Nedim Türkmen: Anelka için sponsor arıyoruz

24 Ağustos 2011

Süper Lig’in yeni takımlarından Orduspor yaptığı transferlerle sezon öncesinde adından en çok söz edilen kulüplerimizin başında geliyor. Dalmat, Culio ve Stancu gibi oyuncuları kadrosuna katan Orduspor’un, son olarak Fransız yıldız Anelka’yı transfer etmek istemesi gözleri bir kez daha Orduspor’un üzerine çevirdi.

Gündemdeki kulüp Orduspor’un Başkanı Nedim Türkmen’i ofisinde ziyaret ettik ve keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. İddialı bir insan olan ve Orduspor’u da büyük hedeflere koşturmayı aklına koyan Türmen ile Orduspor’un son durumunu, ses getiren transferleri ve gerçekleştirmek istedikleri büyük projeleri konuştuk.

Farklı bir başkan profiline sahip olan Nedim Türkmen, bir yardımcı doçent. Maliye alanında uzman olan Türkmen, kulübün kendi ayakları üzerinde durabilmesi için sürekli çalışıyor. Orduspor’un anonim şirkete dönüştürülmesi ve halka açılması, taraftar kart ile Ordu Arena bu projelerinden bazıları.

İşte sorularımız ve Türkmen’in yanıtları:

-Röportajımıza çok ses getiren Anelka transfer hamleniz ile başlamak istiyorum. Şu ana kadar olan gelişmeler nelerdir?
“Anelka bize önerildi ve biz de tabi ki Anelka gibi bir oyuncuyla ilgileniyoruz. Chelsea, Anelka’yı bırakıyor, pazartesi günü Londra’ya temsilcimizi gönderdik, Anelka ile bir araya geldiler ve akşam yemeği yediler. Anelka teklifimizden dolayı çok mutlu oldu, Türkiye’ye gelmem demiyor, bizden yıllık 4 milyon avro talep ediyor.”

-Anelka’nın bonservisi için Chelsea’nin bir talebi yok mu?
“Anelka, Chelsea ile 2012 yılına kadar sözleşmesi olduğunu ancak bu sorunu kendinin çözebileceğini belirtti.”

-Peki şu an transferde son durum nedir?
“Ben de şu an fon veya sponsor bulabilmek için uğraşıyorum. Biz yıllık 2,5 milyon verebileceğimizi söyledik, üzerini de sponsor veya düzenleyeceğimiz kampanyalar ile tamamlamak için çalışıyoruz. Şehrin bize destek olması gerekiyor. Anelka transferi hayal değil. 4 milyon euroyu verirsek Anelka, Orduspor forması giyecek, bu kadar basit. Anelka, Türkiye’ye gelmezse, Fransa ya da Amerika’ya gideceğini söyledi. Şu an Chelsea’den 5 milyon alıyormuş, o nedenle 4 milyon avrodan aşağıya düşmüyor.

Ben anlamıyorum, mesela David Trezeguet 1,5 milyon verirsek yarın Orduspor’a gelmeye hazır. Bazı şeyleri gözümüzde çok büyütüyoruz. Anelka’yı camiayı hareketlendirmek için transfer etmek istiyoruz. Anelka olmazsa, Trezeguet’i transfer etmeyi düşünmüyoruz. Anelka ile ilgili durum hafta sonuna kadar kesin olarak netleşecek.”

“STANCU İÇİN ÇOK İDDİALIYIM”

-Stancu’yu kadronuza kattınız. Stancu yeni yıldızımız olacak, 20 gol atacağına inanıyorum demiştiniz…
“Ben Stancu ile ilgili çok iddialıyım. İnsanlar 20 gol atar açıklamamla ilgili de çok konuşmuş ama ben ona çok güveniyorum. Lig başlayınca bunu göreceğiz.”

“HEDEFİMİZ 5 YIL SONRA SÜPER LİG ŞAMPİYONLUĞU”

-Transfere hızlı bir giriş yaptınız. Nasıl bir yol izlediniz?
“Orduspor olarak futbolun Avrupa Birliği’ne girdik, şehirde herkesin bunun değerini bilmesi gerekir. Transferde çok acele etmedik, bunun da nedeni Türkiye’de maalesef yerli oyuncu yok. Fiyatlar da çok yüksek, bu nedenle ilk olarak yabancı oyuncuları alalım dedik. 5-6 yerli oyuncu aldık, herhalde kulübe 1,5 trilyon kazandırmışızdır. Çünkü fiyatlar son döneme doğru düştü. İktisatın altın kuralını her zaman uygulamak gerekiyor. Yabancı oyuncularda da çok acele etmedik, prensiplerimizi belirledik; oynadığı lige, son iki yılda kaç maç oynadığına ve karakterine bakacağız dedik. Ve gerçekten takımımızın son durumu çok önemli isabet sağladığımızı gösteriyor. Yabancıların yanı sıra çok önemli yerli oyuncuları da kadromuza kattık; Yalcın Ayhan, Hakan Özmert, Onur Tuncer, Abdurrahman Dereli, Sedat Bayrak ve Murat Kalkan da Süper Lig’in önemli oyuncuları. 25 trilyona yakın bir transfer haracaması yaptık ama bu gerekliydi. 26 yıl sonra Süper Lig’e çıkan Orduspor’un bunun değerini bilmesi gerekiyor. Bu ligde kalıcı olmak zorundayız, en zor yılımız bu sene. Hedefimiz 3 yıl içinde Avrupa kupası, 5 yıl sonunda da Süper Lig şampiyonluğudur. Ama tabi bu arada Orduspor’u anonim şirkete dönüştüreceğiz ve halka açacağız.”

-Şike olayları nedeniyle yaşanan belirsizlik Orduspor’u nasıl etkiledi? Ve bu olaylarla ilgili düşünceniz nedir?
“Bu olaylar nedeniyle 26 yıl sonra Süper Lig’e çıkmanın tadını tam yaşayamadık. Belirsizlikler halen sürüyor aslında. Ligin ertelenmesi transferde geç kaldığımız için bizim açımızdan iyi oldu ama işin tadı kaçtı. Fikstür de çekilirse yavaş yavaş havaya gireceğiz diye düşünüyorum. Kombine satışlarını taraftarlarımız ertelemeden dolayı son ana bıraktı. Bank Asya’da bile bu kadar zorluk çekmemiştik.

İlk bu olaylar çıkınca herkes asalım, keselim dediler. Daha sonra düşününce bu insanlarla aynı gemide olduğumuzu gördüler. Bu insanları asıp kesersek geminin batacağı görüldü. Olayın ekonomik, ticari boyutu görüldü. Futbol ve şike yan yana olmaması gereken iki unsur. Sporun bir oyun olduğunu herkes kabul etmeli. Belirli dönemlerde kulüplerin başına oraya gelmemesi gereken insanlar gelip, hatalar yapabilir. Çok büyük camiaları bir kaç kişinin yaptığı hatayla cezalandırmanın doğru olmadığını düşünüyorum. Ayrıca yöneticinin tek başına şike yapması söz konusu olamaz. Sahada futbolcu ve hakemler olur. Ama baktığımız zaman hapiste yalnızca 3 futbolcu, 2 teknik direktör var, hakem yok. Türk futbolu ülkemizdeki en önemli üçüncü sektör, bu sektörü öldürmemeliyiz. Bu olaylarla ilgili kesin kararın sezon sonunda verileceğini düşünüyorum. Sezon sonunda eksi puan, büyük para cezaları ve bu işe karışan insanlara ömür boyu men gibi cezalarla bu olayın kapanacağını düşünüyorum.”

-Play-off sistemi ile ilgili düşünceniz nedir?
“Bu seneki olağanüstü koşullardan bu doğdu. Bu sezon artık böyle oynanacak, seneye yeniden değerlendirilecektir. Yarın da fikstür çekilecek, ilk rakip önemli değil. Süper Lig’de ilk yılımızda çok başarılı olacağımızı düşünüyorum.”

“CULIO TESİSLERİMİZİN FLORYA’DAN İYİ OLDUĞUNU SÖYLEDİ”

-Dalmat ve Culio gibi ses getiren transferler yaptınız. Bu oyuncuları ikna etmek zor oldu mu?
“Hep hedefleri olan bir insan oldum, mesleki kariyerimde de hep başarı olmuştur. Başarılmayanı başarmak benim hayat felsefemdir. Bunu oyunculara da anlatıyorum. Geliyoruz, tanışıyoruz, ciddiyetimizi ortaya koyuyoruz. Ordu da güzel bir şehir, Trabzon’dan çok daha güzel bence. Örneğin Culio geldi bizim tesisleri gördü, Florya’dan daha iyi olduğunu söyledi. Tesislerimizi beş yıldızlı otel konumuna getirdik, yeni bir çim saha yaptık ve tesisi yeniledik. Benim ikna edemeyeceğim hiç bir oyuncu yok.”

“CULIO’NUN BONSERVİSİNİ ALACAĞIZ”

-Culio transferini nasıl gerçekleştirdiniz? Opsiyon rakamı nedir?
“Culio’ya talip olduk, menajeri ve Galatasaray Kulübü ile görüştük. Culio dört dörtlük bir oyuncu. Tam bir aile babası. Çok hırslı ve disiplinli bir oyuncu. Hedeflerimizi anlattık ve bu takımda sorumluluk alacağını söyledik, ikna ettik. Culio karakter olarak her takımda olması gereken bir oyuncu. Culio’nun istediği ücreti de ödeyeceğiz. Haziran ayında inşallah opsiyonu kullanıp bonservisini de alacağız. Culio ile 4 yıllık anlaştık. Culio profesyonelliği ile diğer oyuncularımıza da örnek olacaktır. Culio, kötü Galatasaray’da sivrilen isimlerden biriydi. Onun için 350 bin avro verdik, haziranda da 1 milyon 550 bin avro daha vereceğiz ve Culio’yu alacağız.”

-Orduspor’un güzel tesislerinden pek basının haberi olmadı. Kayseri ve Rize’nin tesisleri uzun süre konuşulmuştu.
“Henüz tesislerimizin resmi açılışın yapmadık. Eski vali döneminde yapılmış bir tesis vardı, biz de bunu daha iyiye götürdük. Geçen yıl basın merkezi ve alt yapı tesisi kurduk. Bu yıl da tüm odaları elden geçirdik ve beş yıldızlı otelden daha güzel oldu. Yeni bir çim saha yaptık. Açılışı da bugünlerde yapmaya çalışıyoruz.”

KARADENİZ REKABETİ

-Ordu, Trabzon’dan daha güzel dediniz. İki Karadeniz takımı arasındaki rekabet de bir farklı olacak gibi…
“Karadeniz şehirleri arasında hep bir rekabet vardır. Samsun, Giresun, Ordu, Rize, Trabzon hep rekabet içindedir. Rize ile çok iyi ilişkilerimiz vardı ama play-off’ta eşleşince istenmeyen olaylar oldu. Bizim hedefimiz, Trabzonspor’un Türk futbolunda yaptığı devrimi yapmak. Türkiye’de beş şampiyon var, biz de altıncı olmak istiyoruz. Orduspor’u bir dünya kulübü yapmak istiyoruz. Ordu tam bir futbol kenti, fındıktan başka insanların geliri olmayan ve konuşmak için bol vaktin olduğu bir şehir. Fındık zaten 1 ay sürüyor, 11 ay futbola kalıyor. Bu büyük potansiyelin değerlendirilmesi gerekiyor. Karadeniz şehirleri olumsuz ve negatif bir havaya sahip. Taraftar takımı 30. saniye 1-0 öne geçsin, 5. dakikada ikinci golü atsın diye bekliyor. Her zaman iyi düşünmek lazım. Gerçek anlamda taraftarımızın bu düşünceden sıyrılmaya başladığını Rize maçında gördük.””

“SENEYE DE 3-4 YILDIZ”

-Önümüzdeki dönemde Orduspor’un iddialı bir konuma gelmesi ve sizin de ikna gücünüzle Ordu’da daha önemli yıldızlar görebiliriz…
“Süper Lig’e çıkan kadrodan 10 oyuncumuzu tuttuk ve 15 transfer yaptık. 26 yıl sonra çıktık ve bir daha düşmek istemiyoruz. Süper Lig’de bu yıl kaldığımız takdirde, önümüzdeki sezon benim yapacağım transfer 3’ü 4’ü geçmeyecek. O zaman bütün konsantrasyonumuzu, bütçemizi o oyunculara ayıracağız. Buna göre de yıldız isimler getirmiş olacağız. Ödeyemeyeceğiniz paraların altına imza atmamanız gerek, şehrin de destek olması gerek. Ordu da maalesef bu kültür henüz yok. Kombine ve lisanslı ürün alma kültürünü oturtmak için çalışıyoruz. Düşüncede devrim yapmaya, bedavacılıktan insanları kurtarmaya çalışıyoruz. Stadın tüm kapılarını değiştirdim, biletsiz bir kişinin bile stada girmesine imkan yok. İyi bir takım yaptık, o takımı seyretmek için taraftarımız gerekli bedeli ödemeli.”

-Transferde harcanan 25 trilyon kulübün mali durumunu nasıl etkiledi?
“Uzun yıllar sonra Süper Lig’e çıkan takımını şehir ödüllendirmeli. Eski oyuncularımıza şampiyonluk prim borcumuz var. Biz Ordu şehrinden, kurum ve kuruluşlardan bize destek geleceğini düşünmüştük ancak bir kuruş fayda olmadı. İşimiz bu anlamda zor. Bir kaç isim dışında, oyunculara borcumuz yok. Gelirlere ve ödemelere baktığımız zaman yıl sonunda borcu olmayan bir Orduspor olacağını düşünüyoruz. Tabi ki dönemsel borçlar olabilir.”

ORDU ARENA

-Bir stat projeniz de gündemde. Temeli ne zaman atılacak, ne zaman bitecek?
Ordu Arena Stadı’nı yapmayı planlıyoruz. Yıl sonuna kadar temel atmak istiyoruz. TOKİ’ye şu eski stadımızın yerini vereceğiz, yeni stadımız yapılacak. İki sene daha 19 Mayıs Stadı’nda oynayıp, Ordu Arena’ya geçeriz. İçişleri Bakanımız da söz verdi, Efilli bölgesinde bir yer bulduk. 30 bin kişilik bir stat artık bize lazım. Geçen yıl üç kez kapasitenin üzerinde stada taraftar almaktan ceza yedik. Hatta taraftarlarımız da bu gurur verici bir ceza dediler. Yeni stadımızda ortalama 20 bin taraftara oynayacağımızı düşünüyorum. Bunun yanı sıra Çambaşı Yaylası’nda kamp tesisi yapacağız. Kamp yerlerine boşu boşuna dünyanın parasını vermek istemiyoruz.”

BAMBAŞKA BİR BAŞKAN

-Farklı bir başkan portresi çiziyorsunuz. Akademisyen bir başkansınız.
“Üniversitede Yardımçı doçentim. Türkiye liglerinde 125 takım hiç birinde benim titrimde bir kişi bulamazsınız. 1966 Ordu Eyüplü köyünde doğdum, 7 çocuklu bir ailenin çocuğuyum. Babam inşaat ustası, çok zor koşullarda hepimiz okuduk. Öğretmen, avukat ve akademisyen olduk. Oyuncağı olmadan, lastik ayakkabılarla büyüdüm. Lisenin ardından, siyasal bilgiler fakültesine girdim, maliye bakanlığı gelirler kontrolörü oldum, vergi dairesi başkanlığı ve istanbul defterdar yardımcılığı görevlerini yaptım. Milliyet Gazetesi’nde yönetim ve icra kurulu üyeliği yaptım. 2002’de bağımsız denetim mali müşavirlik şirketlerimi kurdum. 95’ten 2001’e kadar Marmara Üniversitesi’nde hocalık yaptım. İstanbul Aydın ve Haliç Üniversitesi’nde yüksek lisans dersleri veriyorum. Vergi denilince Türkiye’de akla gelen iki isimden biriyim. 2004-2005’te Orduspor yönetimine girdim. Kötü bir yönetim olduğunu gördüm ve bu işe soyundum. Orduspor benim için büyük bir projedir. İyi bir yöneticiliğin nasıl yapılacağını göstermek istiyorum. Bir Anadolu takımının iyi yönetildiğinde, kurumsallaştırıldığında neler yapabileceğini kısa süre içinde nasıl Süper Lig şampiyonu olabileceğini göstereceğim. Tüm hedefim bu. Bir Orduspor modeli yaratmak ve insanların bizi örnek almasını istiyorum. İşimiz kolay değil ama buna inanıyorum. Orduspor’un defterleri vardı, defterinde tek kayıt yoktu. Şimdi ise her şey banka sisteminden geçiyor ve bağımsız denetim yaptırıyorum. Orduspor’un çok büyük bir potansiyeli var. Doğru işlerle başarılamaz denilen şeylerin başarıldığını göstermek istiyorum.”

“FUTBOL PİYASASI ÜÇ KAĞITÇI KAYNIYOR”

-Maliye konusunda ihtisas yapmış uzman bir isim olarak Orduspor’un başındasınız. Orduspor, mali açıdan sıkıntı yaşamaz diye düşünüyorum.
“Bütçe yapmak, parayı yönetmek çok önemli. Transfer döneminde menajer tuzaklarına düşmedik. Futbol piyasası üç kağıtçı kaynıyor, düzeneği kurmuşlar. Bunlara çok dikat ettik. Giderleri kısıp, gelirleri arttırmaya çalışıyoruz. Gelirler, sponsorluk, kombine kart satışı, lisanslı ürün ve reklam gelirlerinin artması ile olur. Sms kampanyası ve taraftar kart olayını yakın zamanda başlatıyorum. Futbolda kurumsallaşma taraftarın takımın finansmanına en üst seviyede katıldığı model demektir. İngiltere’de bu oran yüzde 21. Sürekli yeni şeyler üretmeye çalışıyoruz.”

-Çok disiplinli bir teknik direktör olan Metin Diyadin takımınızın başında. Onunla ilgili neler söylemek istersiniz?
“Metin Diyadin, futbolculuk döneminde olduğu gibi teknik direktörlüğünde de çok hırslı. Tam bir Karadenizli. O da başarı için yaratılmış bir insan. Futbolu yaşıyor ve kazanmak için elinden geleni yapıyor. 10 hafta takımın başında kaldı ve hiç mağlubiyet almadan Orduspor’u Süper Lig’e taşıdı. Ve Süper Lig’de bu takımla devam etme hakkını kazandı. Biz Metin Hoca ile 1 yıllık anlaşma yaptık ama ona şunu söylüyorum; ‘bu takımı Süper Lig’de tuttuğun sürece hoca sensin.’ O kadar güveniyoruz. Transferde geç kalınca, bir gün beni aradı; ‘buraya oyuncu gelmeyecekse, ben gidiyim’ dedi, sen bekle, elimizden geleni yapıyoruz dedim. O da şimdi oluşturduğumuz takımdan çok memnun. Türkiye’de Metin Diyadin gibi futbol vitrinine çıkması gereken teknik direktörler var. Süper Lig kaleteli bir hoca kazanacak. Türkiye’de 40 kişi arasında teknik direktörlük görevi gidip geliyor. Erkan Hoca ile birlikte çok başarılı olacaklardır. Metin Diyadin, 30 yaşında Fenerbahçe’ye transfer olmuş bir futbolcu. Bu onun azmini net bir şekilde ortaya koyuyor.”

You may also like

0 comments

By