Çalımbay: Carew gibi oyuncu dediler Ailton’u aldılar

16 Nisan 2009

Anadolu turlarında bu kez durağımız Eskişehirspor. Anadolu’nun en canlı şehirlerinin başında gelen Eskişehir’de birbirinden çarpıcı röportajlar gerçekleştirdik. Müthiş taraftarıyla uzun yıllar sonra yeniden döndüğü Süper Lig’e renk katan Eskişehirspor’da, ilk yılında hedef rahat bir konumda sezonu tamamlamak. Es-Es’in önümüzdeki yıllardaki hedefi ise çok büyük. Kırmızı Şimşekler ile röportajlarımıza teknik direktör Rıza Çalımbay ile başlıyoruz.

Yıllarca Beşiktaş forması giyen ve teknik direktörlük kariyerinde de başarılı bir çizgi yakalayan Çalımbay’a Eskişehirspor’un son durumunu, Batuhan’la ilgili son gelişmeleri, trannsfer çalışmalarını ve önümüzdeki yıllardaki hedeflerini sorduk. Hilmi Sever’in gerçekleştirdiği bu röportajlar serisinin ilk bölümüyle sizleri baş başa bırakıyoruz…

-Süper Lig’deki ilk yılınızda beklediğiniz gibi bir yıl geçiriyor musunuz?
“Süper Lig’e yeni çıktığımız için bazı problemlerimiz var. Bir uyum süreci yaşıyoruz, bir çok oyuncumuz yeni transferdi. Ayrıca sezon başından olduğu gibi şu anda da maddi sorunlarımız sürüyor. Ama her şeye rağmen mücadeleden kopmadık, şu anda bulunduğumuz yer hakettiğimiz yer değil. Bu sezon çok şanssız olaylar yaşadık, hakem hatalarından çok ciddi puanlarımız gitti. Trabzon, F.Bahçe, Sivas ve Hacettepe maçları bunun bariz kanıtlarıdır, inanılmaz hatalar yapıldı. Artık yapacak bir şey yok, bu seneki tüm amacımız ligi rahat bir şekilde bitirmek. Önümüzdeki yıl şampiyonluğa ve üst sıralara oynayan bir Eskişehirspor olacak.

Tabii bu ciddi hedefi yönetimin desteği ile başarabiliriz. Yönetimle sezon sonunda oturacağız, yolumuza devam edersek şartlarımızı ortaya koyacağız. Yönetimimizin de hep söylediği bu seneyi kazasız bir şekilde atlatmamız, seneye zaten daha rahat olacağımızı biliyoruz. Önemli olan kulübün maddi açıdan iyi olması ve alt yapıya önem vermemiz gerekiyor. Bu sene Eskişehirspor camiası için çok kritik bir yıl. Benim için transfer çok önemli, transferler yapmamız gerekiyor, tabii bu tranfserleri yaparken alt yapıya da önem vermemiz gerekiyor. Seneye bu hedeflere ulaşmak için mutlaka iyi bir takım kurmamız gerekiyor.”

“TRİVUNOVİC’İ ALMAK İSTİYORUZ”

-Transfer çalışmalarınız var mı?
“Transfer çalışmalarımız sürüyor, sürekli oyuncular izliyoruz ve nerelere ne eksiğimiz varsa hepsini tespit ettik. Bu seneki gibi olmayacak, bu sene takımımızın yüzde 80’i yeni tranfserdi. Seneye en fazla 3-4 oyuncu alacağız.”

-Hangi mevkiilerde eksiğiniz var?
“Aşağı yukarı her mevkiiye oyuncu alacağız. Defans, orta saha ve forvet.”

-Oyuncu takibinizi nerelerde yapıyorsunuz?
“Milli maçları izliyoruz. Alabileceğimiz milli takım oyuncularını izliyoruz. Afrika’da oyuncu takibimiz var, en son izlediğimi maçlar Bosna-Hersek – Belçika, ondan önce Macaristan – Arnavutluk maçını izledik. Bizim alabileceğimiz oyuncular oralardan. Bosna’da bir stoper bulduk çok iyi, Rusya Ligi takımlarından Khimki’de forma giyen Vule Trivunovic.”

-Batuhan’ı affettiniz ve yeniden antrenmanlar başladı…
“Benden ve arkadaşlarından özür diledi. Önemli olan da arkadaşlarıdan özür dilemesiydi. Batuhan’ın arkadaşları dönmesini istediği için bu kararı aldık. Ben hemen affedilmesi taraftarı değildim. Arkadaşlarıyla toplantı yaptı, arkadaşları istemeseydi dönemezdi. Batuhan’ı kadroya almam takımda oynayacağı anlamına gelmez, zaten topu topu 5 maçta oynayabilir, bu maçlarda faydalanabileceğimiz kadar faydalanacağız.”

“BAROS’U DA MEN ETTİLER”

-Bu olaylar Batuhan’ı nasıl etkiler?
“Batuhan bu olaylardan sonra kafa yapısını değiştirirse, ben futbol oynayacağım herşeyimle varım derse inanılmaz üst düzeyde bir oyuncu. Ama bu davranışlarından dolayı futbolunu eksiye indiriyor.”

-Batuhan büyük beklentiler olan bir futbolcu olduğu için bu olayda sizin de üzerinize çok geldiler…
“Şimdi bu olay çok büyük bir olay. Çek Milli Takımı 4-5 oyuncusunu bu tarz bir olaydan dolayı milli takımdan men etti. Bu oyuncuların başında da Milan Baros var. Hem de o oyuncular maçtan sonra böyle bir olaya karıştılar. Bizim başımıza gelen çok daha büyük, Batuhan maçtan önce kamptan kaçıyor. Biz Batuhan’ı kadro dışı bıraktık, adamlar milli takımdan men ediyorlar. Maalesef biz de bazılarının kafası hala çalışmıyor, para cezası verse de olurdu diyorlar. Olur mu hiç öyle şey! Öncelikle bir oyuncunun kulübüne, takım arkadaşlarına ve camiasına saygısı olacak. Sen nasıl kampı bırakıp gidersin! Ama ben bu olayın Batuhan’da bir şok etisi yaratacağına inanıyorum. Batuhan özünde çok iyi bir insan ve çok genç bir arkadaşımız. Ama maalesef Batuhan’a bugüne kadar doğru dürüst iyi niyetle yardımcı olmamışlar. Batuhan’a kötüyü yüzüne vurarak söylememişler, hep sırtını sıvazlamışlar. Bu böyle gitmez!”

-Batuhan’ı bu hafta kadroya alacak mısınız?
“Batuhan’a formasını bu hafta bile verebilirim. Ona kinci değilim, bu hareketi yaptı diye tamamen silip atmadım. Kafa yapısın değiştirsin, bana güven versin yarın sahaya sürüremi, beni hiç kimse ilgilendirmez.”

“FUTBOLCUNUN İÇİNDE VARSA ENGELLEYEMEZSİNİZ”

-Batuhan bu güveni size nasıl verecek?
“Antrenmanda herkesten fazla çalışacak, ben onu antrenmanlarda görücem o zaman anlarım. Önemli olan Batuhan’ı kazanmak.”

-Hocam, Batuhan’ın kadro dışı bırakılmasından sonra oklar size yöneldi ve çok eleştirildiniz. Bu üzerinizde bir baskı yarattı mı?
“Benim bu konuda eleştirilecek bir şeyim yok. Çünkü yapacak birşeyim yok. Adamın içinde gece kamptan kaçmak, onu engelleme şansınız sıfıra. Kapıda nöbet tutacak halimiz yok. Benim üzüldüğüm tek şey, Onu Beşiktaş’tan getiren ve kefil olan benim. Onun da bana söylediği, hata yaptığım için üzgünüm ama en çok size üzülüyorum, hata yaptığım için dedi.”

“HAKAN ŞÜKÜR BİLE İNANAMADI”

-Batuhan için yeni Hakan Şükür diyorlar. Siz Batuhan’da bu potansiyeli görüyor musunuz?
“Evet görüyorum. Batuhan’ın, Hakan Şükür’den tek farkı profesyonellik anlayışı. Hakan Şükür’den bunu kapması lazım. Geçen gün tesadüfen Hakan Şükür’le konuştum, o da inanamamış olayara. Batuhan’a çok fazla da yüklenmeye gerek yok, daha çok genç. Batuhan’ın çevresini değiştirmesi gerekiyor ve özünde istemesi gerekiyor. Batuhan’ın çevresi kötü olduğu için bu hataları yapıyor. Babası ve annesi iyi yerlere gelmesi için çırpınıyor.”

-Batuhan önümüzdeki sezon Beşiktaş’ta ilk 11’de oynar mı?
“Batuhan isterse her yerde oynar. Batuhan isterse bırakın Beşiktaş’ı, milli takım ve Avrupa’nın her takımında rahatlıkla oynayabilir. Allah, Ona her türlü yeteneği vermiş. Tek eksiği profesyonellik. Bu olay belki üzücü oldu ama bunun sonucu Batuhan’a faydalı olacaktır. Biz inşallah Batuhan’ı iyi bir şekilde Beşiktaş’a geri göndereceğiz.”

-Sinan Engin ile aranızde ne geçti? Batuhan konusunda televizyonda yaşadığınız olaylar ortada…
“Sinan Engin’le benim işim olmaz. Sinan Engin’in görüşü farklıdır, benim görüşüm farklıdır. Ama Sinan Engin benim arkadaşımdır. Biz Sinan Engin’le yıllarca beraber futbol oynadık ve bir çok şeyi paylaştık. Beşiktaş’ta çalışırken, beni en çok eleştiren ve bana muhalefe olan, Beşiktaş’tan gönderilmem için en çok uğraşan isimlerden bir tanesiydi ama ben hiç bir zaman kırgın olmadım.”

-Peki o size neden kırgın?
“Onun bana kırgın olabilecek hiçbir şeyi olamaz. Ben Sinan Engin’le hiçbir şeyi paylaşamam, kafa yapılarımız sert. Beşiktaş’ta çalışırken beni en çok eleştirenlerin başında O geldi. Her zaman arkadaşımdır, saygım sonsuzdur.”

“BEŞİKTAŞ’TA TEK KÖTÜ MAÇIM YOK”

-Sizin ve Ertuğrul Sağlam’ın Beşiktaş’tan nasıl gönderildiğinizi biliyoruz. Beşiktaş kendi evlatlarına karşı acımasız mı?
“Acımasız değil, kendi evlatlarına sahip çıkmıyor. Örneğin Sinan Engin de benim arkadaşım, takımda menajerlik yaptı. Bizim ağzımızdan onlarla ilgili tek kötü laf çıkmadı ama onlar sürekli bizi eleştirdi. Biz gerekli desteği görmedik. Benim Beşiktaş’ta bir tane kötü maçımı söylesinler bir de şu anda çalışanlara baksınlar. Benim Anadolu takımlarına karşı tek mağlubiyetim yoktu. Avrupa Kupalarında iki tane takım elemişim, ilk geldiğim sene de ikinci yarıyı lider bitirmişim. Ama bazı şeyler bize ters geldiği için bıraktık.”

-Bu konuşmaların bir benzerini de Ertuğrul Sağlam ile yapmıştık…
“Ama Ertuğrul Sağlam’ın bir geçmişi olduğu için gönderildi. Geçtiğimiz sezon Avrupa Kupaları’ndan kötü bir şekilde elendi, ligde de istedikleri olmadı. Bu senenin başında da Avrupa’da tanınmamış bir takıma elenince Ertuğrul Sağlam ile ipler koptu. Bana göre Ertuğrul’da yönetimin yaptığı doğru, sonuna kadar sahip çıktılar. Ertuğrul Sağlam’a verdikleri desteği bana vermediler. Ama ben ne Başkanımız Demirören’e ne de yöneticilere kızmadım. Hatta Malmö’yü eledik orda görevi bıraktım, çünkü yanlışları gördüm. Şimdi çıkıp kimseyle ağız dalaşına girmem. 20 sene Beşiktaş’ta oynamışım, futbol hayatımda da herşeyi tatmış bir insanım, ne Yıldırım Demirören’e ne de başkasına saygısızlık yapmam. Yıldırım Demirören’e de minnet duyuyorum, çünkü bana güvenip Beşiktaş’ın başına getirmiş. Bana duyulan güveni de boşa çıkartmadım ama biraz daha destek beklerdim. Yıldırım Demirören’e Başkan olarak saygım hep sonsuz ve çok severim. Çok iyi bir insandır ve ailesi çok iyi insanlardır. Babasının neredeyse elinde büyüdük, futola başlarken hep bize destek çıkardı. Demirören ailesi benim için çok değerlidir.”

“MUSTAFA DENİZLİ’Yİ GETİRMEK EN DOĞRU HAREKETTİ”

-Beşiktaş’ın şampiyonluk şansını nasıl görüyorsunuz?
“Bana göre çok yüksek. Mustafa Denizli’yi takımın başına getirmekle en doğru hareketi yaptılar. Çünkü Mustafa Hoca hem iyi bir Beşiktaşlıdır, hem iyi bir teknik direktördük. Beni antrenörlüğü Mustafa Hocam başlattı. Bana göre de ligin şu an da en iyi takımlarından bir tanesi.”

-Bugüne kadarki en büyük hatanız neydi?
“Futbolculuk hayatımda pişman olduğum birşey yok. Çünkü hoca 1 diyorsa ben 5 yapıyordum. Teknik direktörlük hayatımda vardır heralde.”

-Oyuncu değişikliği değildir bu heralde…
“Hayır değil. Oyuncu değişikliğine şöyle çalışıyorum. Benim yardımcılarım var, iki tane yanımda oturuyor, bir tanesi tribünden izliyor maçı. Tribünden telefonla sürekli bizi uyarır. Bu nedenle oyuncu değişikliklerinde hata yapma riskimiz çok az. Bariz hatalarımız yoktur. Belki Beşiktaş’ta bir hata yapmış olabilirim. Beşiktaş’a daha iyi bir ekiple gidebilirdim. Beşiktaş’a giderken futbolun başına eski abilerimizden bir tanesi koyabilirdik, iyi bir menajerimiz olabilirdi.”

“BÜLENT KORKMAZ’IN YAPTIĞI DOĞRU”

-Disiplinli bir teknik adamsınız. Lincoln sizin takımınızda olsaydı nasıl davranırdınız?
“Lincoln gibi oyuncularla da çalıştık, gerçekten zor oyuncular. O konularda açık açık konuşacaksın, başka yolu yok. Lincoln iyiyse oynatırım, iyi değilse oynatmam. Şu anda Bülent Hoca’nın yaptığı doğru. Hiç bir antrenör kendisine yarayan adamı kenara atar mı! Lincoln gibi oyunculara şartları açık şekilde söyleyeceksin, tabii yönetim de sana destek verecek. Tabii basın da bu tür olayları abartıyor. Neredeyse Batuhan olayında da basın Batuhan’ı suçsuz ilan edecekti.”

-Sivasspor şampiyon olabilir mi?
“Ben de Sivaslıyım, Sivasspor’un şampiyon olmasını yürekten istiyorum.”

-Sivasspor’un şampiyon olması, futbolumuzda neleri değiştirir?
“Bence büyük şeyler değiştirir. Bu sene bile değişti, hiç bir Anadolu takımı artık büyük takımlardan korkmuyor, çatır çatır futbolunu oynuyor. Mecnun Başkan ve Bülent Uygun mükemmel bir uyum içinde çalışıyor. Belki Trabzonspor’un yarı imkanına sahipler ama liderliklerini sürdürüyorlar.”

“CAREW GİBİ OYUNCU ALACAĞIZ DEDİLER, AİLTON’U ALDILAR”

-Youla sizin için özel bir oyuncu mu? Beşiktaş’a da siz getirmiştiniz…
“Tabii ki özel bir oyuncu. Youla en güvendiğim oyuncuların başındadır. Beşiktaş’ta da çok iş yapacağına inanıyordum. Beşiktaş’ta bizim düşüncemiz Carew ile ikisini yan yana oynatmaktı ama Carew satıldı. Benim Beşiktaş’ta en çok üzüldüğüm olay buydu. Bana Carew gibi oyuncu alacaklarını söylediler ama Ailton’u aldılar. Ailton kötü bir profesyonel ve iyi bir oyuncu değildi. Youla ve Ailton’u yan yana oynatamazsın ki. Ama Carew ve Youla çok iyi olurdu. Youla’dan çok memnunum.”

-Düşme korkusu yaşıyor musunuz?
“Korku değil de kritik maçlar oynuyoruz. Allah korusun 2-3 maç kaybedersek kendimizi aşağıda buluruz, çok dikkatli olmamız gerekiyor.”

-Yabancı oyunculardan fazla verim alamadığınız görülüyor. Üç oyuncunuz sürekli oynuyor ama…
Böyle şeyler olabiliyor. Transferi de çok geç yaptık. Mesela Lovrek’i hiç izlemeden aldık. Sakatlığı varmış ve o da tekrarlayınca beklediğimiz gibi olmadı.

You may also like

0 comments

By