‘Çocuk sevmeyen alt yapıya bulaşmasın’

Altyapıya yatırımları ve son olarak geçtiğimiz ay düzenlenen İzmir U12 Cup ile herkesin takdirini kazanan Altınordu Başkanı Seyit Mehmet Özkan, Hilmi Sever’e konuştu. Başarılı bir altyapıya sahip olmanın sırlarını verdi.

Seyit Mehmet Özkan yalnızca üç yıl önce İzmir’in köklü kulüplerinden Altınordu’nun başına geçti. Ekibi ile birlikte Altınordu’da büyük bir yapılanma hamlesini başlattı. Bu, Türk futbolunda alışık olunan; yüksek ücretlerle yıldız oyuncuları takıma doldurarak, önce kısa süreli başarı, ardından büyük bir çöküşün hamlesi değildi.

Mehmet Özkan ve ekibi zor ama doğru olan yolu seçti. İşin temeli olan altyapılara kendilerini adadılar. Üç yılda başardıkları, bir film senaryosu olmayı hakedecek türden.

Üçüncü ligdeki Altınordu A takımı, iki yıl üst üste lig atlayarak 1. Lig’e yükseldi. Kadrosunda yabancı oyuncu bulundurmayan Altınordu, ligde son yedi maçını kazandı. Genç kadrosu ve yabancı oyuncu oynatmama kararı ile sezon başında ligden düşebilecek takımlar arasında gösterilen kırmızı lacivertliler, şu an play-off mücadelesi veriyor. Altıncı sıradaki Şanlıurfaspor ile arasında yalnızca iki puan kaldı.

Çocuklarımız Ajax, PSG ve Porto’nun takımları ile oynuyorlar, bu şekilde daha hızlı gelişecekler. Biz burada körler sağırlar birbirimizi ağırlıyoruz. Bu turnuvalarla seviyemizi daha iyi görebiliyoruz. Son sekizde yalnızca yabancı takımlar vardı. Bu da onların bizden daha önde olduğunu açıkça gösterdi.

Seyit Mehmet Özkan, takımı Süper Lig’e çıkarsa tabii ki çok mutlu olacağını ancak altyapıdaki gelişimin daha önemli olduğunu belirtiyor. Takımın Süper Lig’e yükselmesi halinde de kadrosunda yalnızca ‘Bu ülkenin evlatlarının’ forma giyeceğinin altını çiziyor.

Altınordu’nun iki sezon da iki lig atlaması ve bu sezon Süper Lig’e kalma yarışı vermesini “Türk futbolu çok boş. Biz yalnızca yapılması gerekini yaptık” diyerek açıklayan Özkan’ın bu sözleri, birçok kimseye ders olmalı.

41 futbol okulunda 4 binin üzerinde çocuğa eğitim veren İzmir kulübü, ‘İyi birey, iyi vatandaş ve iyi futbolcu’ yetiştirmek için tüm gücüyle çalışıyor.

İzmir takımlarının büyük stat sorunu devam ederken, Altınordu, kendi stadını yapmak için arazi arayışlarına da başladı. Havalimanı karşısındaki bölgede Altınordu Stadı’nın yükselmesi planlanıyor.

Altınordu, geçtiğimiz ay düzenlediği İzmir U12 Cup ile de çok önemli bir organizasyona daha imza attı. Beş kıtadan tam 48 takım Selçuk-Efes’teki müthiş tesislerde mücadele etti. 20 farklı ülkeden takımın katıldığı turnuvada üç günde 352 maç yapıldı ve toplam 1374 gol atıldı.

İzmir U12 Cup’ın başarısı seneye İzmir’de daha büyük bir futbol şenliğinin olacağının kanıtı.

Seyit Mehmet Özkan, Barcelona yetkililerinin de gelecek yıl turnuvada yer almak istediklerini belirtiyor. İspanya ve İngiltere’den daha fazla takımın gelecek yıl İzmir’de olacağının müjdesini veriyor.

İzmir U12 Cup’ta beş kıtadan 48 takım mücadele etti. Bu turnuva ile hedeflediklerinize ulaştınız mı?
Türkiye’de bir ilki başardık. Beş kıtadan, 48 takım İzmir’de mücadele etti. Biz altyapılarda farkındalık yaratmak adına bu turnuvayı gerçekleştirdik ve bu açıdan çok başarılı geçti. 100 üzerinden 80 aldık diyebiliriz. Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın öldürülmesi, turnuvayı biraz gölgede bıraktı. Eğer o üzücü olay olmasaydı İzmir U12 Cup daha fazla gündeme gelecekti.

Turnuvaya katılan tüm takımlar çok memnun kaldı, geri dönüşler mükemmel. Gelecek sezon yeniden katılmak için şimdiden hazır olduklarını belirten onlarca takım var. Biz de şimdiden çalışmalara başladık. Gelecek sene için ilk düşüncemiz 60 takımın yer alması. Bu sayı 72 bile olabilir, kendimizde o gücü görüyoruz. Gelecek yıl çok önemli kulüpler İzmir’de olacak.

Turnuvanın ismini bilerek ‘İzmir Cup’ koyduk, ‘Altınordu Cup’ da diyebilirdik ama biz bu şehrin çocuklarıyız, burada doğduk, burada yaşıyoruz. Öncelikle kentimize bir spor kültürü armağan etmek istedik ve çok önemli bir turnuvayı gerçekleştirdik. Turnuvaya olan desteğin artacağına inanıyoruz.

Turnuvanın toplam maliyeti ne oldu?
Büyükşehir Belediyesi’nin 300 bin liralık bir katkısı oldu, 200 bin liralık yiyecek-içecek sponsorları bulduk. Aşağı yukarı da 300 bin lira da bizden gitti. Bu rakamları herkese örnek olsun diye açıklıyorum. Bu bütçeler fazla değil, her takımın bulabileceği paralar. Her Süper Lig takımı bu paraları yılda iki defa, her 1. Lig takımı yılda en az bir defa harcayabilir. Bu yapılırsa Türkiye’de futbolu öğrenme ve deneyim kazanma yaşı daha aşağılara inecektir. Çocuklarımız Ajax, PSG ve Porto’nun takımları ile oynuyorlar, bu şekilde daha hızlı gelişeceklerdir. Biz burada körler sağırlar birbirimizi ağırlıyoruz. Çocuk burada bir çalım atıyor, “Aa bu çocuk müthiş” diyoruz ama değil aslında, birbirimizi kandırıyoruz. Bu turnuvalarla seviyemizi daha iyi görebiliyoruz. Turnuvada son sekizde yalnızca yabancı takımlar vardı. Bu da onların bizden daha önde olduğunu açıkça gösterdi. Neden? Çünkü onlar 5-6 yaşında futbola başlıyor, Türkiye’de ise 10 yaşında başlanıyor. Çocuklarda beş, gençlerde 50, yetişkinlerde 500 yıl gerideyiz.

 Beklediğiniz desteği gördünüz mü?
Ulusal basından çok destek gördük. Hepsine teşekkür ediyoruz. 50’ye yakın programda İzmir U12 Cup’tan söz edildi. Biz de performansımızla bunu hak ettik. Bundan sonra turnuvanın etkisi kar topu gibi büyüyecektir. Başka kulüpler de mutlaka bizi takip edecektir. Türkiye’de en büyük sorun kulüplerin borçları. UEFA’nın mali kriterleri de devreye girdi. Artık hiçbir kulüp büyük transferler yapamayacak. Herkes kendi öz kaynağına dönmek zorunda kalacak, yani altyapılara. O yüzden bu turnuvalar çok önemli.

Turnuvanın başında favori takımınız hangisiydi?
En başta favorim Alman takımlarıydı. Çünkü en disiplinli onlardı. Ayrıca yedi Alman takımı turnuvaya katıldı. Ama PSG, Afrika asıllı oyuncuları ile öne çıktı. Athletic Bilbao da müthiş takım oyunu ve disiplinle mücadele etti. Giren çıkanı aratmadı ve kupayı aldı. Bilbao, bizim de kendimize örnek aldığımız kulüp. Abi kulübümüz diyelim; anne bir, baba ayrı.

Turnuvada gelecek yıl hangi önemli takımları göreceğiz?
Turnuvanın ikinci gününde Barcelona Avrupa Okulları Türkiye temsilcisinin turnuvaya geldiği bilgisi geldi. Tanıştık, böyle bir turnuvaya gelmedikleri için üzüntülerini dile getirdiler. Bilseydik reddetmezdik dediler. Bizim için bu da çok önemliydi.

Gelecek yıl Barcelona İzmir’de olacak mı?
Evet, gelecek yıl İzmir’de olacaklarının sözünü verdiler. Gelecek sezon İngiltere’den en az beş kulüp getireceğiz, İspanya’dan daha fazla kulüp İzmir’de olacak. Roma ve Juventus bu yıl gelecekti ama savcının öldürülmesi olayı nedeniyle gelmediler. Kulüpler çocukları getirecekti ama aileler izin vermediler. Çocuklar küçük, anne ve babalarına ne diyebiliriz.

Yeni tesis projelerinizdeki son durum nedir?
Belevi’ndeki 80 dönümlük arazideki projeye başlayacağız. İlk etapta iki saha yapacağız ve yavaş yavaş ilerleyeceğiz. Bir sene yüzde 25’ini, bir sonraki sene yarısını tamamlayacağız, çok hızlı bitsin diye kendimizi sıkmayacağız.

İzmir’de büyük bir stat sorunu var. Takımlar maç yapacak stat konusunda sıkıntılar çekiyorlar. Altınordu’nun bir stat projesi var mı?
Evet var. Havalimanı karşısı Menderes bölgesinde stat için arazi arıyoruz. En az 50, en fazla 100 dönümlük uygun bir arazi bulduğumuz takdirde satın alacağız. Metro ile taraftarlarımızın rahatça stada ulaşmasını istiyoruz. Bu tabii biraz finansman ile ilgili. Belirli bir proje bitiş tarihimiz yok, her an da başlayabiliriz. Bununla ilgili ortağa da her zaman açığız. Yavaş yavaş yapacağız, acelemiz yok.

Havalimanı karşısı Menderes bölgesinde stat için arazi arıyoruz. En az 50, en fazla 100 dönümlük uygun bir arazi bulduğumuz takdirde satın alacağız. Metro ile taraftarlarımızın rahatça stada ulaşmasını istiyoruz. Bu tabii biraz finansman ile ilgili. Belirli bir proje bitiş tarihimiz yok, her an da başlayabiliriz. Bununla ilgili ortağa da her zaman açığız.

İyi bir altyapı için temel şartlar nelerdir?
Altyapı çocuk demek. Hammadde çocuk. Çocuğu sevmeyen altyapıya bulaşmasın. Çocuğu kucaklamayı bilmiyorsan, gülmeyi bilmiyorsan, en önemlisi çocukla çocuk olmayı bilmiyorsan bu işten uzak duracaksın. Her çocukla çocuk olabilirim, bana belki de bu enerji veriyor. Yetişkinlerden kazık yiye yiye, çocuklara daha çok döndüm. Çocuklarla iyi iletişim kurmak lazım. Hepsi tabii ki futbolcu olmayacaklar, toplumun ve insanlığın iyi bir yola girmesi için onların iyi birey ve vatandaş olmasını sağlamak gerekli. Bizim ülkemizde 76 milyon insan var, yarısı 30 yaşın altında genç nüfus ama giderek tüketim ekonomisinin tuzağına düşüyorlar, herkes benim gibi obez duruma gidiyor.

Ülkede her şeyi devletten bekliyoruz, bu yanlış. Devlet bu kadar büyük bir coğrafyaya her şeyi sunamaz, mümkün değil. ‘Her yere hastane, okul, yol, herkesin sıkıtısını çöz’ bu imkansız. Tüm bunların devletin yapması için herkesin vergisini düzgün ödemesi gerekiyor. Bizim ülkemizde ne herkes vergisini düzgün ödüyor, ne de kimse düzgün üretiyor. Ülkemizin milli hasılası, tüm ülkenin ürettiği değer 900 milyar euro civarında. Ülkemizin daha çok üretmesi lazım, markalar oluşturması gerekiyor. Türklerin markalaşma ile ilgili sorunu var.

Yetişkinler kendi sıkıntılarına düşmüşler ve herkes kendi çocuğunun kendisi gibi olmasını istiyor. Kimse kimse gibi olmak zorunda değil. ‘Benim çocuğum doktor olacak, öğretmen olacak’ diyorlar, siz önce çocuğunuza hayata tutunmayı öğretin, çocuğunuz sosyal bir insan olsun. Sosyallik konusunda çok gerideyiz. Çocuklarımız insanlıktan çıktı, yarış atına döndü. Tesislerimizde 12-14 yaş grubu kalıyor, çocukların evden geldikleri durumu görüyoruz, iyi değil. Çocuklar anne ve babaları tarafından çok şımarık ve hazırcı yetiştiriliyorlar.

Böyle düzgün bir yapılanma, altyapılara verilen önem ve düzenlenen uluslararası turnuvalar ortada. TFF’den maddi ve manevi anlamda destek görüyor musunuz?
Çok büyük bir sponsorumuz var; Allah. Federasyonun altyapılara büyük bütçe ayırdığı yok. Zaten çok kulüp var, yetişemiyorlar. Bunu devletten, federasyondan beklemek yanlış. Federasyon sürüyle turnuva yapıyor, yapmıyor desek yalan olur. Esas sorun, TFF diğer kulüplerin bir şey yapmalarına fırsat vermiyor. Kulüplere ben sizi kollarım, isim hakkından para veririm, siz pazar günleri çıkın halkı eğlendirin diyor. Futbol sadece eğlenme değil, sosyalleşme aracı. Spora bakış açımızı ulus olarak revize etmemiz gerekiyor.

Olimpik sporlarda hiç yokuz, nerde bu 30 milyon genç. İki halterci kızımız Avrupa şampiyonu oldu, demek ki çalışınca oluyor. Ama bunlar sistemli çıkmıyor, tek tek oluyor. Bugün dağlara da gitsek orda da kendi kendine yetişmiş çok güzel bazı çiçekler bulabiliriz.

Eğitim sisteminde de hatalar var. Saat dörde kadar okula git, sonra gel bir saat antrenman yap. Bir saat antrenmanla değil olimpik sporcu, normal sporcu bile olamazsın.

Türkiye’de profesyonellik bilinci yok. Meslek sabah sekizde başlanıp akşam altıya kadar verilen emektir. Adam sözde futbolcu, öğlene kadar yatıyor, akşam da bir saat antrenmana geliyor. Ondan sonra biraz daha laflayıp gidiyor. İnsanların hayata bakışı ile ilgili bir değişim gerekiyor. Bu değişim yavaş yavaş gerçekleşmelidir, biz de elimizden geleni yapıyoruz. Herkesin bilip de yapmadığı şeyleri yapmaya çalışıyoruz.

You may also like

0 comments

By