“En iyi futbolu Trabzonspor oynadı”

25 Mayıs 2011

Portekiz’de röportajlarımız kaldığı yerden devam ediyor. Şimdi sıradaki konuğumuz Sporting Lizbon Genel Direktörü Jose Couceiro. İsim tanıdık geldi değil mi? Evet Gaziantepspor’u bir önceki sezon çalıştıran Portekizli teknik direktör. Lizbon’un en zorlu dönemlerinden birinde kulübü toparlaması için ona güvenildi ve genel direktörlük görevine getirildi.

Lizbon’da sezonun ikinci yarısında teknik direktörlük görevini de yürüten Couceiro, kulübün en buhranlı döneminde önemli bir yükün altına girdi. Couceiro, takımın ligi 3. sırada tamamlamasında önemli bir rol oynadı. Dedesinin kardeşi, Lizbon’un beş efsane oyuncusundan biri olan Couceiro, Portekiz’de büyük saygı gören bir isim. Portekiz’de ‘Beş Kemancı’ dediğiniz zaman herkes bu beş Lizbon efsanesini anlatmaya başlıyor.

Röportajı gerçekleştirdiğimiz basın odasına Türkçe; ‘merhaba’, ‘hoş geldiniz’ diye giren Couceiro’nun, Türkiye’ye tam anlamıyla hayran olduğunu söylemeliyiz. Couceiro ile gerçekleştirdiğimiz röportajda Sporting Lizbon, Portekiz futbolu, Gaziantepspor ve Türk futbolunun son durumu hakkında konuştuk.

Samsunspor’un yeni teknik direktörüyle gerçekleştirdiğimiz röportajla sizleri başbaşa bırakıyoruz:

-Portekiz futbolunun büyük çıkışını neye bağlıyorsunuz?
“Portekiz futbolunun gelişimindeki en büyük etken, kulüplerin organizasyon şemasından kaynaklanıyor. Çünkü konuya çok sistemli yaklaşıyorlar. Türkiye gibi günlük değil, uzun vadeli planlar yapılıyor. Gaziantepspor’dayken de bu konu üzerine çok uğraşmıştım. Öncelikle Türk futbolculara yatırım yapmak gerekiyor ama Türkiye’de yabancı futbolculara çok fazla önem veriliyor. Türk Futbolu’nun gelişimi için Türk futbolcularının gelişimi şart.”

“ALIŞIK OLMADIĞIMIZ BİR BELİRSİZLİK ORTAMI VARDI”

-Üç Portekiz takımı Avrupa Ligi’nde yarı finalde mücadele etti. Sporting Lizbon neden gerilerde kaldı?
“Kısa bir süre önce başkanlık seçimi yapıldı. Seçimlerden önce kulüpte pek de alışık olmadığımız bir belirsizlik ortamı hakimdi. Böyle sorunları Türkiye’de çok fazla görmüştüm. Bu dönemde yaşanan sıkıntılar nedeniyle geride kaldığımızı düşünüyorum. Teknik direktörlük görevine geçici olarak geldim. Şu anda da bu göreve Braga Teknik Direktörü Domingos getirildi. Domingos’un gelişinin ardından yeniden genel direktörlük görevime geri döndüm.”

YARI FİNALLERDE 10 LIZBONLU FUTBOLCU…

-Sporting alt yapı konusunda çok iyi bir durumda. Ve çok önemli isimler bu alt yapıdan çıkıyor…
“Evet çok başarılı bir alt yapımız var. Sporting Lizbon belki UEFA Avrupa Ligi veya Şampiyonlar Ligi’nde yarı finalde yok ama baktığınız zaman bu dev organizasyonlarda yarı finale kalan 8 takımda Sporting alt yapısından yetişen 10 oyuncu bulunuyor. 4 tane Porto’da, 3 tane Braga’da, 1 tane Benfica’da, 1 tane Real Madrid’de ve 1 tane de Manchester United’da oyuncumuz var. Bu futbolular; Nani, Ronaldo, kaleci Beto, Moutinho, Carlos Martin, Emidio Rafael, Silvestre Varela, Hugo Viana, Miguel Garcia ve Custódio Castro. Bu çok önemli bir veri. Yalnızca Barcelona alt yapısından yetişen daha fazla oyuncu yarı finalde mücadele ediyor. Bunun sebebi de Barcelona’nın yarı finalde bulunması.”

-Peki bu başarıyı Portekiz’de anlıyorlar mı? Çünkü Türkiye’de böyle bir başarı çok fazla kimseyi tatmin etmez.
“Portekiz’de ve Avrupa’nın genelinde buna önem veriliyor, çünkü daha profesyonel bir yapı var. Büyük takımlar oyuncu alacağı zaman Sporting alt yapısından daha önce çıkmış oyunculara bakıyor ve yine burayı tercih ediyor. Sporting Lizbon alt yapısı Avrupa’nın en büyük alt yapısı olarak kabul ediliyor.”

A TAKIMDA 8 ALT YAPI OYUNCUSU

-Sporting A takımında alt yapıdan kaç oyuncu var?
“A takım kadromuzda 8 alt yapıdan gelen oyuncumuz var. İlk 11’imizde ise en az 4 tane alt yapıdan yetişen oyuncumuz oluyor. Portekiz’de en fazla Portekizli oyuncuya sahip takım biziz.”

-Genel direktörlük mü, teknik direktörlük mü? Hangi görev sizin için daha cazip?
“Tüm alt yapı ve farklı işlerden sorumluyum. Burada çok büyük sorumluluklarım var. Ama teknik direktörlüğü de çok seviyorum, onun heyecanı daha farklı. Belki bir gün yeniden Türkiye’de bir takım çalıştırırım.”

-Bu takım Samsunspor mu?
“Bunu bekleyip göreceğiz. Türkiye’de çalışmaktan çok büyük mutluluk duymuştum. Bir insan çalıştığı yerde mutlu oluyorsa, bir gün yeniden oraya dönmek ister. Türkiye’nin çok büyük imkanları var ve bu imkanlarla bir takım çok iyi yerlere getirilebilir.”

“G.ANTEPSPOR’DA ÖNGÖRDÜĞÜM ŞEYLER GERÇEKLEŞTİ”

-Sporting Lizbon’da bu kadar büyük sorumluluklar verilen bir futbol adamı, Gaziantepspor’dan neden erken ayrıldı?
“Gaziantep’te iyi işler yaptım. Gaziantep’te öngördüğüm şeylerin hepsi bu sene gerçekleşti. Bu sene baktığınız zaman elde edilen başarılarda Türk oyuncular çok büyük paya sahip. Murat Ceylan, Cenk Tosun, Emre Güngör, Yalçın, Hürriyet gibi… Hep mevcut kadrodaki oyuncuları kazanmaya çalışıyordum. Olcan kadroda bile değildi. Murat Ceylan hala gelişimini sürdürüyor. Bursaspor’a giden Ahmet de çok iyi bir oyuncuydu. Baktığınız zaman ben elimdeki mevcut kadroyla yapabileceğimin maksimumunu yaptım. Ben gittikten sonra ise çok kaliteli ve isimli oyunculara yatırım yapıldı. Bu da takıma bu çıkışı getirdi. Düşünün benim zamanımda Julio Cesar gol krallığını ikinci sırada bitirdi ve şu an hep yedek. Artık Julio Cesar’dan çok daha iyi oyuncular kadroda bulunuyor. Cenk Tosun gibi. Önümdeki bilgisayarla mimari bir şey yapamam, futbol da böyledir. Elinizdeki oyuncularla yapabileceğimizin maksimumunu yaptık. G.Antepspor’un alt yapısına çok önem verdim, sürekli genç oyuncuları A takıma adapte ettim.”

“G.ANTEPSPOR’A BİR RAPOR BIRAKTIM”

-Cenk Tosun’u takip ediyor muydunuz? Onun hakkında bilginiz var mıydı?
“Takip etmiyordum ama onunla ilgili elimizde bilgiler vardı. Gaziantepspor’a ayrılmadan önce bir rapor bıraktım. Bugün gerçekleşen birçok olay raporumda yer alıyordu. Gaziantep’te çalıştığım için çok mutluyum, oradaki insanlarla çok iyi ilişki sağladım. Hala da oradaki dostlarımla görüşüyorum. Ve hala Gaziantepspor’u takip ediyorum.”

-Bu hazırladığınız raporda neler vardı?
“Bunu aslında G.Antepspor yönetimine sormanız daha doğru olur. Bir takımda yalnızca 6 yabancı oyuncu oynayabiliyorsa, o takımın mutlaka kadrosundaki yerli oyunculara büyük önem vermesi gerek. Türk takımları, Türk oyunculara yatırım yaparsa başarıya ulaşır. İyi yerli oyuncularla iskelet kurulup, yabancı oyuncular buna göre transfer edilmeli. Bunları söyleyebilirim.”

-G.Antep’e bu sezon gelen oyuncuların isimleri bu raporda var mıydı?
“Bazılarının isilerini vermiştim.”

“O GÜN ALDIĞIM KARARLA G.ANTEP İKİ İYİ KALECİ KAZANDI”

-Karcemarskas müthiş bir sezon geçirdi. Sizin döneminizde fazla forma giymemişti ve bu nedenle eleştirilmiştiniz…
“Karcemarskas’a tek kuruş para ödenmedi, sıfır bonservisle Gaziantepspor’a kazandırdım. Onun ne kadar müthiş bir kaleci olduğunu zaten biliyordum. Litvanya Milli Takımı’nı çalıştırırken de benim oyuncumdu. Yalnız Karcemarskas’ı transfer ettiğimde Mahmut çok iyi bir performans sergiliyordu ve onu kesmem, küstürmem doğru olmazdı. Eğer bir oyuncuyu kazanmak istiyorsanız, ona güven aşımalısınız. Mahmut da beni kararımdan dolayı hiç pişman etmedi. Mahmut’a da gerekli şansı verdim. Karcemarskas’ın da adaptasyon sürecini stresten uzak geçirmesi onun için de avantaj oldu. O gün aldığım bu karar sayesinde Gaziantepspor şu an iki çok iyi kaleciye sahip. Kalecinin başarılı olması için öncelikle onun güven duygusuna sahip olması lazım.”

-G.Saray ve Beşiktaş alt yapıları Türkiye’nin en iyi alt yapıları olarak gösterilirdi ama son yıllarda yetişen oyuncu sayısında büyük düşüş var. Dünyada alt yapıların önemi artarken, Türkiye’de önemi azalıyor mu?
“Alt yapı gerçekten çok önemli ve takımların bu konuyu ilk maddelerine koymaları gerekli. Alt yapıdan az oyuncu çıkması demek, kulüplerin maliyetlerinin daha fazlası artması anlamına geliyor. Türkiye’de de genç oyunculara fazlasıyla yönelmiştim, onlarla birlikte daha fazla çalışmak isterdim. Ama Türkiye’de genel olarak gençlere çok fazla şans verildiğini söyleyemem.”

“İŞİN TEMELİ İYİ BİR SCOUT VE ÇALIŞMA EKİBİ”

-Türk futbolundaki yöneticilere öneriniz ne olur?
“Öncelikle genç oyuncuları tarayan ekibin çok iyi olması gerekiyor. Daha sonra ise çok sıkı bir çalışma süreci gerekiyor. 5-6 yıl boyunca oyuncuları iyi bir şekilde yetiştirecek, en fazla 14 yaşından itibaren bu süreci devam ettirebilecek iyi eğiticilerin olması lazım.”

-Türkiye’de iyi araştırmalar yapan bir scout ekibi var mıydı?
“Benim bildiğim kadarıyla Gaziantepspor’un benim bulunduğum zamandan çok daha geniş bir scout ekibi var. Hatta yurt dışında da bir scout ekibi bulunuyor. Eğer bir takım iyi oyunculara sahip olmak istiyorsa kuvvetli bir scout ekibi olmalı. Bu teknik direktörlere bırakılmamalı, kulübün kurulu bir düzeni olmalı.

“G.ANTEP’İN ŞAMPİYONLUĞU DÜŞÜNMEMESİ GEREKİYOR”

-G.Antepspsor önümüzdeki sezon şampiyonluğa oynayabilir mi?
“Bence bunun için hala erken, şu an şampiyonluğu düşünmemeliler. Çünkü hala yapılacak çok şey var. Kulübün organizasyonuyla ilgili yapılması gerekenler bulunuyor.”

“EN İYİ FUTBOLU TRABZONSPOR OYNADI”

-Neler bunlar?
“Eğer Gaziantepspor şampiyonluğa oynamak istiyorsa, daha profesyonel bir organizasyon şeması olması gerekiyor. Gelecek sezon şampiyonluk diye yola çıkılması hata olur. Organizasyon şemasının daha profesyonelleşip, daha uzun vadeli düşünmeleri gerekiyor. Bunun sonucunda şampiyonluk zaten gelir. Son iki sezon Türkiye’de çok özel sezonlardı. Sezonun henüz başında Galatasaray ve Beşiktaş şampiyonluk yarışının dışında kaldı ve bu diğer takımların işini kolaylaştırdı. Bir dahaki sezon Galatasaray kesinlikle bu durumda olmayacak, çok daha iyi yerlerde olacaktır. Hiçbir zaman üç büyüklerle oynamak kolay olmadı. İnternetten Türkiye Ligi’ni takip ediyorum ve kesinlikle bu sezon en iyi futbol oynayan takım Trabzonspor’du. Bursaspor bir önceki sezon şampiyon oldu ancak bu sezon hem şampiyonluk yarışının dışında kaldılar hem de futbollarında bir düşüş yaşandı. Ama Trabzonspor son iki sezondur iyi futbol oynuyor. Burada önemli olan istikrar. Gaziantepspor da istikrarı yakalamalı, tek sezonluk bir çıkışla bu kalmamalı. Bu nedenle hedefler de iyi seçilmeli. G.Antep’in ilk hedefi sürekli Avrupa kupalarına katılmak olmalı.”

“BOBO’YLA ANLAŞMA SAĞLANAMADI”

-Türkiye’de uzun süre göndemde olan bir konuya geçersek… Bobo’nun Sporting’e transferi uzun süre konuşuldu…
“Bobo’yla görüşmeler oldu ancak anlaşma sağlanamadı. Bu konu hakkında bunları söyleyebilirim.”

-Bobo’dan önce de Quaresma ve Almeida’nın Sporting’e geri döneceği bir süre basında yer aldı…
“Şu anda böyle bir şey söz konusu değil. Bir başkan adayının sözüydü ancak o başkan adayı da zaten seçilmedi. Kesinlikle böyle bir girişimin olmayacağını söyleyebilirim.”

-Sporting’de Türk futbolcu görebilir miyiz?
“Türk kulüpleri maddi olarak çok güçlü ve bu nedenle Türk oyuncuları buraya getirmemiz zor gözüküyor. Ancak yıldız adayı oyuncuları bulabiliriz. Bizim alt yapımızdan çıkan oyuncuların Türkiye’de oynaması daha gerçekçi gözüküyor.”

-Türkiye’den bir oyuncuyu transfer etme şansınız olsa, hangi oyuncuyu kadronuzda görmek istersiniz?
“Takımın ihtiyacı doğrultusunda bu transferi yaparım. Bir stopere ihtiyacım varsa, ismi var diye bir forvet transferi yapmam. Bu nedenle isimden çok özellikleri beni ilgilendirir.”

“TÜRK FUTBOLCUSUNUN EN BÜYÜK SORUNU DİSİPLİN”

-Türk futbolcularda gördüğünüz en büyük sorun nedir?
“Disiplin sorunu var. Bu saha dışı değil, saha içinde taktiğe uymma konusunda bir sıkıntı var. Çok fazla yeteneklli Türk oyuncu var. Örneğin Arda Turan’ın, Avrupa’nın en büyük takımlarında rahatlıkla oynayabileceğini söyleyebilirim.”

“OLCAN AVRUPA’DA ÇOK RAHAT OYNAR”
“TÜRK OYUNCULAR RİSK ALMIYOR”

-Çok yetenekli Türk futbolcular var ama neden Avrupa’da az sayıda Türk oyuncu görebiliyoruz?
“Örneğin Olcan da Avrupa’da rahatlıkla oynayabilir. Oyuncular Türkiye’den ayrılmak istemiyor. Kulüpler maddi olarak çok güçlü ve oyunculara çok yüksek ücretler ödüyorlar. Çoğu Türk oyuncusu kendisini riske atmıyor. Oyuncuların bir nevi meydan okuyarak, kendi çıtasını yükseltmesi gerekiyor. Ufak bir ülkeyiz, futbolculara yüksek ücretler ödeyemiyoruz ve oyuncularımız da yurt dışına çok rahat bir şekilde çıkıyorlar ve kendilerini gösteriyorlar.”

-Portekiz ve Türk futbolunun temel farkı nedir?
“Saha içine bakacak olursak Türk oyuncular duyguları ve kalbiyle oynuyor, bir anda her şeyi yapmak istiyorlar. Bu aşırı istek onları taktik disiplinin dışına çıkarıyor. Portekiz’de ise taktik disiplin ön plandadır. Bir de Türkiye’de maç kazanınca sizden iyisi yok, bir maç kaybedince ise sizden kötüsü yok. Kesinlikle bir denge yok. Türkiye’nin gerçekten inanılmaz olanakları var. Büyük takımlar yaratmak için büyük imkanları var. Türkiye’nin EURO 2016’yı organize etmesini çok isterdim. Avrupa çok önemli bir fırsatı kaçırdı. EURO 2016 Türk futbolu için de büyük bir kazanç olurdu.””

“BUCASPOR’DAN DİREKTEN DÖNDÜM”

-Sezon başında da adınız Bucaspor ile anılmıştı…
“Evet az kalsın Bucaspor’la anlaşıyordum, direkten döndüm. İkinci ligden yeni çıkan genç bir takım olduğunu da biliyordum. Ama tam o sırada Bülent Uygun takımın başına geçti. Kısa bir süre sonra da Bucaspor’u bırakıp, Eskişehirspor’un başına gitti. Sporting benim kalbimdeki takımdı ve o dönemde geri dönüş yaptım.”

“BUCASPOR İÇİN RİSK ALACAKTIM”

-Bucaspor Süper Lig’e veda etti. Siz Bucaspor’u Süper Lig’de tutabilir miydiniz?
“Bunu söyleyemem ama eğer anlaşabilseydim, gençlere önem verecektim. Bir kaç iyi takviyeyle, gençlerden kurulu bir kadro ile mücadele edecektim. Kendi kariyerim adına böyle bir risk alacaktım, çünkü ikinci ligden çıkan bir takımı bir üst lige hemen adapte etmek kolay iş değil. Çünkü takımın yapısı çok hoşuma gitmiştim. İzmir de çok güzel ve ilginç bir şehir. Ailem de orada çok rahat bir şekilde yaşayabilirdi. Buca’ya gitmedim ama şu an Sporting’de çok daha önemli bir görevdeyim.”

-Galatasaray’ın büyük düşüşüyle ilgili neler düşünüyorsunuz?
“Galatasaray’da iyi oyuncular bulunuyor ancak futbol yalnızca iyi oyuncularla oynanan bir spor değil. Bir takımın öncelikle bütün olması gerekiyor. Galatasaray’da bu bütünlük yoktu.”

-Bizi Portekiz’de ağırladığınız için tekrar teşekkürler. Umarım yeniden Türkiye’de karşılaşırız…
“Ben teşekkür ederim. Umarım karşılaşırız.”

You may also like

0 comments

By