Erdinç Sözer: Servet, Arda, Nuri ve Hilbert

7 Ocak 2011

Türkiye’nin cennet köşelerinden biri olan Antalya’da kamp çalışmalarını sürdüren Bundesliga ekiplerinden biri de Stuttgart. Alman ekibinin teknik direktör yardımcılığını bir Türk Erdinç Sözer yapıyor. Sözer, Alman futbolunun yıllardır içinde olan bir isim.

Türkiye’de doğan ancak 3 yaşında Almanya’nın yolunu tutan Sözer, Bundesliga’da başarıyla ülkemizi temsil ediyor. Daha önce Bayer Leverkusen ve Hamburg gibi önemli takımlarda da görev yapan Sözer, Stuttgart’ın başarısı için büyük çaba harcıyor. Türk olduğu için her zaman gurur duyduğunu belirten Sözer ülkesine tam anlamıyla aşık bir insan. Öyleki Alman pasaportunu bile halen almamış biri.

Hilmi Sever, Stuttgart’ın kamp yaptığı otelde Sözer ile ilgiyle okuyacağınız bir röportaj gerçekleştirdi.

Şimdi bu röportajla sizleri başbaşa bırakıyoruz:

“İLK HEDEF BUNDESLİGA’DA KALMAK”


-Hocam Belek’te kamp dönemini geçiriyorsunuz. Öncelikle kısa kamp değerlendirmesi alabilir miyiz?

“Dört hafta önce takımı aldık. Stuttgart şu an çok zor bir durumda, 12 puanla 17. sırada bulunuyoruz. İşimiz gerçekten çok zor. Önümüzdeki aylarda yoğun çalışmalıyız. Belek’e geçtiğimiz yıllarda da gelmiştik, sahalar, oteller ve çalışan insanlar bize büyük destek veriyor. Buradan çok memnunuz ve bu nedenle Belek’teyiz.”

-Takımın son durumu nasıl? Biz de elimizden geldiğince Bundesliga’yı takip ediyoruz ancak takımın içinden biri olarak Stuttgart’ın potansiyelini sizden öğrenmek isteriz…
“Takımın potansiyeli çok yüksek ama şu ana kadar istenilen sonuçları neden alamadığını sormak gerekli. Sezon başında bu takımdan Lehmann, Khedira ve Hilbert gibi önemli oyuncular ayrıldılar. Bu eksikleri bu takım taşıyamadı çok genç bir takım kaldı. Kaleci, orta sahada 6 numara ve kanatlarda eksiğimiz olunca takım sarsıldı. Dünya Kupası’nda deneyimli oyuncularımız da geç geldi ve antrenman eksikleri oluştu. Önceki antrenörün ne yaptığı bizi ilgilendirmez. Biz bu takımı aldık ve başarılı olacağımıza inanıyoruz. Bu sezon kesinlikle Bundesliga’da kalmak istiyoruz.

Bundesliga’da ikinci yarının başlamasına yaklaşık 25 gün var. Takımımız şu an çok iyi çalışıyor, tabi eksiklerimiz olursa bazı transferler yapabiliriz.”

-Transferleri hangi mevkiilere düşünüyorsunuz?
“Şu an transferi düşünmüyoruz, oyuncularımıza güveniyoruz ama kamp döneminde eksik noktalarımızı görürsek transfere yönelebiliriz.”

“HILBERT BİZİM İÇİN BÜYÜK EKSİK”

-Az önce Hilbert’ten bahsettiniz. Beşiktaş’a geldiği ilk günlerde çok eleştirildi ancak daha sonra takımın önemli isimlerinden biri haline geldi…
“Hilbert’i sağ bekte oynayan bir oyuncu olarak biliyorum. Sezon başında antrenörü onu farklı bir bölgede oynatınca zorluk çekti ancak daha sonra gerçek yerini buldu ve Hilbert’in kalitesini herkes gördü. Hilbert tabii ki bizim için büyük eksik.”

-Hocam takımınızda bir Türk oyuncu Serdar Taşçı var. Türk oyunculara ilginiz nasıl?
“Beni tanıyanlar bilir Almanya’da yetişmeme rağmen Türk pasaportu taşıyorum ve hala Alman pasaportu almadım. Askerlik görevimi de yerine getirdim ve ülkemi gerçekten çok seviyorum. Leverkusen ve Hamburg’ta bir çok genç Türk oyuncunun gelişiminde katkım oldu. Tolgay Arslan ve Tunay Torun gibi gençlerle önemli çalışmalar yaptık. Tunay’ı genç takımdan aldık, Trochowski gibi bir oyunuyu kesmeyi başardı. Aslında en önemlisi Türk ya da Alman olması değil takıma sağladığı katkıdır. Ama tabii bir Türk oyuncusu iyi bir performans gösterirse bununla gurur duyarım ve yardımcı olurum.”

“SERDAR TAŞÇI İLE GURUR DUYUYORUM”

-Serdar Taşçı’nın Alman Milli Takımı’nı seçmesi çok konuşuldu aynı şekilde Mesut Özil’in de. Siz Almanya’da yetişen Türk gençlerinin milli takım tercihleriyle ilgili ne düşünüyorsunuz?
“Türkiye’nin de Almanya’nın da bu oyuncular üzerine hakkı var. İki ülkenin de bu oyunculara yol göstermesi lazım. Ama tabii en sonunda karar oyuncunundur. Alman milli takımına girmek gerçekten inanılmaz zor. Serdar Taşçı Freiburg ve Stuttgart’ta gösterdiği yüksek performansla Alman milli takımına seçildi. Serdar’ın Alman milli takımında oynamasıyla gurur duyuyorum. Bu kararlar tartışılmaması gereken özel kararlardır. Tabi gönlümüzden geçen her Türk oyuncunun Türkiye için oynamasıdır ancak oyuncu da farklı bir karar veriyorsa buna da saygı duymalıyız.”

-Manisaspor ile oynadığınız hazırlık maçını da izledik. Gerçekten iyi bir takımınız ve önemli oyuncularınız var. Hayran olduğum isimlerden biri Camoranesi de takımınızda…
“Evet önemli oyuncularımız var ama Camoranesi özelinden gidersek Ağustos sonunda takımımıza katıldı ve elinden geleni yaptı. Stuttgart’ta çok önemli bir potansiyel var bizim işimiz bu potansiyeli ortaya çıkarmak. Takım içinde bazı gruplar var ve bu grupları kamp döneminde birleştirmeliyiz.”

-Camoronesi’yi bir de sizden dinlemek isteriz. Nasıl bir oyuncudur?
“Camoranesi son derece yetenekli ve teknik bir oyuncu. İkili mücadeleleri pek sevmez ama zekasını kullanır. Topla her istediğini yapabiliyor, klas ara pasları atabiliyor ve şu anda da performansı çok yüksek.”

“TÜRK FUTBOLUNDA GELİŞME VAR”

-Türk takımları Avrupa’da uzun yıllardır kötü performans sergiliyor. Siz bunu neye bağlıyorsunuz? Türk futbolunda büyük bir düşüş var mı?
“Bana göre tam tersi. Türk futbolunda gelişme var. Avrupa kupalarında mücadele etmek son derece zor. Dev takımlar bile çok erken turnuvalara veda edebiliyor. Avrupa’da bütün ligler yükselişe geçti. Artık tur atlamak son derece zor. Türkiye’de büyük bir gelişim görüyorum. Bursaspor şampiyon oldu, Trabzonspor, Sivasspor ve Kayserispor’un çıkışları var. Galatasaray ve Fenerbahçe her maçı kolaylıkla kazanamıyor. Her geçen sene Türkiye’de futbolun daha da gelişeceğini düşünüyorum. Daha sonra Avrupa’da da başarılar gelecektir.”

“ARDA DAHA BAŞKA LİGLERE GİTMELİ”

-Türkiye’de beğendiğiniz oyuncular kimler?
“Servet Çetin’i senelerdir takip ediyorum. Belki her antröner çalışamaz ama bana göre çok değerli bir oyuncu. Arda Turan’da da büyük bir potansiyel görüyorum. Arda’nın daha başka liglere giderek farklı çalışmalar görmesini isterim. Arda’nın gelişmesi için bu önemli.”

-Bu oyuncuları kendi takımınızda görmek ister misiniz?
“Servet ve Arda Turan her takıma katkı sağlayabilecek isimler ama bu şu an için mümkün değil. Biz kendi oyuncularımızla bu yıl Bundesliga’da kalmak istiyoruz. Ama önümüzdeki yılların neler getireceği belli olmaz.”

-Leverkusen, Hamburg ve şimdi de Stuttgart’ta çalışıyorsunuz. Bulunduğunuz takımlar hiç Türk oyunculara transfer teklifi yaptı mı?
“Şimdiye kadar olmadı.”

-Ligimizde beğendiğiniz yabancı oyuncular hangileri?

“Özellikle Alman oyuncular Enst, Fink ve Hilbert’i yakından takip ediyoruz. Tabii Guti, Alex ve Emenike de ortaya koydukları futbolla yıldızlaştılar. Ernst devre arasında Beşiktaş’a geldi takım içinde bir disiplin oluşturdu. 6 numara oynadı ve 6 numara üzerinden takım kuruldu. Orta sahada kilit bir noktada oynuyor ve onun performansı Beşiktaş için çok önemli.”

“SCHUSTER’E ZAMAN LAZIM”

-Schuster ile ilgili düşünceleriniz neler?
“Schuster bu sezon geldi ve kafasındaki takımı oluşturmaya çalışıyor. Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören çok büyük bir iş yaptı. Real Madrid gibi dev bir takımı çalıştırmış bir teknik direktörü Beşiktaş’ın başına getirdi. Bu gurur duyulması gereken bir iş. Schuster’e biraz daha zaman lazım. Avrupa Ligi’nde başarılı sonuçlar alıyorlar. Bana göre Beşiktaş’ta başarılı olacak.”

-Schuster’in Türkiye’de 1960’ların futbolu oynanıyor açıklaması çok tartışıldı. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
“Schuster bana göre bu açıklamasıyla Türkiye’de daha hızlı, disiplinli ve taktiğe yönelik bir futbol oynanması gerektiğini söylemek istedi.”

TÜRK VE ALMAN FUTBOLUNUN FARKLARI…

-Türk ve Alman futbolunun farkları nelerdir?
“Türkiye’de daha çok teknik futbol oynamaya çalışılıyor. Almanya’da disiplin, koşmak ve taktik çok önemli. En büyük fark disiplin ve taktikte. Takımlar öncelikle defanslarını sağlamlaştırmalı, tüm takım olarak savunma yapılmalı. Bakıyorsunuz Galatasaray, Avrupa Ligi’nde Hamburg karşısında 2-0 öne geçti maçta arka arkaya yediği gollerle 3-2 mağlup olup elenebiliyor. Böyle bir şey hiç olur mu!”

-Ligimizin önde gelen takımları Bundesliga’da olsa şampiyonluk mücadelesi verebilir mi?
“Türkiye’nin büyük takımlarını konuşuyoruz. Bana göre takımlarımızın kalitesi var ve Bundesliga’da üst sıraları zorlayabilirler.”

“BEŞİKTAŞ’I GÖZARDI ETMEMEK LAZIM”

-Bu sezon Süper Lig’de hangi takımı şampiyonluğa daha yakın görüyorsunuz?
“Şu an Trabzonspor lider ve iyi bir yolda. Bu performansı gösterirse şampiyonluğa ulaşacaktır. Ama Beşiktaş’ı kesinlikle gözardı etmemek lazım. Aynı şekilde Fenerbahçe’de yarışın içinde olabilir.”

-Sizi Almanya’da bir takımın başında ya da Türkiye’de ne zaman görebiliriz?
“İstanbul’daki üç büyük takımımızdan birini çalıştırmak her zaman en büyük arzum olmuştur. Ama Bruno Labbadia ile bir yola girdik ve henüz bu yolun bittiğini düşünmüyorum. Birlikte uzun zamandır çalışıyoruz ve şu an için bunun sürmesini istiyorum. Çok daha ileride ne olacağını ise şimdiden bilemem. Belki Türkiye’ye ikimiz birlikte gelebiliriz, niye olmasın!”

-Bundesliga’da bu sezon şampiyonluk adayınız hangi takım?
“Türkiye ve Almanya’nın durumu birbirine çok benziyor. Trabzonspor performansını sürdürürse şampiyonluğa yakın, aynı şekilde Dortmund da çıkışını sürdürürse şampiyonluğun en büyük adayı. Her iki takım için de ikinci yarının ilk maçları çok önemli.”

“NURİ DORTMUND’UN EN KİLİT OYUNCUSU”

-Nuri Şahin’den bu seneki çıkışını bekliyor muydunuz?
“Nuri’yi 16-17 yaşından beri takip ediyorum. Her sene futbolunu geliştirdi, bu patlamayı yapacaktı ve bu sene başardı. Dortmund’un en kilit parçası Nuri Şahin. Takımı ileri taşıyor ve gelişimini de sürdürüyor. Milli Takım’da da bu kilit rolü oynayacak. Daha çok genç bir oyuncudan konuşuyoruz ve şimdiden takımını şampiyonluğa sürükleyebiliyor.”

“BAŞARI PLAN VE SABIRDAN GEÇİYOR”

-Türkiye’de genç oyuncular şans verilmemesinden şikayetçi. Almanya’da genç oyunculara daha fazla mı şans veriliyor?
“Almanya’da da aynı sıkıntılar var. Büyük takımlar büyük oyuncular istiyorlar. Genç oyuncuların takım içine girmesi zor oluyor. Dortmund genç bir takım ama bunun sebepleri var. Büyük sıkıntılar çektikten sonra 4 yıl önce tüm deneyimli oyuncularını gönderdiler. Jurgen Klopp’un 3. senesinde başarılı oldular. İlk senesinde büyük sıkıntı çekti, ikinci senesinde yeni bir takım kurdu ve Avrupa Ligi’ne girdi. Bu sezon ise yine oluşturduğu genç kadroyla zirveye oynuyorlar ve adından söz ettiriyorlar. Başarı plan ve sabırdan geçiyor. Genç oyuncuların antrenman dışında da çok çalışması lazım, çünkü büyük oyuncuların yerlerine geçmek istiyorlar.”

You may also like

0 comments

By