Burak Yılmaz: Fenerbahçe’de Türk forvet kolay kolay oynayamaz

26 Eylül 2009

Eskişehirspor’da Volkan Yaman, Mehmet Yılmaz ve Ümit Karan’dan sonra son konuğumuz Türk futbolunun uzun yıllar hizmet beklediği isimlerden biri olan Burak Yılmaz.

Genç yaşında Beşiktaş ve Fenerbahçe gibi iki büyük kulübümüzün formasını giydikten sonra Anadolu’nun efsane takımlarından Eskişehirpor’un yolunu tutan Burak, Hilmi Sever’in sorularını yanıtladı.

Şimdi bu röportajla sizleri baş başa bırakıyoruz…

“BOL GOLLÜ BİR MAÇ OLUR”

-Galatasaray maçıyla ilgili olarak neler düşünüyorsun?
“Eskişehirspor geçen sene iki maçta da Galatasaray’ı yendi. Galatasaray da Eskişehirspor da geçen senekinden çok daha iyi. Her şeyden önce çok zevkli bir maç olacağını ve bol gollü bir maç olacağını düşünüyorum. Öncelikle amacamız kaybetmemek olacak, deplasmandan Galatasaray’dan alınacak 1 puan bile çok değerlidir. Bizim gerçek rakibimiz Galatasaray değil ama bazı şeyleri de başarmak istiyoruz.”

-Eskişehirspor lige iyi bir başlangıç yaptı. Takım içindeki hava nasıl?
“Takımımızda her şey iyi, müthiş bir taraftarımız var. Eskişehir’i çok severek ve isteyerek geldim. Takımını durumu ve taraftarından dolayı. Biliyorsunuz futbolun içinde en önemli itici güç taraftardır. Her şey yolunda gidiyor ve çok mutluyum.”

-Eskişehirspor bu sezon neler yapabilir? Hedefiniz ne olmalı?
“İyi bir hava yakaladık, şu an üçüncüyüz. Evimizde kolay kolay maç kaybetmeyeceğimizi düşünüyorum. Bu sene çok iyi işler yapabiliriz, geçen senelerde Sivasspor’un yaptığı şeyleri yapabiliriz. Türkiye Kupası’nda inşallah final oynamayı arkadaşlar arasında konuşuyoruz. İyi bir takımız, hücum gücü çok yüksek bir takımız. Üç büyükler kadar hücum silahı olan bir takımız. Her türlü gol atabiliyoruz. Ufak tefek sıkıntılarımız var ama bunları da ilerleyen haftalarda atacağımızı düşünüyorum. Şu an ki hedeflerimiz erken olsa da, ligdeki yerimizi korumak ve Türkiya Kupası’nda finale gitmek.”

“ÖN LİBEROLAR BİRAZ ŞİKAYETÇİ”

-Sezon başında düşündüğünde takımdaki dört kaliteli forvetin de tüm maçlarda aynı anda sahada olacağını bekliyor muydun?
“Hiç birimiz böyle bir şey beklemiyorduk. Hocamız cesur bir insan. Ne kadar forvet oyuncusu olursak olalım, orta sahaya yardım ediyoruz. İyi tutturduk, inşallah sakatlıkta olmaz ve böyle devam eder.”

-Peki bunun savunmada bir sıkıntı oluşturduğunu düşünüyor musun?
“Tabii mutlaka oluşturuyor. Ben sağda, Mehmet Abi solda oynuyor. Ön liberoda oynayan oyuncularımız bu durumdan biraz şikayetçi. Biz de onlara yardım etmeye çalışıyoruz ama bu kadar hücumu düşününce savunmada ister istemez sıkıntı oluşuyor.”

“BEN FORVET OYUNCUSUYUM”

-Eskişehirspor’a 1 yıllık kiralık geldin. Bundan sonrası için ne düşünüyorsun?
“Her şeyden önce Eskişehirspor’da çok başarılı olmayı hedefliyorum. Önemli olan iyi oynamam ve her maçta sahada olmam. Çünkü geçen seneden maç eksiğim vardı. Bu sezonu başarılı geçirip milli takımı hedefliyorum. Daha sonrası benim performansıma göre şekillenecektir.”

-Burak Yılmaz kendini en çok hangi mevkii de rahat hissediyor?
“Bir çok farklı mevkii de oynayabiliyorum. Forvette, sağda, forvetin arkasında da. Ben kendimi forvet oyuncusu olarak görüyorum, Eskişehirspor’da da sağ açıkta görev yapıyorum.”

-Fenerbahçe’den sen mi ayrılmak istedin, yoksa yönetim mi bu yönde bir karar aldı?
Yönetim benim kiralık olarak gitmemi istedi. Daha sonra da Eskişehirspor’dan teklif gelince, oturduk ve anlaştık. Eskişehirspor ile benim hedeflerim birbirine uydu ve şuan buradayım.”

“FENERBAHÇE’DE YETERLİ ŞANSI BULAMADIM”

-Fenerbahçe’ye dönmek istiyor musun?
“Bu sezon bittikten sonra Fenerabahçe ile iki yıllık sözleşmem daha var. Herkes Fenerbahçe’de oynamak ister. İlk transfer olduğum yılda şanssızlıklar yaşadım, fazla da şans bulamadım. Aragones hep aynı ilk 11’i oynatıyordu. Şans bulsaydım her şey farklı olurdu. Son 10 dakika, 15 dakika forma giyiyordum. İnsanlar bunu şans olarak değerlendirdi ama 15 dakika hiç bir iyi futbolcu için yeterli değildir. Bu nedenle Fenerbahçe’de şans bulamadığımı düşünüyorum. Eskişehirspor’da da kendimi yavaş yavaş buluyorum, her maç performansımı yükseltiyorum. Şu an tek düşüncem Eskişehirspor’un iyi yerlere gelmesi.”

-Yeterli şansı bulamadığını söyledin. Aragones ile bu konuyu hiç konuştun mu?
“Aragones ile hiç bir futbolcu konuşamıyordu. Sadece kaptan Alex ve tanıdığı için Roberto Carlos ile muhattap oluyordu. Diğer futbolcular ile konuşmuyordu ve herhangi bir şeyi paylaşmıyordu. Sadece kendi adıma bunları söylemiyorum, benim zamanımda şans bulamayan bir çok futbolcu vardı. Hatta geçen sezon oynayanların bu yıl hiç birisi oynamıyor gibi. Aragones ile bir kaç kez konuşmayı denedim. O da bana, iyi futbolcu olduğumu, çalışmaya devam etmem gerektiğini söyledi ama maçlarda  şans vermiyordu. Her şey sözlerde kalıyordu.”

“FENERBAHÇE’DE TÜRK FORVET KOLAY KOLAY OYNAYAMAZ”

-Bu sezon transfer olan oyuncuların da kadroya kolay kolay giremediğini görüyoruz. Fenerbahçe’de bir Türk futbolcunun kadroya girmesi, diğer takımlara göre çok daha zor mu?
“Beşiktaş’ta da oynadım, Fenerbahçe’de de oynadım. Fenerbahçe’de bir Türk futbolcunun oynaması diğer üç büyüklerden daha zor. Bunu Galatasaray’daki futbolcuya da sorsan böyle söylerler. Gözle görülen bir şey ortada. Özellikle Türk oyuncuların kolay kolay Fenerbahçe’de forvette şans bulabileceğini düşünmüyorum. Üç büyüklerde hücum hattında oynayan oyunculara baktığımız zaman hepsi yabancı oyuncular. O yüzden ön alanda şans bulmak daha zor. Belki sağ bek, sol bek, ön libero olarak gitseniz daha kolay forma bulabilirsiniz. Türk bir oyuncu olarak üç büyüklere transfer olduysanız, her maç gol atmanız ya da asist yapmanız gerekiyor.”

-Fenerbahçe’de Brezilyalı oyuncuların çokluğunun takıma zarar verdiğini düşünüyor musun?
“Ben buna katılmıyorum. Belki Fenerbahçe’nin yapısı ve yönetimdekilerin düşüncesi nedeniyle aynı dili konuşanların takımı daha başarılı noktalara getireceği tahmin edilmiştir. Bu nedenle yabancı transferlerinde tercihler Brezilyalılardan yana kullanılıyor olabilir. Bu konuda ben bir şey söyleyemem, ona saygı duyarım.”

-Fenerbahçe’deki Brezilyalılarla diyaloglarınız nasıldı?
“Benim iyiydi, hepsini çok seviyordum, onlar da beni çok seviyordu. Hiç kimseyle bir tartışmam olmadı, hatta oynamadığım dönemlerde Alex ve Roberto Carlos sürekli yardımcı oluyordu. Diğer takımların yabancı oyuncuları nasılsa, Fenerbahçe’deki Brezilyalılarda öyle. Kişilik yönünden ne diğer takımlardakilerden artıları var ne de eksileri var.”

-Daum’la çalışsaydın neler olabilirdi?
“Daum’la çalışsaydım durum çok daha farklı olabilirdi. Şunu her zaman iddia ediyorum, geçen sene Aragones değil de başka bir hoca olsaydı daha farklı bir Burak olurdu.”

-Fenerbahçe’de şu an kadroda olsaydın, 11 şansını nasıl görüyorsun?
“Kendime her zaman güveniyorum ama hocanın da sana inanması lazım. Ne kadar iyi futbolcu olursan ol, hocanın oynatmak istediği taktikte sen yoksan o takımda oynayamazsın. Ama bu Fenerbahçe’de kesinlikle oynarım diye düşünüyorum.”

“F.BAHÇE’NİN FORVETİ SEMİH’TİR”

-Fenerbahçe’de sağ kanatta Kazım, Mehmet Topuz, forvette Güiza ve Semih var. Ve Semih yıllardır yedek bekliyor ve hala da beklemeye devam ediyor. Güiza’yı kesmenin imkanı var mı?
“Daum eğer Güiza’yı kesse, Semih’i oynatsa buna kim itiraz edebilir. Veya kim Semih oynayamaz, forma Güiza’nın hakkı diyebilir. Aralarında hiç fark var mı! Fenerbahçe’nin santraforu Semih’tir. Bu benim düşüncem. İki oyuncuyla da birlikte çalıştım ama bu taktikte Semih’in daha yararlı olacağını düşünüyorum. Güiza’da iyi futbolcu, onunla ilgili asıl değerlendirme ancak bu seneden sonra yapılabilir. Çünkü çok farklı bir kültürden geldi. Fenerbahçe’de forvtte bir Türk’ün oynaması çok zor, bunun da en iyi örneği Semih’in oynayamayışı.”

-Eskişehirspor’a transfer olmadan önce Daum’la görüşme fırsatın oldu mu?
“Hayır olmadı. Ama Daum’u çok beğeniyorum, hem hocalığını hem kişiliğini. Onun da beni beğendiğini ve önemli düşüncelerde olduğunu biliyorum. Bir gün birlikte çalışırız diye düşünüyorum.”

-Fenerbahçe’de takım ruhu olmadığı konuşuluyor. Bu görüşe katılıyor musun?
“Bu görüşe katılmıyorum. Fenerbahçe’de takım ruhu olmasaydı Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finale kadar gidemezdi. Bir takımda arkadaşlık ve takım ruhu yoksa başarı da gelmez. Onları yaptıkları dönemde takımın içinde değildim ama dışarıdan izliyordum. Ama çeyrek finale çıkmak takım ruhu olmadan yapılacak bir iş değil.”

“ARAGONES’İ HİÇ KİMSE SEVMİYORDU, ARAGONES DE KİMSEYİ SEVMİYORDU”

-Aslında Aragones ile başlayan süreçten sonrası için bu konu ortaya çıktı…
“Aragones zamanında futbolcuların küskünlüğü olmuş olabilir. Hocayı kimse sevmiyordu, Aragones de kimseyi sevmiyordu. Ama şu anda baktığımız zaman Fenerbahçe ligde 6’da 6 ile çok iyi bir başlangıç yapmış. Kimin oynadığı da çok farketmiyor, takım ruhunu yavaş yavaş yakalayabilirler. Daha çok erken, Fenerbahçe için her şey daha iyi olacaktır.”

-Alex’li Fenerbahçe, Alex’siz Fenerbahçe’de tartışılan konulardan biri…
“Alex’in kişisel istatistiklerine baktığımız zaman Türkiye’de en fazla skora katkı yapan oyuncu. Alex sıradan bir oyuncu değil, ayağına top geldiği zaman her an farklı şeyler yapabiliyor. Alex’li Fenerbahçe her zaman daha iyidir, daha tehlikelidir.”

“NE ARKADAŞLARIMA SAYGISIZLIK YAPTIM, NE DE KAMPI TERK ETTİM”

-Gelecek vaadeden bir genç oyuncu olarak Beşiktaş’a transferin gerçekleşti ama bir türlü bekenen patlamayı Burak Yılmaz yapamadı. Bunu neye bağlıyorsun?
“Antalyaspor’dan Beşiktaş’a transfer oldum, ilk sene tüm maçlarda oynadım ve iyi bir başlangıç yapmıştım. İlk sene çok iyi oynuyordum ama vücudum biraz düşmüştü. Haftada bir maç yaparken, üç maç yapmaya başlamıştım. Daha sonra ameliyat oldum, Manisaspor’a gittim. Orda çok iyi bir hava yakaladım, daha sonra da Fenerbahçe’ye transfer oldum. Fenerbahçe’de de hoca ile problemim oldu. Bunun yanında tabii ki benim de hatalarım oldu. Çabuk küsebilen bir oyuncuyum, oynamadığım zamanlarda demoralize oluyordum. Belki ister istemez bunu sahaya yansıtıyordum, bazı özel sebeplerim vardı. Üç sene içerisinde çok büyük sorunlar yaşadım. Ama artık bunların geçtiğini düşünüyorum. Bu sorunları geride bıraktım ve Eskişehirspor’da yine bir çıkış yakalayacağıma inanıyorum.”

-Senin için yetenek tamam ama profesyonellik az diyorlar. Aynı şeyi Batuhan için de söylüyorlar. Bu konuyla ilgili yorumun nedir?
“Bu yoruma kesinlikle katılmıyorum. Profesyonellik açısından ne gerekiyorsa yapıyorum, özel hayatımdaki problemler gezmek tozmak değildi. Sadece özel hayatımda olan olaylar herkesin başına gelebilirdi. Ama bunları da atlattım. Her şeye sıfırdan başladım. Uykumu alıyorum, gıdamı alıyorum, antrenmanlarda çok çalışıyorum, profesyonellik budur. Yetenekli bir oyuncuyum ve kimseyle karşılaştırılmak istemiyorum. Bugüne kadar ne kendi takım arkadaşlarıma ne de hocama saygısızlık yapmışımdır ne de takımımı bırakıp bir yerlere gitmişimdir. Ben hem profesyonelim hem de iyi oyuncuyum.”

“TİGANA İKİNCİ BABAM GİBİ”

-Tigana’nın senin için önemi nedir?
“Tigana’nın benim için önemi büyük. Hayatımı değiştiren insan. Antalyaspor’dan alıp beni Beşiktaş’a getirdi, her maçta forma verdi. Bir çok eleştiriye ve spor yazarlarının yalan yanlış yazılarına rağmen her zaman arkamda durdu ve formamı verdi. Benim için ikinci bir babadır. Onun hiç bir zaman hakkını ödeyemem.”

-Hala görüşüyor musunuz?
“Tercümanı vasıtasıyla arıyor beni. Neler yaptığımı soruyor, maçlarımı izliyor tebrik için arıyor. Onu çok seviyorum.”

-İleride yine aynı takımda çalışmak gibi konuşmalarınız oluyor mu?
“Şakayla da olsa geçiyor. Benimle çalışmak istediğini, bana inandığını ve güvendiğini her zaman söylüyor, moral veriyor. Nereye gidersem yanımdasın diyor, ben de öyle bir durum olursa gözüm kapalı giderim.”

“MİLLİ TAKIMIN DEĞİŞİLMEZ İSİMLERİNDEN OLMAK İSTİYORUM”

-Burak Yılmaz’ın en büyük hedefi nedir?
“Benim tek istediğim şey Milli Takım’da oynamak. Milli Takım’da oynamayı çok istiyorum. Eskişehirspor’dan da Fenerbahçe’den de Milli Takıma gidebilirim. İyi oynadığımı düşünüyorum, daha da iyi olmam gerekiyor. Kendimi Milli Takımın değişilmez bir oyuncusu olarak görmek istiyorum. Türkiye’de bazı şeyleri başardıktan sonra Avrupa’da forma giyebilirim.”

-Bu sezon şampiyonluk adayın kim?
“Fenerbahçe ile Galatasaray arasında bu yarış süreceğe benziyor.”

“FIFA’DA TAKIMIM JUVENTUS”

-Burak Yılmaz futbol dışında neler yapar?
“Eskişehir’de hiçbir şey yapmıyorum. Antrenmana gidiyoru, eve geliyorum, playstation ve tavla oynuyorum. Bir de köpeğim var onunla uğraşıyorum.”

-Playsatiton’da sorularımızdan biriydi. Playstaiton’da FIFA mı yoksa PES mi oynuyorsun?
“İkisini de oynuyorum. Hatta akşam Gökhan diye bir arkadaşım vardı onu FIFA’da çok fena yaptım.”

-FIFA’da favori takımın hangisi?
“Juventus’la oynuyorum.”

-Diego ve Melo gelince mi Juventus’a geçtin?
“Hayır, yıllardır Juventus’la oynuyorum. Amauri ve Giovinco’yu forvete alıyorum.”

You may also like

0 comments

By