Ertuğrul Sağlam: Yedi takımdan teklif aldım

2 Mart 2009

Bursa’da artık yepyeni bir hava var. Yeşil-beyazlıların son yıllardaki kötü durumuyla, Ertuğrul Sağlam’ın takımın başına geçtiği günden sonrasını birbirinden keskin çizgilerle ayırmalıyız. Bursa’da hangi futbolcu ya da taraftarla konuşursak konuşalım Ertuğrul Sağlam ile birlikte güvenlerinin yeniden yerine geldiğini ve büyük hedefleri artık ciddi ciddi düşünebildiklerini gördük.

Bu güven ve inanç özellikle Bursa gibi potansiyeli çok yüksek bir şehirde yeniden filizlenmeye başlarsa, güzel günlerin çok uzak olmadığını da rahat bir şekilde söyleyebiliriz.

Hilmi Sever, Bursaspor’un son derece modern olan Özlüce Tesisleri’nde, Ertuğrul Sağlam ile çok özel bir röportaj gerçekleştirdi.

Anadolu takımlarını yerinden ziyaret etmeye ve son durumları hakkında en sıcak bilgileri sizlere aktarmaya devam ediyoruz. Uzun süredir istediğimiz Bursaspor ziyaretini de nihayet gerçekleştirdik. Bursa’da gerçekten çok sıcak bir şekilde karşılandık, Ertuğrul Sağlam her zamanki beyefendi duruşu ve nezaketiyle röportaj talebimizi kabul etti ve sorularımıza net yanıtlar verdi. Daha önce Kayserispor’un başındayken de röportaj yapma fırsatı bulduğum Sağlam ile bir kez daha bir araya gelmek beni de çok mutlu etti. Beşiktaş ile ilgili sorularımıza mesafeli yaklaşan genç teknik adamın, Bursaspor’la ilgili önüne koyduğu hedeflere inancı konuşmasının her kelimesinde ortaya çıkıyordu.

– Taraftarla mükemmel bir uyumunuz var bununla ilgili neler söylemek istersiniz?
Öncelikle şunu gururla söylemek istiyorum, gerçekten çok önemli bir taraftar kitlemiz var ve diğer Anadolu şehirlerinden çok farklı olarak bunu belki bir tek Trabzon’da görebiliriz taraftar bilinci ve Bursaspor sevgisinin de ön plana çıktığı bir şehirdeyiz. Diğer Anadolu şehirlerine baktığımız zaman, şehrin takımı belki de oranın dördüncü ya da beşinci takımı hüviyetinde. İnsanlara sorduğunuz zaman önce üç büyükleri söylüyor daha sonra kendi takımlarını söylüyorlar. Bursa’da ise bu soruyu sorduğunuz zaman ise büyük bir çoğunluktan gururla Bursasporluyum sözünü duyabiliyorsunuz. Tabii bu da önünüzde büyük hedefleriniz varsa sizi bu hedefler doğrultusunda umutlandıran bir etken. Bursa’da taraftarlık bilinci oturmuş ve bu da bizleri mutlu ediyor. Taraftarımızın bizim iyi ve kötü günümüzde yanımızda olması bizim için çok önemli. Teknik kadro, taraftar ve takım arasındaki inancı ve güvenin üst seviyede olması bir takımın başarılı olabilmesi için çok önemli bir kriter.

“YEDİ TAKIMDAN TEKLİF ALDIM”

– Bursaspor’un başına gelmenizi açıkçası çok fazla beklemiyorduk. Beşiktaş’tan ayrıldıktan sonra bir süre ara vermeniz bekleniyordu. Bursaspor’un teklifini kabul etmenizdeki etkenler nelerdi?
Açıkçası benim de kafamda böyle bir düşünce yoktu. Hatta bu dönem içinde yedi takımdan teklif geldi. Antrenörü ayrılan takımlar ilk olarak bizi arıyordu, benim de hedeflerim arasında ilk olarak yurt dışından bir takım çalıştırmak vardı. Bunun yanında yurt dışından birkaç teklif aldım ama bu teklifler çok olgunlaşmadı. Bizim ülkemizdeki gibi bu değişiklikler çok çabuk olmuyor. Daha sonra çalışmak ve bir şeyler ortaya koymak istedim. Bu düşünce içine girerken yeniden ülke futbolunda ses getirebilmek, bir takımı bir yerlerden bir yerlere getirmek ve bir hedefe koşmak düşüncesi içerisine girince Bursa’daki potansiyele inanarak, bu işin yapılabileceği takım olarak da Bursaspor’u gördüğüm için bu duygularım harekete geçmeye başladı. Aynı zamanda bu ülkede dört büyük dışında bir takım şampiyon olacaksa kime sorarsanız sorun Bursaspor yanıtını alırsınız.

Sayın Başkanımız ve yöneticilerimizin düşüncesi ve yaklaşımı da çok hoşuma gitti. Onlar da bugüne kadar yaşadıkları olaylardan dersler almış olacaklar ki benim onlardan isteyeceklerimi daha istemeden, onlar benden istedi. ?Uzun bir yapılanma, planlı çalışma, taraftar ve şehirle bütünleşerek Bursa’daki potansiyeli nasıl ortaya çıkarabiliriz’ sözleri beni de heyecanlandırdı. Bursa’da bir takımın başarılı olabilmesi için çok önemli bir potansiyel var. Bursa futbol kültürünün üst seviyede yaşandığı bir şehir. Kötü gününde bile üç büyüklerin tribünlerinde görmediği sayıda taraftar, 14-15 bin taraftarımız her maça geliyor. Şehrimiz de çok güzel bir şehir. İlerleyen dönemlerde bir futbolcuyu Bursa’ya çok rahat bir şekilde getirebilirsiniz. Ekonomik olarak da çok güçlü bir şehir, istenildiği zaman 7-8 trilyon gibi bir parayı kısa sürede toplamış bir şehir. İnanıyorum ki bundan sonra da yine böyle bir organizasyonla oluşturulan maddi kaynağın çok daha fazlası oluşturulabilir. Bursaspor takımı geçmişe baktığınız zaman ülke futboluna en önemli kaynağı oluşturmuş şehirdir, alt yapımız çok güçlü. Bu saydıklarımı bir araya getirince Bursa’da iyi bir programla birkaç sene içerisinde bu atılımı gerçekleştirebileceğimizi düşünüyorum.

“ŞAMPİYONLUK ÇOK ÖNEMLİ BİR KELİME”

-Bursaspor için şampiyonluk sözünü ne zaman söyleyebiliriz?
Şampiyonluk çok önemli bir kelime. Şampiyonluk sözünü telaffuz ettiğiniz zaman bu sözün içini çok iyi bir şekilde kullanmak lazım. Bunu da bir cümlede kullanıyorsanız çok iyi düşünmek lazım. Yakın geçmişe baktığınız zaman bu söylemle yola çıkan ve büyük paralar harcayan kulüplerin başarısızlıklarını görebilmekteyiz. O yüzden bizim şampiyonluktan bahsedebilmemiz için bazı şeyleri çok iyi yerine oturtmamız, bütünlüğü sağlamamız lazım. Bu nedenle üç buçuk yıllık bir sözleşmeye imza attık. O sürenin içerisinde mi olur, sonunda mı olur geldiğimiz nokta bize bu kelimeyi kullandıracak. Şampiyonluktan bahsetmek için şu an çok erken, gidişat, yapılanlar ortaya çıkacak o zaman bu kelimeyi belki biz de kullanırız. Amacımız bu kelimeyi kullanmak. Yalnızca kullanmakla da kalmak istemiyoruz. Göreve ilk geldiğimiz günden beri insanlara verdiğimiz güven bizim umutlanmamızı sağlıyor.

– Hocam birçok takımdan teklif aldığınızı söylemiştiniz. Türkiye’dekileri söylemek istemezsiniz ama yurtdışından hangi takımlardı?
Fransa ve Belçika’dan teklif aldım. Kulüp adı vermeyim çünkü daha önce bu konuyla alakalı bir sıkıntı yaşamıştık. Ayrıca o takımları da şu anda çalıştıran teknik adamlar var saygısızlık olabilir.

“ALNIM AÇIK, BAŞIM DİK”

-İnönü Stadı’na Bursaspor’un başında çıktığınız zaman neler hissedeceksiniz?
Şu anda çok önemli bir kulübün başında çalışıyorum. Bu nedenle bu konulara pek girmek istemiyorum. Bugüne kadar Samsunspor’da futbol oynadım, hocalık yaptım, Beşiktaş’ta futbol oynadım ve hocalık yaptım, Kayseripor’da yalnızca teknik direktörlük yaptım. Allah’a şükürler olsun bugüne kadar daha önce çalıştığım kulüplerle oynadığım maçlarda en ufak bir sıkıntıyla karşılaşmadım, her çalıştığım yere gittim zaman güzel karşılandım. Samsunspor’a karşı oynarken Beşiktaş forması giydim, Beşiktaş’ta Kayserispor’a karşı teknik direktörlük yaptım. Böyle çok örnek var. Şimdi Bursaspor’un başında İnönü’ye çıkacağım. Hep alnım açık ve başım dik bir şekilde sahaya çıktım. Bugüne kadar çalışmış olduğum camialarda ne kendimi ne de camiamı zor durumda bırakacak hareket ve söylemin içerisinde olmadım. Bu da gittiğimiz yerlerdeki insanlar tarafından saygıyla muamele görmemizi sağladı. Tabii ki duygular karışıyor, geçtiğimiz hafta Kayserispor ile oynadık. Kayseri’de emek verdiğimiz takımı bir yerlerden başka yerlere getirdik. Tabi duygu karmaşaları yaşıyoruz ama profesyonellik hep ağır basmıştır. Şu an çalıştığımız takımın menfaati için elimizden gelen tüm gayreti gösteririz.

-Sizin için tribünler ‘Adam gibi adam Ertuğrul Sağlam’ dediler. Bu da az önce konuştuğumuz ‘şampiyonluk’ kelimesi gibi içi doldurulması gereken ve herkese söylenmeyen bir cümle. Bununla ilgili neler söyleyeceksiniz?
Tabii bu sözler insana mutluluk veriyor ve bir taraftan da sorumluk yüklüyor. Demek ki insanlar bizi severken bizden de bir şeyler bekliyorlar. Futbol oynadığım dönemlerde de bu duyguyu yaşadım, şimdi antrenörken de bu duyguyu yaşıyorum. Türk antrenörlüğü adına bizi seven ve saygı gösteren insanların bizden bir şeyler beklediğini çok iyi biliyorum. İnsanların bizden beklentilerini karşılayabilmek için daha fazla üretmek zorunda olduğumuzu biliyorum, bu da daha fazla çalışmamızı gerektiriyor. Sorumluluk duygusu içinde olan bir insan olarak da sorumluluğum yerine getirmek için bir yük de bize yüklüyor.

– Beşiktaş’ta sezona başladınız ve yalnızca bir mağlubiyetten sonra görevi bıraktınız?.
O şekilde davranmam gerekiyordu, geçmişte insanlara verdiğim güven ve saygınlık adına, gelecekte de bu konuda bir sıkıntı yaşamamak için o gün o şekilde davranmak zorunda kaldım. Herkes için bu karar hayırlı olur inşallah.

– Hedefleriniz arasında Milli Takım teknik direktörlüğü var mı?Duruşunuzla bir çok kişi tarafından bu göreve yakıştırılıyorsunuz…
Şu anda Milli Takım’da bizim hocamız var. Çok sevdiğimiz ve saygı duyduğumuz bir insan. Tabii ki her Türk antrenörünün hayalinde büyük bir takım çalıştırmak, milli takımda görev yapmak, Ay-yıldızlı formaya hizmet etmek ve ülkemizi temsil etmek vardır. Ama kısa vadede böyle bir düşüncem yok. Şu andaki en büyük beklentim Bursaspor’da taraftarın ve camianın beklediği başarıya ulaşmak var. Ondan sonraki süreçte neler yaşanacağı tabii ki bilinmez.

– Bursaspor TV projesi hizmete girmek üzere. Sizin bu konudaki görüşünüz nedir?
Bursa’nın bu gibi projeleri destekleyecek önemli bir taraftar grubu olduğu için ben bu projenin başarılı olacağını ve kabul göreceğini düşünüyorum. Tabii taraftarlık bilincinin üst seviyede yaşandığı bir şehir olduğu için büyük ilgi görecektir.

“BEŞ AYLIK MUKAVELE YAPIP PARAMI DA ALABİLİRDİM”

– Türkiye’de 20-25 takım çalıştıran teknik direktörler var. Sizin böyle bir korkunuz ya da ben böyle çok gezen bir teknik direktör olmayacağım gibi bir düşünceniz var mı?
Hayatın neler getireceğini kestirmek mümkün değil ama bizim zaten bundan önceki dönemde ortaya koyduğumuz performans, işimize saygı duymamız beni endişeye sevk etmiyor. Beşiktaş’tan ayrıldıktan sonra şunu her fırsatta söyledim: İnandığım, güvendiğim, kendi felsefemizi uygulayabileceğimiz, hem bize katkı sağlayacak, hem de bizim katkı sağlayabileceğimiz, bir yerden alıp bir yerlere getirebileceğimiz ve başarılı olma yolunda bize o imkanı sağlayabilecek bir kulüp varsa bu kulüp ikinci ligde de olabilir demiştim. Ama bu beni böyle bir endişeye sevk etmiyor, ben inandığım her yerde çalışabilirim. Bunları söylerken tabii ki benim de o kulüplerden bazı isteklerum var. Burada esas amaç ortaya bir şeyler koyabilmek, futbolumuza bir şeyler kazandırabilmek ve yeni yetenekleri ortaya çıkartabilmek. Bursaspor’da çalışmamın en önemli sebeplerinden birkaç tanesi bu. Günü geçiştirmek adına hiçbir yerde çalışmam, o yüzden 3,5 yıllık mukavele yaptık. Yoksa beş aylık mukavele yapıp, beş aylık parayı cebime koyup oluşacak duruma göre yeni bir duruş gösterebilirdim. Yakın gelecekte de hiçbir yerden beklentim olmadan uzun süreli mukaveleyi bu yüzden yaptım.

“YABANCI OYUNCU TRANSFERİ ÇALIŞMALARIMIZ BAŞLADI”

– Bursaspor yabancı oyuncu konusunda yıllardır sıkıntı yaşıyor. Yabancı oyunculardan verim alamamak takımın gücünü tam olarak ortaya koyamamasına neden oldu. İlk sorum devre arasında transfer ettiğiniz Brezilyalı Tadeu ve Güney Koreli Shin’in performansından memnun musunuz? İkinci sorum ise sizce de başarısızlığın önemli sebeplerinden biri yabancı oyuncu da isabetli seçimler yapılamamasıydı?
6+2 kuralı ile sekiz tane yabancı oyuncu oynatabiliyorsunuz. Yabancı oyuncu konusunda iyi tercihler yapabilirseniz büyük güç kazanıyorsunuz. Daha önce Kayserispor’da bunu yaptık, sonra da Sivasspor bunu yaptı. İlk 11’inizde 6 tane yabancı oyuncu oynatabiliyorsunuz, yani bir takımın yarısından fazla. Yabancı konusunda 6’da 6 doğru tercih yapamayabilirsiniz ama en azından 3-4 oyuncuyu doğru tercih yaparsanız, bu takımınızın performansına çok olumlu etki yapıyor. Kendi takımınızda da üç dört tane kaliteli yerli oyuncu varsa artı olarak buna da alt yapıdan birkaç oyuncu katarsanız çok sağlam bir oyuncu oluşturdunuz demektir. Yani yabancı konusunda iyi bir araştırmayla 3-4 yabancı ve var olan imkanlarınızı birleştirirseniz ortaya çok kaliteli bir takım çıkartabilirsiniz. Biz şu an bunu yapmaya çalışıyorum. Tadeu uzun süredir izlediğimiz bir oyuncuydu, 1,5 ay kadar antrenman yapmamıştı ama yavaş yavaş kullanmaya başladık. Sivasspor maçında da golünü attı. Shin’in transferinde ise, sağ olsun Şenol Hoca’nın bize katkısı oldu. Daha önceki Dünya Kupası’nda Shin’i izlemiştik. Onun da şu ana kadar bir gollük katkısı oldu. Henüz ikisi de istediğimiz fiziksel kaliteye ulaşmış değiller. İkisi de dünyanın öbür ucundan geldiler ve Türkiye’de farklı bir kültüre geldiler, bir uyum sürecinden geçiriyorlar.

Bunun yanında yabancı oyuncu transferiyle ilgili çalışmalarımız da başladı. İnşallah sezon bitmeden hangi mevkiye transfer yapacağımızın tespitlerini yapıp kaliteli oyuncuları kadromuza katıp, daha kaliteli bir kadroyla önemli başarılara imza atacağız.

“ÇOK KARAKTERLİ OYUNCULARIM VAR”

– İki tane yabancı forvet aldınız, elinizde Sercan ve Gökhan Güleç gibi golcüler de var. Bu siz de tatlı bir sıkıntı yaratıyor mu?

Elinizde bol alternatifin olması birkaç yönden faydası oluyor. İlk olarak sakat veya cezalı durumunda kimi oynatacağınızı düşünmüyorsunuz. İkincisi oyuncular formayı kaybetmemek için ayrı bir çaba sarf ediyor. Oyuncular şunu biliyor ki, aldıkları şansı iyi değerlendirmek zorundalar ve formayı bırakmalılar. Zaman zaman kişilik ve karakter yönünden sıkıntı yaşayan bir grupla çalışıyorsanız bu gibi durumlar zafiyet yaratıyor, ancak Allah’a şükür bizim takımımızda bu karakterde oyuncular yok. Herkes birbirine destek oluyor ve arkadaşı oynadığı zaman ona tüm desteğini veriyor. Fazla oyuncu olmasının bugüne kadar hep avantajlarını yaşadık inşallah böyle devam eder.

– Yabancı oyuncu arayışlarımız başladı dediniz? Hangi mevkilere transfer yapmayı düşünüyorsunuz?
Bunu şu an için söylemek doğru olmaz, çünkü o mevkilerde oynayan arkadaşlarımız var.

– Peki kaç yabancı transfer etmeyi düşünüyorsunuz?
Şu an için üç yabancı oyuncuyla oynuyoruz. Geldiğimiz günden beri en fazla üç oyuncuyla oynadık. Kadromuzda dört beş oyuncu var, yabancı oyuncudan yana tercih kullanacaksak bunların elimizdeki oyunculardan kaliteli olması gerekiyor. Alacağımız isimler ilk 11’imizde doğrudan oynayacak oyuncular olacak.

“KAYSERİSPOR DAHA İYİ YERLERE GELECEKTİR”

– Kayserispor sizin ardınızdan beklenen patlamayı yakalayamadı. Evet yine orta sıralarda yer alıyor, ancak artık herkes Kayserispor’dan daha büyük bir çıkış bekliyordu, olmadı?
Kayserispor benim ardımdan ligi 5. sırada bitirdi ve Türkiye Kupası’nı kazandı, çok da kolay işler değil. Tolunay Hoca, yıllarca kader birliği ettiğim Süleyman Hurma ve Başkanımız Recep Mamur benim için çok özel insanlar. Tabii kendi oynayacağım maçlar haricinde başarılı olmaları bizi de mutlu ediyor. Ama bu sene büyük şanssızlıklar yaşadılar. Önemli oyuncuları sakatlandı ve belki de gelebilecekleri noktanın çok altında olmalarına neden oldu. Bundan sonraki dönemde Kayserispor’un daha iyi yerlere gelebileceğine inanıyorum. Çünkü Kayseri’deki dostlarımla da sürekli konuşuyorum ve onlar da şanssızlıklardan yakınıyorlar.

– Tolunay Kafkas ile dostluğunuzu biliyoruz ama buna rağmen Beşiktaş’tan ayrıldıktan sonra Kayseri’ye maç izlemeye gittiğinizde, sürekli olarak Kayserispor’un başına geçeceğiniz yönünde haberler çıkıyor. Siz bu konuda neler söyleyeceksiniz?
Bu konuda ülkemizde çok kötü bir anlayış var. İnsanımız maalesef geçmişte yaşadığı kötü olaylardan dolayı iki antrenörün dost olabileceğini aklından geçiremiyor. Ya da bir antrenör çalışmadığı dönemde başka bir takımın maçına gittiği zaman oradan bir görev bekliyor haberleri çıkıyor. Bu düşünceleri kırmamız lazım. Beynimizdeki bu kötü anlayışı ortadan kaldırmamız lazım. Bu düşünceyi ortaya atanların kafalarında hep bu yönde düşünceler olduğu için böyle düşünüyorlar.

Ben Samsunspor’da çalıştım, Samsun şehrine gittiğim zaman göğsümü gererek, insanlardan saygı görerek Samsunspor Kulübü’nü ziyaret edebiliyorum. Kayseri’ye, Beşiktaş’ta çalıştığım dönemde de gitmiştim, hocayla görüşmüştüm, birlikte yemek yemiştik. Çalışmadığım dönemde de gittim hocayla yine bir araya geldik ve halkın arasında rahat bir şekilde gezdik. Kafamda kötü düşünceler olmadığı için çok rahat bunları yaptım ama maalesef insanlarımızın çoğu bu tür olaylarla karşılaştığı için böyle şeyler ortaya atıyorlar. Tolunay Hoca ile Kayserispor maçından önce ve sonra yine konuştuk. İnsanlar artık bunlara alışmalı, iki antrenörün dost olması yadırganmamalı.

“AYDIN’I ZORLA GETİREMEZDİK”

– Aydın Karabulut transferi adeta yılan hikâyesine döndü ve sonunda Beşiktaş’ta kaldı. Sizce Aydın, Beşiktaş’ta kalmakla doğru bir karar verdi mi?
Aydın profesyonel bir futbolcu, kendi kararını kendi verebilecek yaşta da bir oyuncu. Biz Yusuf’un transferinden dolayı Tuna’yı ve Aydın’ı istedik. Tuna ile görüştüğümde Bursaspor’a seve seve gelirim dedi. Futbol oynamak istiyorum ve sizin de orada olmanız çok önemli dedi. Aydın ile konuştuğumda ise gelmek istemediğini söyledi. Tabi bu gönül işi, bir oyuncuyu zorla bir yere getirip oynatamazsınız.

– Şöyle bir düşünce vardı; Aydın, Ertuğrul Hocasının yanına gelip kendisini yetiştirebilirdi?
Tabii bunu bilemeyiz, belki Aydın Beşiktaş’ta kendisini ispatlayacak ve formasını giyecek. İnsanlar kendi gelecekleriyle alakalı karaları kendileri veriyorsa, neticelerine de katlanmalı.

“YUSUF BEŞİKTAŞ’TA BAŞARILI OLACAKTIR”

– Yusuf sizce Bursaspor için büyük kayıp mı?
Yusuf Türk futbolu için önemli bir oyuncu, Bursaspor için de önemli bir oyuncuydu. Bizim geldiğimiz noktada Yusuf’un Bursaspor’la bağı tamamen kopmuştu, ondan sonraki dönemde bu durumu onarmak çok zor olacağı için böyle bir transfere izin verdik. Bursaspor’un menfaatleri de öne çıktı ve bu defter de böylece kapanmış oldu.

– Yusuf Şimşek, Beşiktaş’ta başarılı olabilir mi?
Olacaktır tabii ki. Yusuf kalitesinde bir oyuncunun başarılı olamaması için hiçbir sebep yok.

– Sivasspor iki senedir zirveyi zorluyor. Sivasspor’un bu sezon şampiyon olması futbolumuzda bir şeyleri değiştirebilir mi? Yoksa sadece farklı bir şampiyon mu görmüş oluruz? Bu bir kırılma noktası olur mu?
Değiştirebilir. Eğer Sivasspor şampiyon olabiliyorsa neden Denizlispor, Bursaspor, Kayerispor olmasın denilir. Bu durum bir kapıyı arayabilir ve bir kırılma noktası olabilir.

– Sizi bu sezon ortaya koyduğu performansla şaşırtan bir takım var mı?
Ankaraspor belirli bir dönem iyi gitti, Trabzonspor birçok transfer yaptı ve adaptasyon sürecinin yaşanması beklenirken, onların bu süreci çok çabuk atlatması tüm spor kamuoyunu şaşırttı. Trabzonspor’dan başarı bekleniyordu ama bu başarının belirli bir zaman sonra gelebileceği düşünülüyordu. Onlar kendi içinde ürettiği değerler ile bu sıkıntılı süreci çok fazla yaşamadan atlattılar. Bu hem onlar adına hem de Türk futbolu adına olumlu bir gelişme.

SAĞLAM’A GÖRE EN İYİ YERLİ OYUNCULAR…

– Size göre Türkiye’deki en iyi yerli oyuncu kim?
Birçok isim var. Arda ve Servet çok iyi oyuncular, Serdar Özkan daha iyi olacaktır, Batuhan’ın bir çıkış yapacağını düşünüyorum. Bizim takımımıza bakacak olursak Sercan çok yakın zamanda isminden daha fazla bahsettirecektir, Erhan Albayrak ve Muhammet Demir diye iki oyuncumuz var onlar da adından söz ettirecektir. Gökhan Gönül, Gökhan Ünal, Mehmet Topuz, Eren Güngör de beğendiğim ve potansiyeli yüksek oyuncular.

“SERCAN’IN TRANSFERİ İÇİN ÇOK ERKEN”

– Sercan’ın üç büyüklere ya da Avrupa’ya transfer olması için erken mi?
Bence çok erken. Zaten o yüzden izin vermedik. Sercan daha 19 yaşında genç bir çocuk. Sercan henüz bir şey yapmış değil, şu an yıldız adayı. Sercan çıkar aslanlar gibi topunu oynar sene de 20?25 gol atar ve bunu istikrarlı bir şekilde devam ettirir. Biz de hem kendi, hem de onun menfaatleri doğrultusunda transferine izin veririz. Sercan ömür boyu Bursaspor’da oynayacak diye bir düşüncemiz yok ama henüz Bursaspor’da yapacaklarının 5’te 1’ini yapmış değil.

Biz de elimizdeki bir değeri de daha tam olmadan, kalitesini ortaya çıkartmadan bir yere göndermeyiz. Kimse böyle bir beklenti içerisinde olmasın. Sercan, Bursaspor’da yapacaklarını yapar daha üst düzey bir takımda oynamak gibi bir seviyeye gelirse, hem geleceğini yok etmemek hem de Bursaspor’un menfaatlerine zarar vermemek adına bu transfere izin veririz. Gideriz Başkanımızla beraber gittiği yere teslim ederiz. Henüz bu seviyede değil, bunun için çok çalışması gerekir.

– Milli Takımımızın İspanya maçlarıyla ilgili ne düşünüyorsunuz?
Milli Takımımız, son Avrupa Şampiyonası’nda neler yapabileceğini tüm dünyaya gösterdi. Dolayısıyla çok zor durumlardan çıkmasını bildi ve çok büyük bir başarı elde etti. Tabii İspanya şu anda dünya sıralamasında birinci ve son Avrupa Şampiyonu, bunun yanında evinde uzun zamandır yenilmiyor. İspanya ile çok zor maçlar oynayacağız ama galibiyetler imkânsız değil. Ben Milli Takımımızın başarılı olacağına yürekten inanıyorum.

You may also like

0 comments

By