‘Galatasaray maçları çok özeldi’

11 yıldır Türkiye’de futbol oynayan Brezilya asıllı Türk vatandaşı Mert Nobre, Hilmi Sever’in sorularını yanıtladı. Galatasaray maçlarının kendi için çok özel olduğunu söyledi.

Türkiye ile Brezilya 58 yıl sonra ilk kez Türkiye’de karşı karşıya gelecek. Türkiye’de forma giyen Brezilyalı oyuncular, Türkiye Futbol Federasyonu tarafından maçı izlemeye davet edildi. Bu oyunculardan biri olan ve Türk vatandaşlığı da bulunan Kayserispor’un golcüsü Mert Nobre, iki takım hakkında açıklamalarda bulundu.

Türkiye’nin Hakan Şükür’den sonra net bir santrfor bulamadığını vurgulayan Nobre, Brezilya’nın da hücum hattında tüm yükün Neymar’ın omuzlarında olduğunu söyledi.

Beşiktaş ve Mersin İdmanyurdu’nda forma giydiği dönemlerde Türk Milli Takımı’ndan davet beklediğini belirten golcü oyuncu, Süper Lig’deki şampiyonluk adaylarını ise Galatasaray ve Fenerbahçe olarak açıkladı.

Türkiye ile Brezilya hazırlık maçında karşı karşıya gelecek. Nasıl bir maç bekliyorsun?

Benim için zor bir maç olacak. Çünkü kalbimin bir tarafı Brezilya’ya, diğer tarafı ise Türkiye’ye ait. Brezilya, doğduğum ve büyüdüğüm, kendi ülkem. 10 yılı aşkın zamandır ise Türkiye’deyim. Burada futbol oynuyorum ve bu ülkeye hizmet ediyorum. Çok güzel şeyler yaşadım. Kalbim tamamen ortadan ikiye ayrılmış durumda ama şu anki konumum itibariyle biraz daha Türkiye tarafındayım. Maçta Türkiye’yi destekleyeceğim.

Uzun yıllardır Türkiye’de yaşayan bir futbolcusun. Sana göre Türk futbolunun temel sorunu ne?

Hakan Şükür, Türkiye için çok özel bir konumdaydı. O, dünyanın gelmiş geçmiş en büyük golcülerinden biri. Tam bir santrfor arıyorsanız, bunun karşılığı Hakan Şükür’dü. Ceza sahası içinde her zaman gol koklayan, golü nereden çıkaracağını bilen, gerekli yerlere sürekli koşan bir isimdi. Bunu attığı gol sayısından da anlayabiliyoruz. Türk Milli Takımı’nın Hakan Şükür’den sonra net bir santrforu olmadı. Tabii ki çok hareketli, çabalayan, arkaya koşular yapan oyuncular var, bunların son dönemdeki örneği Burak Yılmaz ama ikisi çok farklı tarzda golcüler. Türkiye halen arayış içerisinde ama Hakan Şükür’den sonraki dönemi daha iyi incelemek gerekiyor.

Türk Milli Takımı’nda oynamayı hak ettiğime inanıyordum. Oynadığım futbol tarzı ile Türk Milli Takımı’na katkı sağlayabileceğimi düşünüyordum. Ama maalesef bu gerçekleşmedi.

Brezilya Milli Takımı’nda en beğendiğin oyuncu kim?

Neymar. Şu anda takımda tüm gözlerin üzerinde olduğu, herkesin bir şeyler beklediği oyuncu. Yetenekleri tartışılmaz ama üzerinde çok büyük bir baskı ve sorumluluk bulunuyor. Omuzlarında ağır bir yük var. Neymar’ın, adeta aynı anda hem orta yapması hem de gol atması bekleniyor. Atletico Mineiro’da oynayan Diego Tardelli de çok yetenekli bir oyuncu, ilerleyen dönemde Neymar’ın forvetteki yükünü hafifletebilir.

Brezilya’nın, ev sahipliğini yaptığımız Dünya Kupası’nda aldığı sonuçlarla ilgili memnun olmamız düşünülemez. 2002’de kazanılan dünya şampiyonluğundan sonra maalesef çok sayıda yıldız oyuncu çıkaramadık. Ancak alınan bu kötü sonuç olumlu bir etki yapacaktır. Karanlık günler, milli takımın yeniden ayağa kalkmasını sağlayabilir. Brezilya hazırlık maçları ile yeniden güçlü bir kimliğe kavuşmak istiyor.

Türk vatandaşlığın bulunuyor. Bu maçta Türkiye formasıyla, Brezilya Milli Takımı’na karşı oynamak ister miydin?

Kesinlikle oynamak ve Türkiye formasıyla Brezilya’ya gol atmak isterdim. Bu tabii ki teknik direktörün tercihi. Şu an için yalnızca bir taraftar olarak Türkiye’yi destekleyeceğim. Umarım güzel bir maç olur. Bir futbol şöleni yaşanır.

Maçı kim kazanır?

İnşallah Türkiye, 2-1.

11 yıldır Türkiye’desin ve Türk vatandaşısın. Türk Milli Takımı’na çağırılmayı bekliyor muydun?

Açıkçası hem istiyor, hem de bekliyordum. Türk Milli Takımı’nda oynamayı çok isterdim. Özellikle çok daha istikrarlı bir form grafiği yakaladığım Beşiktaş ve Mersin dönemlerinde, Türk Milli Takımı’nda oynamayı hak ettiğime inanıyordum. Oynadığım futbol tarzı ile Türk Milli Takımı’na katkı sağlayabileceğimi düşünüyordum. Ama maalesef bu gerçekleşmedi, davet gelseydi bütün varımla yoğumla Türk Milli Takımı’na yardımcı olmak için elimden geleni yapardım. Türkiye’ye faydalı olurdum diye düşünüyorum. 

Gerçekçi olmak gerekirse artık bu çok zor gözüküyor. Ama bu benim fizik ve kalite olarak yetersiz olduğum anlamına gelmiyor. Hâlâ güçlüyüm. 34 yaşında olduğum gerçeği var, alttan yeni oyuncular geliyor. Benim devrim Türk Milli Takımı için kapanmıştır, geçmiştir diyebilirim.

Süper Lig’de bu sezon şampiyonluk adayın hangi takım?

Son dört-beş seneye baktığımız zaman şampiyonluk Fenerbahçe ve Galatasaray arasında sıkışıp kalmış durumda. Bu sene her ne kadar Beşiktaş iyi bir çıkış yapsa da geçmişe baktığımızda Fenerbahçe ve Galatasaray’ın uzun lig maratonunda daha doğru şeyler yaptıklarını gördük. Beşiktaş bu formunu devam ettirebilir mi, göreceğiz. En büyük şampiyonluk adaylarım, bu yolda daha tecrübeli oldukları için, Galatasaray ve Fenerbahçe’dir. Şampiyonluğun bu iki takımın dışına çıkacağını, üçüncü bir takımın gelip şampiyon olabileceğini düşünmüyorum.

Süper Lig’de en beğendiğin golcü kim?

Türkiye’de bulunduğum 11 seneyi baz alırsak iki büyük golcüden bahsedebilirim. Bir tanesi Hakan Şükür, diğeri de Fatih Tekke.

Demba Ba, Emenike ve Burak Yılmaz. Bu isimlerden hangisi senin için daha ön planda?

Emenike. Burak’ın iki üç sezondur çok iyi bir grafiği var ama Galatasaray’ın içinde bulunduğu durumdan ötürü çok fazla verim verdiğini söyleyemeyiz. Bu üç isim içinde Emenike oyun tarzı ve gücü ile en beğendiğim golcü.

Türk Futbolu sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Kulüp takımları Avrupa’da beklenen seviyede değil, milli takım son büyük turnuvalara katılamadı. Uzun yıllardır Türkiye’de yaşayan bir futbolcu olarak sen bunu neye bağlıyorsun?

Türk Futbolu’nun en büyük sorunu alt yapılardır. Beşiktaş, Fenerbahçe, Mersin ve Kayseri’de oynamış bir oyuncu olarak, alt yapılara gereken önemin verilmediğini düşünüyorum. Diğer ülkelere baktığımız zaman, genç kategorilerdeki futbolculara iyi bir eğitim veriliyor, her yönden destekleniyorlar. Türkiye’de ise bunlar çok fazla önem arzetmiyor.

Kayserispor’un küme düşmesinin temel sebebi neydi?

Bu kimsenin beklemediği bir durumdu. Çünkü, Kayserispor ile transfer görüşmeleri yaptığımda hedef Avrupa kupalarına katılmaktı. Ama maalesef yaşadığımız büyük şansızlıklar ve sakatlıklara takım halinde iyi bir reaksiyon gösteremedik ve kötü son oldu.

Kayserispor, 1. Lig’e kötü başladı, daha sonra toparlandınız. Bunu uyum süreci olarak değerlendirebilir miyiz?

Bunun temel nedeni, kadromuzdaki oyuncuların büyük çoğunluğunun Süper Lig’de oynamış futbolculardan oluşması. Artık toparlandık, bu ligde neyin nasıl oynanması gerektiğinin bilincine ulaştık.

Kayserispor’u gelecek sezon yeniden Süper Lig’de görebilecek miyiz?

Tek bir hedefimiz var, o da bir an önce Kayserispor’u ait olduğu yere geri taşımak. Kulübümüz, stadımız, antrenman yaptığımız tesisler ve sahalarımız, bunların hiçbiri 1. Lig’i hak etmiyor. İyi bir yola girdik, takım içi hava çok iyi. Cüneyt Hoca ile de iyi bir uyumumuz var, kafasındaki sistem tuttu. Kayserispor büyük bir takım ve yeri Süper Lig’dir.

Galatasaray maçları benim için çok özeldi. Hep daha fazla Galatasaray maçı oynamak istedim. Çünkü bu maçlar yüksek motive olduğum, gol atmak için ekstra çabaladığım maçlardı.

Birinci lig ve Süper Lig arasında futbol olarak farklar neler?

1. Lig tamamen farklı. Sezon başlamadan önce benim ve arkadaşlarım adına daha kolay bir sezon geçeceğini düşünüyordum ama öyle olmadığını görüyoruz. Daha agresif ve sert bir futbol oynanıyor. Sert temasların fazla olduğu bir lig. Saha zeminleri de iyi değil. Bizim gibi pasa dayalı oynayan takımlar için bu büyük zorluk oluşturuyor. Bu nedenle o zeminde oynanması gereken futbola, kafanızdaki çipi değiştirip adapte olmanız lazım. Bu da hiç kolay değil. Özellikle bizim gibi Süper Lig’den gelen oyuncular için. Sezona iyi başlayamamızın temel sebebi de buydu. Ama artık adapte olduk.

Kariyerinde unutamadığın maç hangisi?

2004-05 sezonunda Fenerbahçe ile Galatasaray’ı 1-0 yendiğimiz maç. Selçuk’un ortasında, golümü atmıştım. Maçı kazanıp, şampiyon olmuştuk. 

Kayserispor hariç oynadığın takımlarda Galatasaray’a gol attın…

Galatasaray maçları benim için çok özeldi. Hep daha fazla Galatasaray maçı oynamak istedim. Çünkü bu maçlar yüksek motive olduğum, gol atmak için ekstra çabaladığım maçlardı. Fenerbahçe’de oynadığım dönemde Galatasaray maçı yaklaşırken, o hafta sürekli bir araya gelerek konuşurduk, yeni gelenlere bir şeyler anlatılırdı. Bir forvet Galatasaray’a gol atmadıysa, “gerçek golcü değil” deniyordu. İlk oynadığım Galatasaray maçından önce benim üzerime de bir çalışma yapılmıştı. Bunu unutamam.

Bugüne kadar birlikte oynamaktan en çok zevk aldığın futbolcu kimdi?

Alex. Bu oyunu gerçekten diğerlerinden daha farklı oynuyordu. Futbol zekası çok yüksekti. Sahada fark yaratan isim oluyordu. 

Kariyer planların arasında neler var?

Bir iki sene daha futbol oynamak istiyorum. Bırakınca ne yapacağımla ilgili bir düşüncem yok ama futbolun içinde kalmak istiyorum. Futbol kariyerimi noktaladığım zaman, ümit ediyorum ki Türkiye’de yaklaşık 13-14 sene futbol oynamış olacağım. Burada genç oyunculara ve yabancı futbolculara faydalı olabileceğimi düşünüyorum. 1997-98 sezonunda Parana’da profesyonel kariyerime başladım, o günden beri oynadığım takımlarda kupalar kazandım. Önümde iki sene daha var, iki senede daha fazla kupa ve başarı için elimden geleni yapacağım. Tanrı’ya şükürler olsun ki kariyerim açısından tam anlamıyla tatmin olmuş haldeyim.

İstanbul ve Mersin’den sonra Kayseri’de yaşıyorsun. Kayseri’deki yaşantın nasıl?

Kayseri’deki hayatımdan çok mutluyum. Adaptasyonu kısa bir sürede atlattım. Genellikle zamanımı evimde geçiriyorum. Kayseri’de farklı şeyler yapabilecek imkanlar var ve güzel alışveriş merkezleri de bulunuyor.

Türkiye’de en zor alıştığın şey ne oldu?

Türkçe. Fenerbahçe’de Brezilyalı oyuncuların fazlalığı nedeniyle kendi dilimi konuşacağım bir ortamın içerisindeydim, bu büyük avantaj oldu. Ama yavaş yavaş Türkçe’yi de öğreniyorum. Zorlandığım bir diğer şey de soğuk hava.

You may also like

0 comments

By