‘Arda Türkiye’ye dönmeyecek’

Arda Turan’ın menajeri Ahmet Bulut, Arda’yı dünyada yalnızca 5-6 kulübün alabileceğini söyledi.

2000’de Ağrıspor’da profesyonel futbol hayatına son veren Ahmet Bulut, Türk futbolunun en ünlü menajeri. 2001’de başladığı menajerlikte ilk transferlerini Galatasaray’dan arkadaşları Emre Belözoğlu ve Okan Buruk’u Inter’e götürerek yaptı, Fatih Akyel’in Mallorca’ya transferinde de onun imzası vardı.

Başarısının sırrını iyi bağlantılarına ve insanlara verdiği güvene bağlayan Bulut, Türkiye’den Avrupa’ya en yüksek bonservis bedeli ile transfer olan Arda Turan’ın da menajeri. Emre Belözoğlu ve Gökhan Töre’nin yanı sıra 40’ın üzerinde yerli futbolcu ile çalışıyor. Quaresma, Fernandes ve Almeida gibi yıldızların Türkiye’ye gelmesinde başrolü oynadı.

44 yaşındaki Bulut, Cristiano Ronaldo ve Jose Mourinho’nun da menajerliğini yapan Jorge Mendes ile birlikte çalışıyor.

Atletico Madrid’in Galatasaray’dan üç yıl önce 12 milyon euroya transfer ettiği Arda Turan’ın gelecek planları ile ilgili konuşan Bulut, Atletico ile 2017’ye kadar sözleşmesi bulunan yıldız futbolcu ile ilgili Avrupa’nın büyük kulüplerinin bilgi aldığını belirtti. Serbest kalma fiyatı 41 milyon euro olan Arda’nın transferiyle ilgili Mayıs ayında karar verebileceklerini söyleyen Bulut, futbolcunun Türkiye’ye dönmesinin ise söz konusu olmadığını vurguladı.

Beşiktaş’ta bu sezon iyi bir çıkış yapan Gökhan Töre’nin de Siyah Beyazlı takımda kalmak istediğini söyleyen Bulut, Rubin Kazan ile yakında bonservis görüşmelerine başlayabileceklerini sözlerine ekledi.

Bulut, gündemdeki konular ve menajerlik hayatı ile ilgili Hilmi Sever’in sorularını yanıtladı.

Gökhan Töre Beşiktaş’ın en önemli isimlerinden biri haline geldi. Bonservisi Rubin Kazan’da olan Gökhan Töre, sezon sonunda Beşiktaş’ta kalacak mı?
Ahmet Bulut:
Bizim niyetimiz Gökhan’ın Beşiktaş’ta kalması. Çünkü Gökhan altı ay top oynamamıştı, Beşiktaş ona şans verdi. Gökhan da bunu iyi değerlendirdi. Beşiktaş ondan memnun, kalmasını istiyorlar. Umarım yakında Rubin Kazan ile görüşmelere başlarız. Satın alma opsiyonu 7,5 milyon euro, bu rakamı düşürmek için uğraşırız. Sonuçta Beşiktaş’ın parası ülkemizin parası. Neden o kadar para Rusya’ya gitsin!

Arda Turan’dan sonra Avrupa’ya transfer olan önemli bir ismimiz olmadı. Türkiye’den Avrupa’ya yeni isimler gidebilir mi?
Bence gidebilir. Bizim sıkıntımız, örneğin bir kulüp Galatasaray ve Fenerbahçe bir oyuncusunu Avrupa’ya satmak istediği zaman astronomik rakamlar istiyor. Düşünceleri; biz Türkiye’nin en büyük kulübüyüz, büyük bir camiayı temsil ediyoruz. 25 milyon taraftarımız var. Futbolcunun önünü açalım diyemiyorlar.

Türkiye’de Avrupa’ya transfer olma potansiyeli gördüğünüz isimler var mı?
Fenerbahçeli Alper Potuk. Yaşı 28-29’a gelmesine rağmen Burak Yılmaz’da da o potansiyel var. Sonuçta her sene gollerini atmaya devam ediyor.

Quaresma, Beşiktaş’tan ayrıldıktan sonra Galatasaray ile bir görüşmeniz oldu mu?
Quaresma ile bir süre ayrılmıştık. O dönemde Galatasaray ile görüşme yapıp yapmadığını bilmiyorum. Daha sonra yeniden çalışmaya başladık, Dubai ve Porto’ya transferini de biz yaptık ama bizim Galatasaray ile bir görüşmemiz olmadı.

Batuhan Karadeniz’in menajerliğini de yapıyorsunuz. Batuhan’la çalışmak zor mu?
Batuhan ile altı yıldır çalışıyoruz. Batuhan çok kolay bir çocuk değil. İnsan olarak çok iyi bir insan. Çok hataları oldu. Elazığspor artık Batuhan’ın son şansı. O da son şansı olduğunun ilk defa farkında. Kafası daha 15-16 yaşındaki bir çocuk gibi. Kırılıyor, küsüyor, kulüpten soğuyor, bırakıyor. Ama bu kez farklı olacak.

Sizce Türkiye’de yılın en başarılı transferi kim?
Gökhan Töre. Çünkü kimse ondan bu çıkışı beklemiyordu.

Türkiye’de menajerlik

Jorge Mendes ile nasıl tanıştınız?
Mendes ile tanışmamız, 4-5 yıl önce oldu. Quaresma’nın Beşiktaş’a transferi sırasında daha yoğun bir iletişim içine girdik. O günden bu yana yoğun bir iş birliğimiz var. Mendes’in bana söylediği bir söz var ‘Dünyada tek bir menajerle iş yaparım, o da sensin.’ Bu benim için onur. Bir sürü menajer onu tanıyor ama tanımakla, çalışmak farklı bir şey.

Jorge Mendes’in gücü nereden geliyor?
Çünkü dünyanın en iyi futbolcuları ve hocalarını temsil ediyor. O da büyük bir güven oluşturdu. Zirvede kalmak kolay bir şey değil. Sizi oradan indirmek isteyen çok fazla insan var. Dedikodu ve tuzaklar kuruyorlar.

Mendes’in menajerliğini yaptığı Mourinho ve Ronaldo nasıl insanlar? Dışarıdan ikisi de çok kibirli gözüküyor?
Mourinho ile yakın bir ilişkim var. Londra’ya sürekli Mendes ile beraber gidiyoruz. Galatasaray maçı için de geldikleri zaman kampta ziyaret ettim. Mourinho lider bir insan. Çok sağlam bir karakteri var. Mourinho da Ronaldo da cana yakınlar, dışarıdan göründüğü gibi sert değiller. İkisinin de bir diğer ortak noktası çalışkan olmaları.

Anadolu’da başkanlar, kulübün parasını kendi parası gibi parayı harcıyor. Beş tane transfer yapmışlar sorun değil, gönderelim bir beş tane daha yapalım diyorlar. Sonra bir bakıyorsun küme düşmüşsün. 20 trilyon borç birikmiş.

Mourinho’yu bir gün Türkiye’de görebilir miyiz?
Belli olmaz. Mourinho her ülkeye gidip Şampiyonlar Ligi’ni kazanmak istiyor. 3-4 yıl sonra herşey olabilir. Çünkü İstanbul çok farklı ve güzel bir şehir. Burada her hoca çalışmak ister.

Bir futbolcunun menajerliğini nasıl alıyorsunuz?
Bu insanın yeteneğiyle ilgili. 13 yıldır bu işi yapıyorum, futbolcular benim nasıl biri olduğumu biliyorlar. Tamamen güven üzerine kurulu bir işim var.

Kulüpler ile iletişime nasıl geçiyorsunuz? Kimlerle görüşüyorsunuz?
Türkiye’de genellikle başkanlar ile görüşüyoruz. Üç büyük kulüpte sportif direktörler var, diğer kulüpler de yavaş yavaş bu sisteme dönüyor. Zaten en doğrusu da bu.

Türkiye’de menajerlik sisteminin en büyük sorunu nedir?
İlk sorun lisanssız menajerler. Kulüplerin bu isimlerle iş yapması büyük hata. Bu nedenle Türkiye’de futbol menajeri dediğin zaman kötü bir imaj çiziliyor. Bu insanlar futbolcunun kariyer planlaması ve hayatını hiçbir şekilde düşünmüyor.

Kulüpler neden sürekli olarak menajerlerden şikayet ederler? ‘Menajerin oyununa geldik’ sözü artık klişe haline geldi…
Ben menajerde suç görmüyorum. Kulüplerdeki yönetici buna müsaade ediyorsa, onun sorumlu tutulması gerekiyor. Bir menajer, bir futbolcuyu zorla hiçbir kulübe götüremez. Ayrıca tüm menajerleri de bir kefeye koyamazsınız. Her işin iyisi ve kötüsü vardır. Türkiye’de çok çok kötü yöneticiler var.

Herkes menajer olmak istiyor, kurslar açılıyor, sınavlar yapılıyor. Menajerliği bu kadar cazip kılan nedir?
İnsanlar ‘ben çok adam tanıyorum, şu yöneticiyi tanıyorum, ben de bu işi yapıp hızlı bir şekilde para kazanırım’ diye düşünüyor. İşin öyle yürümediğini, işin içine girince farkediyorlar.

Menajerler konuşulduğu kadar çok para kazanıyor mu?
İyi futbolcularınız varsa doğal olarak iyi para kazanabilirsiniz. Bir futbolcunun transferinden yüzde iki, ya da 10-15 alabilirsiniz. Bu tamamen pazarlığa bağlı.

Menajerler arasında rekabet acımasız mı?
Kimseyle rekabet içinde değilim. İşime bakıyorum. İnsanlar birbirlerini rakip görebilir. Futbol büyük bir pasta, tüm işleri ben yapacağım diye bir kural yok. 170-180 tane lisanslı menajer var, herkes bu işi yapabilir.

Türk takımları finansal fair-play’e uyum sağlayabilir mi?
Beşiktaş o yolda iyi bir ilerleme yaptı. Bütçeyi kısıyor. Anadolu kulüplerinde çok büyük sıkıntı var. Başkanlar, kendi paraları gibi parayı harcıyorlar. Beş tane transfer yapmışlar sorun değil, gönderelim bir beş tane daha yapalım diyorlar. Sonra bir bakıyorsun küme düşmüşsün. 20 trilyon borç birikmiş.

Oyuncuları rahat bir şekilde kadro dışı bırakıyorlar. Bir değeri kaybetmek çok kolay. ‘Kadro dışı bırakayım, tek başına idman yapsın, bunun futbol hayatını bitireyim’, Avrupa’da böyle bir şey yok. Ne yapmış oyuncu, mukaveleyi uzatmamış ya da bir terbiyesizlik yapmış. Ne oluyor kulüp para kaybediyor. Oyuncuyu iyi değerlendirip iyi satarsanız kulüpler bu durumlara düşmez.

You may also like

0 comments

By