çok iyi ve kaliteli bir futbolcu. Performansı da üst düzeyde. Büyük maçlarda iyi oynuyor. Giderek daha iyi oynuyor. Daha savaşçı olmalı ve daha hızlı oynamalı diye düşünüyorum.”

-İspanya tekrar dünya şampiyonu olur mu? İspanya’yı en çok hangi takımlar zorlar?
“İspanya son şampiyon ve yine en büyük favorilerden biri. Şampiyon olacağına inancım tam. Victor Valdez’in bir sakatlığı var, liglerin bitmesine kısa bir süre kaldı. Başka bir sakatlık olmamasını diliyorum. Arjantin ve ev sahibi Brezilya, İspanya’yı zorlayacaktır. Brezilya taraftar desteği, Arjantin de kendi kıtasında oynamanın avantajını kullanmak isteyecektir.”

“MESSİ; RONALDO’DA BASKI YARATMIYOR”

-Ronaldo’nun, Messi ile kıyaslanması onun üzerinde bir baskı yaratıyor mu?
“Bunun bir baskı yarattığını düşünmüyorum. Ronaldo çok güçlü bir karaktere sahip. Her gün daha iyi olmak için sürekli çalışıyor. O yalnızca kendi ile yarışıyor ve yalnızca kazanmayı düşünüyor. Kazanmaktan asla bıkmaz. Messi de büyük bir oyuncu ama Ronaldo’nun ondan etkilendiğini sanmıyorum.”

-Sizin için bir numara hangisi?
“Onlar iki en büyük. İkisi de La Liga’da 200’den fazla gol attı. Birini tercih etmek çok zor, çünkü çok farklılar. Messi daha çok sokak futbolu oynuyor, Ronaldo ise fiziksel olarak kimsede olmayan bir güce sahip. Bir vahşi hayvan gibi sürekli istediğini almak için savaşıyor.”

-Mesut Özil’in gönderilmesi Real Madrid’e güç kaybettirdi mi?
“Mesut’u çok beğeniyorum. Kendi pozisyonunda dünyanın en iyi futbolcularından biri. Ancak Real Madrid, her zaman Mesut’un en üst seviyede oynamasını istiyordu. Real Madrid’e istediği devamlılığı sağlayamadı. Özel hayatı ile eleştiriliyor ancak ben bu konuyu bilemem.”

“DEL BOSQUE, G.SARAY VE F.BAHÇE’YE GELSE…”

-İspanya Milli Takım Teknik Direktörü Vicente Del Bosque size göre Türkiye’de neden başarılı olamadı?
“Çünkü Real Madrid’den geliyordu ve hemen kupaları kazanmak düşüncesindeydi. Beşiktaş’tan çok erken gönderildiğini düşünüyorum. Belki Galatasaray ve Fenerbahçe’ye gelse daha farklı olabilirdi. Onların daha iyi oyuncuları vardı. Yine de Türkiye’de güzel hatıraları olduğunu biliyorum.”

-İspanya Futbol Federasyonu, alt yapılara ne kadar para harcıyor? Hangi çalışmaları yapıyor?
“İspanyol futbolunun alt yapıdaki gelişiminin tek faktörü para değil. Uzun yıllardır sistemli olarak alt yapılara büyük önem veriyoruz. Barcelona , Sevilla, Real Madrid ve Athletic Bilbao gibi kulüplerimizin çok başarılı alt yapıları var. Bu konuya büyük disiplinle yaklaşıyorlar. Bu kulüplerin başarısı, İspanyol futbolunu da doğrudan etkiliyor. Biz de gerekli tüm adımları atıyoruz. Dünyada bu işi en iyi yapabilmek için sistemler geliştiriyoruz. Bizler futbolcuların sosyal hayatındaki ve kişiliğindeki gelişimine de büyük önem veriyoruz. İyi bir insan olmaları da bizim için çok önemli.”

-Başarılı kulüplerin alt yapıları nasıl çalışıyor?
“En başta işinde uzman iyi teknik adamlarla çalışılıyor. Hazırladıkları ve uyguladıkları programlar tamamen bilimsel verilere dayanıyor. Genç futbolcuların kendilerine olan güvenlerinin artması ve yeteneklerini geliştirmeleri için çok ciddi turnuvalar düzenleniyor. Kıran kırana geçen maçlar ile gelecekte karşılaşacakları büyük baskılara alışmaya başlıyorlar. Mental, fiziksel ve teknik olarak kendini geliştiren oyuncular ön plana çıkıyor. Futbolda başarı bu üç unsurun da gelişimine bağlıdır.”

hilmi_hierroTÜRKİYE’YE İSPANYA ÜZERİNDEN TAVSİYE

-Türkiye’de alt yapılarda çok iyi oyuncular var fakat A takımlara çıktıkları zaman başarısızlığa uğruyorlar size göre bunun sebebi ne olabilir?
“Biz, sadece sportif olarak değil kişisel olarak da oyuncuları güçlendirdiğimiz için de başarılı oluyoruz. Psikolojik olarak çocukları yetiştiriyoruz. Savaşçı olmalarını sağlıyoruz. Bir ekibin parçası olduklarını bilmeleri çok önemli. Birlik ve beraberlik ilk unsurdur. En geç 21-22 yaşına geldiklerinde profesyonelliği sindirmiş olmalılar.”

“HAGI’NİN ORTA SAHADAN GOLLERİNE HAYRANDIM”

-Eski takım arkadaşınız Hagi ile ilgili neler söylemek istersiniz?
“İki yıl beraber oynadık. Çok ama çok iyi bir arkadaşımdı. Oldukça orjinal bir kişiliği vardır. Oyuncu olarak ve insan olarak ona büyük saygım var. Futbolunu çok beğenirdim. Kendini beğenmiş biri değildir ve çok büyük bir kalbi vardır. Galatasaray’da elde ettiği başarılar ile ben de çok mutlu olmuştum.”

-Hagi ile ilgili unutamadığınız bir anı var mı?
“Bernabeua’da orta sahadan bir gol atmıştı. O golü asla unutamam. Hagi’nin orta sahadan attığı gollere hayrandım. 94 Dünya Kupası’nda Kolombiya’ya attığı gol de müthişti.

TÜRKİYE’DE TEKNİK DİREKTÖRLÜK YAPAR MI?

-Teknik direktörlük yapmak istiyor musunuz? Böyle bir planınız var mı?
“Prolisansım bulunuyor. Neden olmasın, ileride teknik direktörlük yapmayı isterim.”

-Avustralya’da teknik direktörlük yapmak istediğiniz basında yazıldı. Raul’un da antrenör-futbolcu olarak sizinle geleceği iddia edildi…
“Olabilir. Çünkü Avustralya farklı bir ülke. Raul’un durumu ile ilgili ise henüz net birşey söyleyemem.”

-Türkiye’de teknik direktörlük yapmak ister misiniz? Eski takım arkadaşınız Roberto Carlos’a rakip olabilirsiniz…
“İlk teknik direktörlük deneyimim olacağı için, ilk çalıştıracağım takım çok önemli. Roberto Carlos’a rakip olmak güzel olur. Türk Ligi kaliteli ve çok önemli futbolcular var. Taraftarlarınız ise dünyaca meşhur.”

-Kariyerinizdeki unutamadığınız an hangisi?
“Real Madrid’in 32 yıl sonra Şampiyonlar Ligi şampiyonu olduğu günü unutamıyorum. Çok uzun bir aradan sonra 1998’de yine Avrupa’nın en büyüğü olduk. Real Madrid’in yedinci kez bu kupayı kazanmasında pay sahibi olmak büyük gururdu.”

You may also like

0 comments

By