Cenk: Deivid ve Nobre golcü değil

3 Temmuz 2007

Türk Futbolu’nun tartışmasız en iyi golcülerinden biridir Cenk İşler… Süper Lig’de bir çok takımda forma giyen deneyimli golcü,şu ana kadar ciddi bir transfer teklifi almamasından dolayı sıkıntılı günler geçiriyor.

Attığı 131 golle adını Futbol Tarihimize yazdıran golcü oyuncu, bugünlerde İstanbul’daki saray yavrusu evinde gelecek transfer tekliflerini bekliyor. Forma giyeceği her takımda başarılı olacağını düşünen 33 yaşındaki golcü oyuncu, Hilmi Sever’in sorularına iddialı yanıtlar verdi…

Cenk tatilin nasıl geçiyor?

Tatil iyi geçiyor ama belirsizlik sıkıyor beni. Bu sene transfer sezonu çok durgun, özellikle Anadolu takımları açısından.

Sana gelen teklifler var mı?

Kayseri Erciyesspor ile olan sözleşmem şu an devam ediyor. Bir yıllık daha kontratım var. Erciyesspor’da kongre oldu, başkan değişti, ben de kongreden sonra yöneticilerle yollarımızı ayırabileceğimizi konuştum. Sözleşmem devam ediyor ama Erciyesspor’un küçülme planları olduğu için karşılıklı olarak yollarımızı ayırmayı düşündük. Artık gelecek tekliflere bakıyorum, şu an bana gelen ciddi bir teklif yok, menajerime bir kaç teklif gelmiş ama yüzde yüzlük bir netice alamıyoruz. “Tamam gelin biz Cenk’i çok istiyoruz, gelsin şartları konuşalım” diyen yok.

Yabancı oyuncu kontenjanı kararının açıklanmamasının da bunda etkisi var mı?

Evet o konunun da netleşmemesinin bu durgunlukta payı var.

Teklif gelmemesinin sebebi istediğin ücret mi, yoksa geçen sezon aldığın 1.2 milyon YTL nedeniyle kulüplerin sana yanaşamamaları mı?

Bu sene kulüpler fiyatları çok daha geri çekmeye başladı. Ben de geçen sezon aldığım ücretin aynısı alacağım diye kovalamıyorum. Neticesinde futbolda inişler-çıkışlar var, ben o sene 20 gol atıp başarılı olduğum için o paralar teklif edildi bana. Başarılı olmasaydım o paraları alamazdım. Bu sezon başarısız geçti, hem takımla hem de benimle alakalı olarak biraz daha düşük geçtiği için aynı parayı alamam bunu da biliyorum.

“YABANCI OYUNCULARIN ÇOĞU TUTUYOR MU!”

Yerli oyuncuların maliyetinin çok yüksek olduğu konuşuluyor, bu nedenle bir çok kulüp yabancı sınırlamasının artmasını istiyor…

Ben de şöyle bir soruyla karşılık veriyim buna, getirdikleri futbolcuların çoğu tutuyor mu! 40-50 yabancı oyuncu geliyorsa bunların 2-3 tanesi faydalı oluyor. Bunları her sezon görüyoruz ama yerli oyuncuyu aldığın zaman bu adamın neler yapabileceğini biliyorsun. Örneğin Gökhan Ünal, bu oyuncuyu aldığın zaman biliyorsun ki 15-20 gol atacak. Oyuncunun ne vereceğini biliyorsun ama bu bilindiği halde büyüklerimiz yabancı oyuncuya yöneliyor, şimdi de yabancı sınırlaması kalksın diyorlar. Kulüplerimiz ayrıca yabancı oyuncular ile ağır tazminatlar içeren sözleşmeler de imzalayarak büyük zararlara uğruyorlar.

Tekliflerin gelmemesinin nedenlerinden biri de takımların hocalarını geç belirlemeleri olabilir mi? Rize’ye Samet Aybaba, Antep’e Mesut Bakkal, Gençler Birliği’ne Fuat Çapa yeni geldi ve takımlar daha yavaş yavaş şekillenmeye başlıyor..

Bunun da etkisi olabilir. Transfer işleri çok farklıdır, bir açılınca arkası çorap söküğü gibi gelir, üst üste teklifler almaya başlarsın. Hiç unutmuyorum, Konyaspor’dan ayrıldığım zaman Samsunspor’a liglerin başlamasına iki hafta kala tranfser olmuştum. Bazen böyle çok durgun geçer, daha sonra birden patlar. Boşta kalan oyuncu çok fazla olmaz yani.

“SINIRSIZ YABANCIYA TABİİ Kİ KARŞIYIM”

Yabancı oyuncu sınırlamasının kalkmasıyla ilgili neler düşünüyorsun?

Buna tabiiki karşıyım, zaten ülkemizde çok az oyuncu parlıyor ve yurt dışında forma giyme şansı buluyor. Örneğin Tuncay gitti, o da Fenerbahçe’de çok iyi bir sezon geçirdi, Milli Takım’da da çok iyiydi öyle gitti. Gittiği takımda aman aman bir takım değil, İngiltere’de orta sıralarda oynayan bir ekip. Ne bir Manchester ne de Arsenal. Middelsbrough’da kendini gösterip daha büyük bir takıma sıçramaya çalışacak. Emre Belezoğlu ve Hakan Şükür’ün Inter gibi çok büyük bir takıma gitmeleri Galatasaray’ın gösterdiği müthiş başarıdan sonra oldu. Fenerbahçe de Şampiyonlar Ligi’nde yarı final oynasa o zaman oyuncuları daha çok göz önünde bulunur ve büyük takımların dikkatini çeker.

Erciyesspor’un genç takımla da olsa UEFA Kupası’na katılacağını açıklamasıyla ilgili ne söyleyeceksin?

Bize bu karara saygı duymak düşür. Sürpriz kovalayacaklar gibi gözüküyor, genç takımla turu geçerlerse gruplara kalacaklar sanıyorum. Böyle bir sürpriz yaparlarsa büyük bir başarı elde etmiş olurlar.

Erciyesspor’da yıldız bir oyuncu kalmadı değil mi?

Hayır kimse kalmadı takımda. Tamamen Lig A’dan, Lig B’den transfer yapıp daha mütevazi bir kadroyla mücadele edecekler.

Erciyesspor’un başarısız bir sezon geçirdiğini düşünüyor musun?

İlk yarı başarısızdı, ikinci yarı da çok başarılıydı.

Bu aradaki farkın nedeni neydi? Çünkü devre arasında seninle konuştuğumuz zaman bu takımda bir şeyler eksik ama bilemiyorum demiştin. Bu değişimi yaratan neydi?

Bir kere hoca değişti, başkan ve yönetim değişti. Çok değişik bir hava yaratıldı, futbolcuların-yönetimin ve hocanın birbirine sarıldığı bu ortamda başarı otamatik olarak geliyor.

Bülent Korkmaz ile çalışmak nasıldı?

Beraber çalıştığımız 6 ay boyunca çok keyif aldım. Her şeyden önce çok çalışkan ve hırslı. Bu hırsını futbolcuya yansıtabiliyor, bu futbolda çok önemli bir şey. O’nun dışında antrenmanları, disiplini, futbolcular ile şakalaşması, kendisi ve ekibiyle takımı bir bütün halinde görmesi bu başarıyı doğurdu. Bunu Bülent Kormaz değil de bir başka hoca da yapsa başarıyı yakalar. Futbolcuya kendisini sevdirmesi ve sempati uyandırması çok önemli.

Bülent Korkmaz ile Bursasspor ile anlaştıktan sonra görüştün mü?

Evet görüştüm. Hayırlı olsun diye aradım, Allah inşallah kalbine göre verir dedim. O’da sağol dedi, teşekkür etti, böyle bir görüşmemiz oldu.

Transfer ile ilgli konuştunuz mu?

Hayır böyle bir görüşmemiz olmadı, ben bu konuda bir şey diyemem. Kendisinin ya da Bursa yönetiminin bir girişimde bulunması lazım bu konuda ama demek ki öyle bir şey düşünmüyor benim hakkımda ya da takımdaki santrafor sayısını yeterli görüyor. Arz-talep meselesi bu.

Futbol çok değişik bir meslek, aynı anda 5-10 teklif gelirken, bazen de hiç teklif gelmeyebiliyor…

Küme düşünce böyle durumlar yaşanıyor. Süper Lig’de 13. sezonum, hepsinde de birbirinden güzel yıllar geçirdim. İlk defa da küme düşen bir takımda bulunmuyorum, Adanaspor ile de küme düşmüştük ki o sezon 24 maçta 19 gol atmama rağmen transfer yapamamıştım. Küme düşünce doğal olarak teklifler azalabiliyor. Pahalı oyuncu olduğumu düşünüp de teklif yapmayanlar olabilir.

Pahalı futbolcu imajın olduğunu düşünüyor musun?

Herkesin bir ederi vardır. 24 futbolcunun 24’ü de aynı parayı almaz, kalecisinden, santraforuna kadar herkesin bir değeri vardır. Bu tartışılmaz.

Bir çok takımda oynadın, yalnızca Samsunspor ile adın özdeşleşti. Sıkça takım değiştirmen de istikrarsızlığının mı yoksa mevcut yönetimlerin mi etkisi vardı?

Yönetimlerin etkisi olduğunu düşünüyorum. Bir futbolcu parasını aldıktan sonra, rahatı ve huzuru yerindeyse niye takım değiştirsin ki ancak çok fazla para teklif eden bir takım olacak ki başka takıma geçeceksin. Anadolu takımlarında bu sorun Gençlerbirliği hariç diğer takımlarda yaşanıyor.

“BEŞİKTAŞ’A İMZA ATMIŞTIM”

Futbol yaşantında üç büyük kulüpten teklif aldın mı?

1997’de teklif aldım. O dönemde Beşiktaş’ta Süleyman Seba başkan, Serdar Bilgili genel sekreterdi. Serdar Bilgili ile görüşmüştüm ama sözleşmem devam ediyordu, Samsunspor Başkanı İsmail Uyanık’tı. Bonservis pazarlığı yapıldı, ben Beşiktaş’la anlaşmıştım hatta imza bile atmıştım. Bonservisimi aldıktan sonra imza töreni gerçekleşecekti. O zaman İsmail Uyanık transferime engel oldu, beni Beşiktaş’a vermedi. 97’de Samsunspor’da çok iyi bir jenerasyon vardı, ligde 3.-4. sıralar hedefleniyordu. Serkan, Celil, İlhan, Tümer, Ercen..vb. çok iyi bir kadromuz vardı, çıta yüksetildi. Bir sene sonra bu hedefler terkedildi, olan da benim transferime oldu.

“TÜRKİYE’NİN MALDİNİSİ OLMAK İSTİYORUM”

İdeallerin nelerdi, şu anki ideallerin neler?

Futbola başladığımda idealim her zaman Samsunspor’da oynamaktı. Daha sonra üç büyüklerden birin de top koşturmaktı ve MilliTakım’da oynamaktı. Bunlardan iki tanesi gerçekleşti çok şükür, hiçbiri de gerçekleşmeyebilirdi. Bundan sonraki idealim ise Türkiye’nin Maldini’si olabilmek. Şu anda yaşım 33 ama 39-40 yaşına kadar futbol oynayabileceğimi düşünüyorum, oynayabilecek de güçteyim. Yeterki Türkiye’de yaş tabusu kalksın. Avrupa’ya baktığınız zaman Milan Şampiyonlar Ligi’ni kazanan bir takım ve yaş ortalaması 31-32. Tabii ki gençlere önem verilecek ve bu gençler kazandıralacak ama yaş 33-34 olunca bu futbolcu yaşlandı, bıraksın artık denilmeye başlanıyor. Niye bıraksın diyorlar anlamıyorum, takıma katkı sağlıyorsa, gençlere de iyi örnek oluyorsa niye bıraksın ya! Niye bu oyuncuyu Türk Futbolu’ndan mahrum ediyorsunuz. Ben inanıyorum ki Tugay, İngiltere’ye gitmemiş olsaydı en geç 35 yaşında O’na da futbolu bıraktırırlardı, İngiltere’de huzurlu ve sakin oynuyor. Tugay’a saygı duyurlar ve hala bir yıllık sözleşme teklif ediyorlar. Bu bakış açılarının bizim ülkemize de gelmesi gerekir. Bir futbolcu ne zaman bırakacağını bilir. Bir forvet, defansı geçemiyorsa, defans artık stoperi tutamıyorsa bu zaten sahada görülür. Bir oyuncunun iş yapması önemlidir.

Süper Lig’de çalışmak istediğin bir hoca ya da takım var mı?

Çok hoca ile çalıştım ama futbol hayatıma başladığımdan beri tek bir isim ile çalışmak istemişimdir ne yazık ki bu bir türlü kısmet olmadı.

Kimdi bu isim?

Fatih Terim ile çalışmayı çok isterdim. 94-95’ten beri bu ligde oynuyorum, o zamanlardan beri kendisine hayranım. Terim’in hırslı yapısı, karizmasıyla müthiş bir hoca olduğunu düşünüyorum.

“G.BİRLİĞİ’NDE PEYNİR-EKMEK GİBİ GOL ATARIM”

Taraftarı ya da oyun tarzıyla nedeniyle oynamak istediğin bir takım var mı?

Gençlerbirliği’nde oynamak isterim. Çünkü Gençlerbirliği’nde peynir ekmek gibi gol atarım. Başkent ekibi, inanılmaz bir takım, sürekli koşan, mücedele eden, pozisyona giren bir takım. Bu takımda çok pozisyona girerim. Mehmet Nas, Engin, Mehmet Çakır, Isacc gibi çok hızlı oyuncuların arasında santrafor oynayan bir futbolcu çok rahat gol atar. Bu isimlerin hepsi rakibi eksiltebilecek oyuncular, bu tarz oyuncular olunca rakibin diğer isimleri de bu oyuncuların üzerlerine gidiyor ve sen boşta kalıp pozisyonlara giriyorsun.

“F.BAHÇE VE BEŞİKTAŞ’TA GOLCÜ YOK”

131 gol attın ve bir çok önemli ismi geride bıraktın…

Evet Saffet Sancaklı, Ertuğrul Sağlam gibi bir çok ismi geride bıraktım. Bu oyuncuların hepsi de 6-7 sene büyük takımlarda forma giymiş oyuncular. Ben iddia ediyorum ki, 5-6 sene büyük takımlarda oynasaydım 200 golü bulurdum. Bir Anadolu takımında oynayıp da 131 gol atıyorsan bu boş bir şey değil tabii ama hala bakıyorsun üç büyüklerde golcü bir futbolcu yok. Bir tek Galatasaray’da var, Ümit Karan atıyor, O’nun dışında ne Fenerbahçe’de ne de Beşiktaş’ta golcü var. Yalnızca Ümit Karan 18 gol attı diğerlerinde 18-20 gol atan yok. Büyük takımlardaki iki yabancı golcünün attığı gol toplamı 17-18 golü zor buluyor, yerli oyunculara bu şansı verseler daha fazla faydalı olacaklardır.

Türk oyunculara geçmişte de büyük takımlarda sayısız goller atmıştır; Hakan Şükür, Aykut Kocaman, Ertuğrul Sağlam, Oktay Derelioğlu gibi bir çok büyük yerli golcülerimiz çıktı.

“DEİVİD VE NOBRE GOLCÜ DEĞİL”

Üç büyük takımda forma giysen iş yapacağını düşünüyor musun?

Üç büyük takımdan birine transfer olsam sözleşmeme; ‘15 gol atamazsam para almayacağım’ diye madde ekleteceğimi söyleyecek kadar iddialıyım. Düşünsene F.Bahçe’de Alex ve Tümer, G.Saray’da Lincoln, Beşiktaş’ta Ricardinho gibi oyuncular beni beslerse yağmur gibi gol atarım.

Deivid ve Nobre hakkında ne düşünüyorsun?

Deivid ve Nobre bana göre golcü değil.

“A.GÜCÜ TARAFTARI BÜYÜLEYİCİ”

En çok hangi takımın taraftarı seni etkiledi?

Tartışmasız Ankaragücü taraftarı. A.Gücü’nde yarım sezon oynadım, sezona kötü başlamışlardı, puan olarak iyi bir durumda değillerdi, sıkıntılı bir dönem geçirdik ve ligde kalmayı başardık ama taraftarın yeri benim için çok ayrıdır. Büyüleyici bir taraftarı var Ankaragücü’nün.

Kasyeri taraftarından beklediğiniz desteği gördünüz mü?

Seyirci gibiydi onlar. Maçı izlerlerdi yalnızca, kalabalığı görürdük ama coşkulu bir destek olmazdı. Yalnızca gol olunca ayağa kalkarlardı.

“EN BEĞENDİĞİM OYUNCU TÜMER METİN”

Süper Lig’de en beğendiğin oyuncu hangisi?

Tümer Metin.

Arap ülkelerinde futbol oynamayı düşünüyor musun? Bir çok oyuncu futbol yaşantısının son yıllarına doğru bu ülkelerde futbol oynamayı tercih ediyor…

Varsa tanıdığın bir menajer giderim. (Gülüyor).

“DELGADO’NUN ALDIĞI PARA İKİ TAKIMIN BÜTÇESİ”

Türkiye’de menajerlerin iyi çalışmadığını söyleyebilir miyiz? Yurt dışından ülkemize gelen oyuncularda menajerlerin ne kadar büyük paylarının olduğunu görüyoruz. Son olarak G.Birliği’nin aldığı Nick Carle’ı neredeyse bütün takımlarımızın alacağı konuşuldu ve ismi uzun süre ortalıkta döndü, sonunda Başkent ekibine gitti…

Türkiye’de iyi bir pazar var ki bu oyuncuları getirmeye çalışıyorlar. Yabancı oyuncular yüksek ücretler alıyor, vergi az. Bu ülkede 1 milyon Avro’luk oyuncuya 5 milyon Avro verip getiriyorlar, bunu aklım almıyor. Gazetede okumuştum Delgado’yu Mönchengladbach alıyormuş 1 milyon Avro’ya, Beşiktaş alınca Alman kulübünün başkanı çıkıp; ”Delgado’ya 5 milyon Avro vermişler, hayretler içerisindeyim” diye açıklama yaptı. Delgado’nun aldığı para Süper Lig’de iki takımın bütçesi, yazıktır bu paralara. Roberto Carlos gibi transferleri burda ayrı tutuyorum tabi, onların zaten paraları forma satışlarıyla, kombinelerle hemen karşılanıyor.

Cenk İşler’in bu sezonki hedefleri neler?

Tranfser olacağım kulübe faydalı olabilmek, atabileceğim kadar gol atmak ve attığım gollerle sürekli gündemde kalabilmek. Her sene bunu hedefledim ve başardım, attığım gol sayısı ortada zaten.

Golcü Cenk’in en beğendiği golleri hangileri?

Bu sezon Gençlerbirliği’ne uzaktan attığım gol, geçen sezon Vestel’e attığım frikik golü, İstanbulspor’da oynadığım zaman Beşiktaş’a attığım rövaşata golü vardı. 131 gol içinden seçmek zor oluyor.

You may also like

0 comments

By